Haber Detayı
Ünal Aysal: Fenerbahçe lehine hatalar oluyor
Galatasaray'ın eski başkanlarından Ünal Aysal, "Hakemlerin Galatasaray lehine açık hatasını görmedim. Bazı maçlarda Fenerbahçe'nin lehine olan şeyler oldu." dedi.
Galatasaray'ın eski başkanlarından Ünal Aysal, HT Spor'a açıklamalarda bulundu.
Ünal Aysal'ın açıklamaları şu şekilde: "GALATASARAY DIŞ MAÇLARDA BAŞARILI" "Galatasaray’ın önü açık olmalı.
İyi bir takım ve ekibimiz var.
Yönetim tecrübeli.
Bence Avrupa maçları, Türkiye’deki maçlardan farklı olmamalı.
Artık biz o denizde senelerdir yüzmeye alıştık.
Eskiden Türk takımları yurt dışına çıktığı vakit, oyuncuların bacakları titrerdi.
Galibiyetlerimiz sınırlı ve tesadüfîydi.
Ama artık öyle değil.
Son 14-15 senedir, özellikle Galatasaray, dış maçlarda son derece deneyimli ve başarılı." "GALATASARAY'DA KAN TAZELENMESİ LAZIM" "Galatasaray’da her zaman yenilik taraftarıyım.
Kan tazelenmesi lazım.
Uzun süreli yönetimlerin kulüplere fayda getireceğine inanmıyorum.
Ben başkanlığım sırasında zamanımın yüzde 95’ini kulübe harcadım.
Bütün başkanların işi zor ve bu sürelerin hem kendileri hem kulüp için fazla uzamaması lazım.
Onun için geçen seçimde başka bir ekibi destekledim.
Bu seçimde adayları bilmiyorum, yine adaylara bakacağım.
Mevcut yönetime karşı herhangi bir ters düşüncem yok." "BAZEN KARŞILARINDA DURMAK, KULÜBÜN LEHİNE OLABİLİR" "Tüm kulüplere renkli birliktelikler gerekli.
Seçmenimiz, taraftarımız karar veriyor; biz görevimizi yapıyoruz.
Vakti gelince çekip gidiyoruz, yeni arkadaşlarımız geliyor.
Hep onların düşüncelerini teyit etmek kulübe bir şey kazandırmıyor.
Bazen karşılarında durmak, onlara değişik şeyleri hatırlatmak kulübün lehine olabilir." "GALATASARAY'I DÜNYA TAKIMI YAPABİLİRDK, DESTEK BULAMADIM" "Galatasaray Başkanlığı bence bir defa yapılmalı.
Tekrar, gel-git olmamalı.
Galatasaray’dan gönderilmiş olsaydım, 'Yarım kalmış bir iş var, şunu tamamlayayım' diyerek dönebilirdim.
Ancak ben kendi isteğimle ayrıldığım için, kendi isteğiyle ayrılan birisinin tekrar göreve talip olması mantıklı olmaz.
Kırgınlıkla ümitsizlik arası bir şey yaşadım.
Galatasaray’ı dünya takımı yapabileceğimiz projelerimiz vardı; maalesef destek bulamadım.
Özellikle Divan Kurulu’ndan destek bulamadım." "GALATASARAY'I BARCELONA SEVİYESİNE GETİRİRDİK" "Benim hayalimdeki Galatasaray projesi gerçekleşseydi, şu anda Avrupa’da sürekli oynayan, Avrupa’nın vazgeçilmez bir takımı olurdu.
Takımı Barcelona seviyesine getirir ve ilk 10’a girerdik." "Başkan olduğum dönemde, Galatasaray’ın eski başkanlarını arar, sorardım.
Şimdiki yönetimlerin herhalde buna ihtiyacı yok; onlar kendi başlarına bu işi rahat görüyorlar ve tecrübeleri de herhalde onlara bu inancı veriyor." "GALATASARAY'A MADDİ BİR YÜKÜM OLMADI" "Ayrıldığım gün büyük bir rahatlama hissettim.
Çünkü Galatasaray’a geldiğim tarihte en büyük endişem, kulübe zarar vermemekti.
Kulüpten ayrılırken ne kadar borçla aldıysam, öyle teslim ettim.
Galatasaray’a maddi bir yüküm olmadı.
Galatasaray’ın cebinde olmayan bir parayı ürettim ve bununla dört senelik bir başarı yakaladık." "OSIMHEN SATIŞTAN KAR GETİRİRSE G.SARAY ÇOK BAŞARILI BİR İŞ YAPMIŞ OLUR" "Osimhen, çok pahalı olmasına rağmen Galatasaray’a büyük artılar getirdi.
