Haber Detayı

Pax Romana benzeri PAX TÜRKİYE mi?
Gündem aydinlik.com.tr
12/02/2026 20:14 (2 saat önce)

Pax Romana benzeri PAX TÜRKİYE mi?

Avukat Faik Işık yazdı...Pax Romana benzeri PAX TÜRKİYE mi? TOPYEKÜN TÜRKİYE Mİ? Devlet ve toplumla BÜTÜNLEŞME Mİ? Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi süreci mi?

Sık sık isyancılar ortaya çıkıyor, büyük çaplı iç ve dış (komşu) düşman devletler yanında etnik gruplarla çatışmalar yaşanıyor, yağma ve soygunlartedirginlik ve korkuları artırıyor,rakip liderler arasında toplumu huzursuzluklara boğan kavgalar… sürüp gidiyordu.

İşte iki yüzyılı aşan (PAX ROMANA)ROMA BARIŞI (M.Ö.27-M.S.180) uzun uzun müzakereler neticesi oluşturulmuş metinlerle yumuşak uzlaşılara varılarak sağlanamadı.

Güç ve sertlik kaçınılmazdı.

Bu süreç Türkiye Cumhuriyeti açısından böyle bir sonuç doğurur mu?

PKK ve bileşenlerine karşı en sert söylemleri kararlı şekilde vurgulayan MHP ve genel başkanı sayın Bahçeli, konuyu bambaşka bir düzleme taşıdı.

FETÖ yapısının en çok mağdur ettiği ve halen hedef gösterdiği Vatan Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek, yürümekte olan sürecin yanında önerileriyle dururken,Sayın Bahçeli kadar şaşırtıcı şekilde BAŞKA BİR BOYUTA dikkat çekiyor.

Konu oldukça uzun ve çetrefilli. *** Yıllarca terör yoluyla pek çok katliam ve sürekli isyan faaliyetleri yürüten PKK’nın silah bırakması ve örgütü feshettiğini açıklamasının ardından YPG-SDG’nin Suriye topraklarındaki ayrılıkçı taleplerden vazgeçmesi; henüz tam güven vermeyen yepyeni bir ortam oluşturdu.

Artık yasal düzenlemelerle sürecin tamamlanması hazırlıklarına geçilmiş gözüküyor. 👉🏿 TBMM metni ortaya çıktığında bu konunun detaylarına bakarız. 👉🏿 Peki bu durum FETÖ yapı ve faaliyetleri içinde EMSAL oluşturacak mı?

Değişik vasıflardaki ağır suçlar(kendilerince kutsanmış darbe kalkışmaları, sınav yolsuzlukları ile kamunun önemli kurumlarına infiltrasyon (sızma),manipülasyon ve komplolar ile karakter suikastleri, hakim olunan medya mecraları ile kişiler ve kurumlara karşı “devlet ve hukuk görünümlü” haksızlık ve kötülükler…) ister istemez büyük infiallere sebep olur.

Kanunlardaki en ağır cezalar bile toplumun bedel ödetme duygularını bazen yatıştıramayabilir.

İntikam ve linç etme eğilimleri ortaya çıkar.

FETÖ veya THE CEMAAT veya OKYANUS ÖTESİ veya PENSİLVANYA gibi isimlerle tanımlanan yapının çok katmanlı olduğu konusunda ihtilaf yoktur. 1) Bilerek ve isteyerek mahrem kadroların örtülü planları dahilinde eşgüdüm ile devleti, kurumları ve tüm ülkeyi teslim alma faaliyeti yürüten (ve çoğuda örgüt korumasında yurtdışına kaçabilen)EN ÜST kademedekiler 2) Dinî millî motivasyonlarla çoğu pekte farkında olmadan toplum nezdinde geniş bir kamuflaj/sütre ve meşruiyet tabakası oluşturmaya alet edilmiş ALT tabakadakiler 3) Farklı hücrelerden oluşmuş ezoterik gnostik yapının her yere yayılmış güç ve ilişkiler ağında üst ve alt arasında kendi çıkar ve egoları uğruna durumdan istifade eden ORTA tabakadakiler.

