Haber Detayı

Gece programcılığıyla başlayıp satın aldığı radyoda 32 yıldır dinleyicilerine sesleniyor
Güncel haberler.com
12/02/2026 11:48 (4 saat önce)

Gece programcılığıyla başlayıp satın aldığı radyoda 32 yıldır dinleyicilerine sesleniyor

Sakarya'da 32 yıldır radyo yayıncılığı yapan Hüseyin Yazıcı, insanların gönlünde yer etmekten vazgeçmediğini ve duygusal bağ kurmanın önemini vurguladı.

Sakarya'da gece programcısı olarak başladığı radyonun 20 yıl sonra imtiyaz sahibi olan Hüseyin Yazıcı, 32 yıldır aynı frekanstan dinleyicilerine sesleniyor.Akyazı ilçesinde yaşayan 2 çocuk babası 50 yaşındaki Yazıcı, 1994'te çırak olarak çalıştığı, muhasebe işletmesinde defterini tuttuğu Radyo Akyazı'nın yayıncı ve programcı araması üzerine başvuru yaptı.

Gündüz muhasebede çalışmaya devam eden Yazıcı, "Sevgi Seli" adı altında yıllarca radyoda 21.00-01.00 saatleri arasında gece programcılığı yaptı.Yazıcı, 2004'te muhasebe görevini sonlandırarak bir yandan Akyazı Belediyesinin organizasyonlarında mikrofon başında görev aldı, bir yandan programcılığa devam ettiği radyoda haber müdürlüğü görevini üstlendi.İlçede tek yayın yapan radyoyu 2014'te satın alarak imtiyaz sahibi de olan Yazıcı ayrıca, 2019'da Mahalli İdareler Seçimleri'nde kazandığı Cumhuriyet Mahallesi muhtarlığını iki dönemdir sürdürüyor."İnsanların gönlünde yer aldığınızı görüyorsunuz ve bundan vazgeçemiyorsunuz"Yazıcı, AA muhabirine, programdaki konuşma tarzının diksiyonuna yansıdığını, gündüz mesai saatlerinde de insanlara karşı hitap ederken aynı formatta, duygusallıkta ve ses tonuyla seslendiğini söyledi.Sesinden ve konuşmasından insanların kendisini tanıdığını belirten Yazıcı, "Muhasebede çalıştığım süre içerisinde sürekli gece programları yaptım, radyomuzda haber okudum, reklam ve haber müdürlüğü yaptım.

Çok aktiftim, yaşım gençti.

Akyazı o zaman şartlarında biraz daha küçük ilçeydi, her yere yetişebiliyorduk." diye konuştu.Yazıcı, radyoda o dönem 15 personelin çalıştığını ve program yapmak isteyenlerin sayısının çok fazla olduğunu anlatarak, bugünün sosyal medyada ün yapan fenomenlerinin o yıllarda radyocular olduğunu belirtti.Program yapan kişilerin sesinin tınısının, duygularının ve sözlerinin manasının önemli olduğunu çünkü dinleyicilerin kendisine hoş gelen kişiyi dinlediğinde keyif aldığını dile getiren Yazıcı, 1990'lı yıllarda radyoculuğa başlayanların yüzde 80'inin mesleğine devam ettiğine işaret etti.Yazıcı, "Çünkü müthiş alışkanlık yapıyor.

Belki o yılların sosyal fenomeni olarak insanların kalbinde, yüzlerce binlerce insanın gönlünde yer aldığınızı görüyorsunuz ve bundan vazgeçemiyorsunuz.

Her zaman üzerine biraz daha koyarak ilerlemek istiyorsunuz.

Benim de geçmişteki hayatım bu şekilde süre geldi." dedi."İnsanların duygularına seslenmek bambaşka duygu"1990'lı yıllarda yaşıtlarının ve birkaç yaş büyük ağabeylerinin, ablalarının birbirlerine ilettiği mesajları radyo aracılığıyla gönderdiklerini anlatan Yazıcı, şöyle devam etti:"Bugünlerde evlenmiş, yuvasını kurmuş ama o yıllarda birbirlerine sevgi dolu sözleriyle kendilerini ifade eden çiftlerin çocukları bugünlerde orta yaşlı nesil olmuşlar.

Onların anne ve babalarıyla tanışıklığımız var.

İşte radyoculuğun bizlere vazgeçirtemediği en özel ve güzel duygulardan biri bu.

Özellikle ilçe radyolarında o şehir seni tanıyor, radyocu olarak kabul ediyor, maziden hatırasını seninle hatırlayabiliyor.""Bu işin özü gönüllerde kalmaktan, insan sevgisinden geçiyor.

İnsanları seviyoruz, gönüllerinde kalmak için her türlü mücadeleyi veriyoruz." diyen Yazıcı, samimi duygularla iletişimi sürekli devam ettirmek istediğini, bundan dolayı radyoculuktan vazgeçemediğini ifade etti."Yazıcı, müzik çalmanın, şarkılar dinletmenin, insanların bam teline dokunmanın bambaşka bir duygu olduğunu dile getirerek, "Mikrofonla seslendiğinde aynı anda binlerce insan seni dinliyor olabiliyor, bu çok müthiş duygu.

Sadece müzik ve şarkılar çalmak, istek göndermek anlam ifade etmiyor, en önemli ve güzel olan tarafı insanlara mesaj verebilmek.

Başkasının hayat hikayesinden kesit alıp, duygusal cümleyle insanlara ders verebilmek." değerlendirmesinde bulundu.Kasetlerini, CD'lerini ve plaklarını muhafaza ettiğini belirten Yazıcı, konuşmasını şöyle tamamladı:"Hala muhafaza ediyorum.

Bazı arkadaşlar attılar, birilerine verdiler, hediye ettiler, dağıttılar ama ben bunu yapmadım, hatırası var.

Biriken tüm kasetlerim burada.

Bazen ziyaretime gelenler dinlemek için alıp gittiler, belki bir kısmı eksildi ama yine nereden baksan 2 bine yakın kaset, 1000'e yakın CD ve 50- 60 plağı muhafaza ediyorum.

Tozlu raflar deniliyor ya o kasetten gelen sesle, bugün o duyguyu tekrar yaşamak müthiş bir şey.

Çünkü orada ince hışırtı tınısı var.

Onu duyduğu zaman insanın alışkanlıkları daha da tavan yapıyor.

Kasetin vermiş olduğu o duygudan uzaklaşamıyor.

Aslında müziğin ruhu da taş plaklarda, kasetlerde saklı diye düşünüyorum."

İlgili Sitenin Haberleri