İnşallah Galatasaray’daki görevini layıkıyla yapar.
Bizim 2013’te Sneijder ve Muslera’nın içine düştüğü o sıkıntılı durumu Galatasaray’a yaşatmaz.
Osimhen ve diğer oyuncularımız bize bu sene şampiyonluğu getirip, ardından satıştan kar getirirlerse, Galatasaray çok başarılı bir iş yapmış olur.
Ancak sahada başarılı olup satışta zarar edersen, başarılı bir iş olmaz." "ŞAMPİYONLUK MAÇINA ÇIKMADIM, CESARET GÖSTERDİM" "Vaktiyle 'Ateş üfleyerek sönmez' derken, bunu kastetmiştim.
Hiçbir şey, ufak tefek tedavilerle ateşi söndüremezsiniz.
Anında kazanla su dökmeniz lazım.
Anında reaksiyon göstermiyorsanız faydası yok.
O gün orada ne gerekiyorsa yapmanız gerekir.
Böyle bir kulüp başkanı veya yöneticisiyseniz, kimseden çekinmemelisiniz.
Ben kendi dönemimde yaptım, ciddi tedbirler aldım.
Şampiyonluk maçına çıkmadım; cesaret gösterdim.
Başka türlü sesimi duyuramayacaktım.
Yenilmek önemli değil; sahada olanlar, binlerce defa yenip yeniliyoruz.
Oradaki topluma verilen mesaj, reaksiyonun sert ve zamanlı olmasıydı." "BEN DE GALATASARAY'IN ELEMANIYIM" "Eleştirilmek güzel bir şey.
Futbol oynatan bir teknik direktörün eleştirilmesi iyidir.
Okan Hoca iyi bir hoca; götürdüğü yer yanlış değil.
Ben neticelere bakarım.
Ahmet’i koymuş, Mehmet’i koymamış teferruattır.
Puan durumuna bakmak lazım; başarılı.
Fatih Hoca da başarılıydı ve onu da tenkit ediyorlardı.
Bizden sonra başarılar devam etmedi, olabilir, sebepleri vardır.
Okan Hoca çok iyi bir ekiple çalışıyor; başarının bir parçası bu.
Fatih Hoca daha iyi bir görev bulduğu için gitti.
Türkiye Teknik Direktörü oldu.
Yönetim kuruluna gelip rapor vermezse, 1 gün sonra kendisine teşekkür edeceğimizi biliyordu. 1 gün evvel adam gönderdik; ben onun antrenmanda olduğunu bile bilmiyordum.
Hocayla kişisel bir şeyim olmadı.
Meşhur “eleman” deyimi yanlış anlaşıldı.
Ben de Galatasaray’ın elemanıyım.
Eleman, parça demek.
Fatih Hoca gerçekten Galatasaray’ın parçasıdır.
Ne başkanın ne de başka birinin, kendisinin emeklerini reddedecek hakkı yoktur.
Ondan sonra da görüştük kendisiyle: bir defa Yunanistan’da, bir defa Galatasaray’da.
Galatasaray’da düşmanlık yoktur.
Benim kimseye kinim yoktur; 1 günde unuturum.
Tabiatım böyledir; kin tutarsanız ekşirsiniz." "F.BAHÇE'DEN HİÇ OYUNCU ALMAYI DÜŞÜNMEDİM" "Fenerbahçe’den hiç oyuncu almayı düşünmedim; kurtarılmış bölge gibiydi.
O dönem, iyi ilişkiler içinde olduğumuz Trabzonspor’dan çok iyi oyuncular aldık.
Trabzonspor başkanı o zamanlar çok anlayış gösterdi.
Gerçi bedelini ödedik; tesadüfi öyle oldu.
Bize Trabzon’dan çok iyi oyuncular geldi.
Beşiktaş’tan pek almadık.
Fenerbahçe ile bir alışverişimiz olduğunu hatırlamıyorum." "FENERBAHÇE LEHİNE HATALAR OLUYOR" "Samimi olarak söylüyorum.
Hakemlerin Galatasaray lehine açık hatasını görmedim.
Bazı maçlarda Fenerbahçe'nin lehine olan şeyler de oldu." "KEREM AKTÜRKOĞLU'NUN HAKKIDIR" "Eskiden "Hülle" derlerdi; eşinizi boşadınız, yeniden evlenmeniz için başka biriyle evlenip boşanması gerekirdi.
Kerem Aktürkoğlu’nun hakkı.
Araya başka bir kulüp girdi.
En iyi şartlarda sporcu gider.
Bir sporcunun hayatı son derece sınırlı; en iyi şekilde değerlendirmek hakkıdır."