Bu farklı maksat, niyet ve irtibat ağındakilerin en alttakileri ile en üsttekileraynı cezai sonuçlara tabi tutulamaz.

Hukuk ve adaletin hassas terazisi böyle tartmaz.

Bireysel kusur ve niyetin objektif değerlendirilmesi zorunludur.

Evrensel hukuk normları (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 6, 7 ve 8) ve AİHM kararları (örneğin Yüksel Yalçınkaya v.

Türkiye), bağlantıların tek başına delil sayılamayacağını vurgularken aslında 👉🏿 AYNI İSİM ALTINDA ÜÇ AYRI YAPININ varlığını ayırt edebilmiştir denemez. *** 3 AYRI YAPITEK ÖRGÜT ADI Aynı isim altında üç ayrı yapı içerisinde yer alan mahkumların 👉🏿 cezalarının infazı sırasında, tüm mahkumlara eşitlik, objektiflik ve uluslararası standartlara (örneğin BM Mandela Kuralları) uygun muamele yapılması hukuk ilkesidir.

İnfaz sadece cezalandırıcı değildir.Islah edici niteliğini korur.Mahkumlar arası ayrımcılığı önler. 👉🏿 Ceza bitiminde;toplumun kızgın çoğunluğunun talep ettiği toplumsal tepkiler yatışmamış olabilir.

Tahliye edilmiş kişilerin yaşayıp hayatlarını devam ettirebilmek için çalışma, hak ve özgürlüklerinden yararlanma, güvenlik ve eşitlik haklarından mahrum edilmesini isteyenler olsa da, hukuk bireysel düzeltme ve topluma faydalı olacak entegrasyona öncelik verilir.

Pişmanlık gösteren, suç sonuçlarını telafi etmek isteyen ve hukuk kurallarına uyan kişiler;devlet ve toplumla uyumlu bireyler olarak yeniden kazanılmalıdır.

Bu yaklaşım, hukukun insani boyutunu (rehabilitasyon hakkı) ve etik zorunluluğunu (ayrımcılığın reddi) yansıtır.

Hukuk devleti, vatandaşını dışlamak yerine, uzun vadeli barış ve güvenliği sağlamak için vardır.

Ceza hukukunun evrensel ilkeleri (kanunilik, kusur, orantılılık, şahsilik, insancıllık ve adil yargılanma hakkı…) doğrultusunda, CEZA İNFAZININ AMACI asla insanları veya çevrelerini (aile, yakınlarıyla) “yok etmek”, ezmek veya salt acı çektirmek değildir.

İşkence yasağı (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 3) ile insancıllık ilkesi;“CEZALARkeyfi İNTİKAM ARACI olamaz” der. “Yeniden topluma yararlı bireyler olarak katılabilme” amacını taşır.BM Nelson Mandela Kuralları (Mahpuslara Muameleye Dair Asgari Standart Kurallar) ve uluslararası standartlar (CPT kriterleri), infazın rehabilitasyon odaklı olmasını zorunlu kılar.Eğitim, mesleki eğitim, psikolojik destek ve dış dünya ile iletişim fırsatları, mahpusun suçtan uzaklaşmasını ve entegrasyonunu teşvik eder.

AİHM kararlarında da vurgulandığı üzere;“ceza bitiminde dışlanma yerine düzeltme ve toplumsal kazanım önceliklidir”. – 👉🏿 Hukukun insani, etik ve felsefi boyutunda adalet;vicdanı kurtarmakla yükümlüdür, yok etmekle değil.

Adalet;“Başkalarının hayatlarını dinî, millî, etnik, politik, kişisel… sebeplerle karartırken bunları hiç düşünmemiş olsalar dahi” bütün mahkumlar içinde geçerli medeniyet değeridir.

İlgili Sitenin Haberleri