Haber Detayı
Epstein yazışmalarında Türkiye detayı! Nadir element madenciliği...
ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein’a ait yeni belgeler, milyarderin küresel nadir toprak elementleri rekabetine ilişkin jeopolitik analizler ve yatırım brifingleri aldığına işaret etti.
Jeffrey Epstein'e, küresel nadir toprak elementleri rekabetine ilişkin jeopolitik analizlerin düzenli olarak iletildiği ortaya çıktı.
Epstein'e düzenli olarak sunum ve raporlar, nadir toprak elementlerinin enerji dönüşüm ve yüksek teknoloji üretimindeki kritik rolünü vurguluyor.
Yazışmalarda dikkat çeken bir diğer unsur ise Bill Gates’in eski danışmanı Boris Nikolic’in Epstein ile olan teması oldu.
Nikolic’in, Epstein’a gönderdiği mesajlardan birinde, bir arkadaşının Türkiye’de nadir element madenciliğine büyük ölçekli bir yatırım yapmayı planladığı aktarılyor.
Söz konusu ifadeler, Epstein’ın küresel ölçekte stratejik sektörlere dair gelişmelerden haberdar edildiğini ve bazı yatırım planlarına ilişkin bilgilere erişim sağladığını ortaya koyuyor.
Türkiye’nin de nadir element potansiyeli açısından son yıllarda gündeme gelen ülkeler arasında yer alması, yazışmalardaki yatırım vurgusunu daha dikkat çekici hale getiriyor.
ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'e ilişkin açıklanan yeni belgeler, kamuoyunda çoğunlukla finans ve siyaset bağlantılarıyla anılan ismin aynı zamanda stratejik madenlere sistematik biçimde ilgi duyduğunu ortaya koyuyor.
Edinilen bilgilere göre, 30 Ocak'ta açıklanan yeni belgeler, özellikle nadir toprak elementlerinde küresel tedarik rekabetine odaklanan ayrıntılı brifinglerin Epstein'e belirli aralıklarla iletildiğini gösteriyor.
Dosyalarda yer alan yatırım ve ekonomi sunumları, klasik bir maden raporundan ziyade jeopolitik risk analizi niteliği taşıyor.
Sunumların ana eksenini Çin'in küresel nadir element piyasasındaki hakimiyeti ve buna karşı alternatif tedarik merkezleri oluşturma arayışı oluşturuyor.
ÇİN TEKELİNİN ANLATILDIĞI BRİFİNGLER Epstein'e gönderilen materyallerde nadir elementler, enerji ve yüksek teknoloji ekonomisinin kritik girdisi olarak tanımlanıyor.
Belgelerde, hibrit araçlar ve düşük karbon teknolojileri için gerekli 17 elementten oluşan bu grubun küresel güç dengeleri açısından stratejik olduğu vurgulanıyor.
Sunumlarda Çin'in küresel hakimiyeti açık şekilde ortaya konuluyor.
Söz konusu sunumlara göre Çin dünya nadir element üretiminin yaklaşık yüzde 95'ini gerçekleştiriyor.
Şubat 2012'de Epstein'e gönderilen "Moğolistan'ın büyüme öyküsü" başlıklı sunumda nadir elementlerin bölgede ve küresel pazardaki varlığına ilişkin bilgilere yer veriliyor.
Aynı belgelerde Pekin'in ihracatı kısarak fiyatları yükseltme stratejisinin piyasayı etkilediği belirtilirken, nadir element oksit fiyatlarının bir dönemde ton başına 203 bin 600 dolara kadar çıktığı aktarılıyor.
Söz konusu sunumda jeopolitik çerçeve doğrudan şu ifadeyle özetleniyor: "Orta Doğu'da petrol var, Çin'de nadir toprak elementleri."Belgeler ayrıca Japonya'nın nadir element tedarikinde Çin'e yüzde 96 oranında bağımlı olduğuna dikkati çekiyor.
Belgelerde Japonya'nın Çin'e bağımlılığı azaltmak için Moğolistan'daki nadir element projelerinde işbirliği arayışında olduğu ve hükümetlerarası temasların sürdüğü belirtiliyor.
MOĞOLİSTAN STRATEJİK FIRSAT OLARAK SUNULUYOR Dosyalarda en ayrıntılı anlatılan ülke Moğolistan olarak öne çıkıyor.
Epstein'e iletilen materyallerin bir yatırım sunumu formatında hazırlandığı ve nadir elementlerin yanı sıra uranyum, bakır, kömür ve altın kaynaklarının birlikte ele alındığı görülüyor.
Moğolistan’ın Çin'e alternatif bir kaynak olarak konumlandırıldığı görülüyor.
Sunumlarda Moğolistan "Çin'in beta'sına karşılık gelen alfa" olarak tanımlanıyor.
Moğolistan ekonomisinin büyüme potansiyeli de yatırımcı perspektifiyle aktarılıyor.
Doğal kaynakların "henüz yeni yeni işletilmeye başlandığı", ülkenin ise "mineraller alanında küresel varlık çeşitlendirmesi için istisnai fırsatlar sunduğu" ifade ediliyor.
Aynı sunumlar, Moğolistan ihracatının yüzde 92'sinin Çin'e gitmesini bir risk olarak değerlendirirken üçüncü ülkeler için fırsat oluşturduğunu vurguluyor.
Moğolistan dışında genel olarak nadir toprak elementleri konusunda JP Morgan ve Glencore tarafından gönderilen bilgilendirme notları da yazışmalarda yer alıyor.
JEOPOLİTİK YATIRIM PERSPEKTİFİ Belgeler, Epstein'e yapılan bilgilendirmelerin yalnızca maden rezervi tanıtımı olmadığını ortaya koyuyor.
Sunumların dili doğrudan büyük güç rekabetine odaklanıyor ve nadir elementlerin enerji dönüşümü ile yüksek teknoloji üretiminin merkezinde yer aldığı anlatılıyor.
Çin'in üretimi azaltarak fiyatları yükseltmesi ve dış alıcıları ülke içinde üretime zorlaması, küresel tedarik zinciri riski olarak sunuluyor.
Bu nedenle Epstein'e iletilen analizlerin temel mesajı, yeni kaynaklara erken yatırımın stratejik avantaj sağlayacağı yönünde.
Dosyalar, Epstein'in yalnızca finansal yatırımları değil, aynı zamanda kritik hammaddeler üzerinden şekillenen küresel güç rekabeti hakkında da düzenli brifing aldığını gösteriyor.
Sunumlar, nadir elementlerin, enerji dönüşümü ve teknoloji üretimi açısından petrol kadar stratejik hale geldiği yaklaşımını temel alıyor.
NADİR ELEMENTLERE YÖNELİK YATIRIM ÖNERİLERİ 2011 tarihli bir e-postada ise Epstein'e doğrudan nadir toprak elementlerine odaklanan bir yatırım yapısı önerildiği görülüyor.
Gönderenin gizlendiği mesajda şu ifadeler kullanılıyor: "Merhaba Jeffrey, umarım iyisindir ve Paris'in tadını çıkarıyorsundur.
Geçen hafta seni düşündüm ve ilgini çekebileceğini düşündüğüm nadir toprak elementleri ve değerli metaller fonu hakkında bilgi iletmek istedim.
Bunu iletmemin asıl nedeni, bu kurulun yöneticilerinden François Rouge ile tanışmanın senin için ilginç olabileceğini düşünmem.
François çok zeki bir para yöneticisi, uzun yıllar İsviçre bankasını yönetti.
Girişimci bir ruha sahip, birçok iyi fikri var ve ayrıca İsviçre ile Fransa’da çok iyi bağlantıları bulunuyor.
Kendisi aynı zamanda eski eşim.
Paris’te olduğunu duyduğumda ilk aklıma gelen sizi tanıştırmak oldu.
Geliştirmekte olduğu fırsata ilişkin iş planını ekte bulabilirsin.
François Cenevre'de yaşıyor olsa da sık sık Paris’tedir ve bu hafta da orada olacak.
Bu hafta onunla görüşmek isteyip istemeyeceğini lütfen bana bildir.
İstersen seni doğrudan onunla iletişime geçirebilirim." ABD Başkanı Donald Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon'la 30 Ağustos 2018'de yapılan yazışmalarda da Çin'le olan ilişkilere ve kritik mineraller konusuna değiniliyor.
Epstein, Bannon'a attığı mesajda, "Çin ekibimle konuştum, Çin'in daha güçlü olduğunu, hamlelerin zayıfladığını söylediler.
Savaş sanatı çekişmesi vs.
Tüm oyuncuların Xi sadıklarından oluştuğunu söylediler.
Ana şikayet, ABD'de bir muhatap olmaması, ya kimse yok ya da oyunda yeniler." ifadelerini kullanıyor.
Bannon ise "Çin'in bugün, başladığımız zamankinden daha güçlü olduğunu mu söylediler?" şeklinde cevap veriyor.
Epstein ise, "Başladığımız zamanı tanımlamak lazım.
Kuzey Kore?
Daha güçlü bağlar.
Afrika?
Daha güçlüler, stratejik mineralleri satın alıyorlar.
Bir Kuşak Bir Yol.
Liman lojistiği.
Sonunda bunları askeriye çevirecekler... tarifeler (gümrük vergileri) etkisiz bir olay." mesajını gönderiyor.
Aynı konuşmanın devamında Epstein'in, "Bu arada, Arjantin bir sonraki çökecek yer" ve "Venezuela.
Suudi Arabistan'dan daha fazla petrol rezervi var" mesajları dikkati çekiyor.
TÜRKİYE DETAYI DİKKAT ÇEKTİ Yazışmalarda ayrıca Bill Gates'in eski danışmanı Boris Nikolic, Epstein'e bir arkadaşının Türkiye'de nadir element madenciliğine büyük bir yatırım yapmayı planladığını söylüyor.
Çin'in en büyük üretici olması nedeniyle arzın büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirten Nikolic, "Alternatif kaynakların değeri büyük ölçüde artacak.
Biliyorum bu senin ilgi alanın değil ama yine de seni bilgilendirmek istedim." ifadelerini kullanıyor.