Haber Detayı

Mobilyada ikinci el dönemi: Her mağazada olacak
Ekonomi odatv.com
12/02/2026 08:04 (12 saat önce)

Mobilyada ikinci el dönemi: Her mağazada olacak

Mobilya ihracatı 2025’te değer bazında artsa da miktarda yüzde 12 geriledi; ithalat yüzde 25 artışla 1,4 milyar doları aştı. MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, kur ve maliyet baskısının rekabeti zayıflattığını, fiyat artışlarının yüzde 15-20 bandında kalabileceğini söyledi.

Türkiye İhracatçılar Mec­lisi (TİM) Başkan Yar­dımcısı ve Mobilya Der­nekleri Federasyonu (MOS­FED) Başkanı Ahmet Güleç, Türkiye’nin mobilya ihraca­tı değer bazında yüzde 1,7 artsa da miktar bazında yüzde 12’lik düşüş yaşandığını vurguladı.2025 yılında 4,6 milyar dolarlık mobilya ihracat geliri yazan sek­törde ithalat tarafında hızlı ar­tış yaşandığına değinen Güleç, “İthalatta geçen dönem yüzde 25 artış oldu ve 1,4 milyar dola­rı aştı.Daha önce bir milyar do­lar olan ithalatı 400 milyon do­larlara kadar düşürmüştük.

Her yıl 400 milyon dolar üstüne ekle­yerek yükseliyor” bilgisini verdi.

Sektördeki gelişmelere yönelik sorularımızı yanıtlayan Güleç, “400 milyon dolar yurt içinde kalacakken dışarıya gitmiş.

O kadar mobilya burada üretilse idi üretim ve istihdam hanesi­ne yazılacaktı.

Çünkü mobilyada yerlilik oranı yüzde 80’den fazla” ifadelerini kullandı.'EN BÜYÜK RAKİP UZAKDOĞU İDİ ŞİMDİ AVRUPALILAR OLMAYA BAŞLADI'Eğer mobilyada ithalat yüz­de 25 artıyorsa bunun sektörün istihdamından ve kazancından götürdüğünü anlatan Güleç, “Bi­zim insanlarımız neden yerli ve milli ürün kullanmasın” de­di.

İthal mobilyanın hemen her ülkeden geldiğini kaydeden Gü­leç, “Yurt dışı projelerde iç mi­mari projelerde en büyük rakip Uzakdoğu idi şimdi Avrupalılar olmaya başladı.

Biz onlarla artık rekabet edemez hale geldik.

Bu durum döviz kuru ve fiyat den­gesizliğinden kaynaklandı.Mo­bilya ihracatının arttığı dönem­de enflasyon düşüktü, kur den­gesi vardı.

Şimdi kaybettiğimiz pazara tekrar girmek çok zor.

Değer bazında ihracatımız artsa da miktar bazında düşüş; bir da­ha o pazarlara giremeyeceğimiz anlamına geliyor.

Suudi Arabis­tan ikinci pazarımızdı.

Ambar­goda sıfırlandı.

İlişkiler düzelin­ce orada tedarik ağımız olmadığı için bu sefer ancak 100 milyon dolarlık bir ihracat yapabilir du­rumdayız.

Eskiden 500 milyon dolardı.

Çünkü tedarik ve tesli­mat ağı bir günde kurulamıyor” diye konuştu.'BU BİR KAL­KINMA VE GELİŞME STRATEJİSİ'Geçen ocak ayı sonunda dü­zenlenen İstanbul Uluslarara­sı Mobilya Fuarı’na işaret eden Ahmet Güleç, “Üç bin marka ve bin firma yer aldı.

ABD ve Çin dahil 8 ülkeden üretici firma­lar da katıldı.

Uzun dönemde İs­tanbul’u uluslararası bir ticaret merkezi yapmak için bizim fu­arlarımızı yabancı güçlü firma­ların katılması şart.

Çin kendi fuarlarına yurt dışı katılımı des­tekliyor.

Gelişmekte olan ülkele­ri de teşvik ediyor.

Gelin burada pazarı öğrenin, diyor.

Bu bir kal­kınma ve gelişme stratejisi.

Fuar ziyaretçisi en fazla ve en hızlı pa­ra harcayan katma değeri yüksek bir turist” bilgilerini paylaştı.“Hikayesi ve potansiyeli olan işlere imza atmamız lazım” di­yen Ahmet Güleç, İstanbul’un vizyon proje anlamında bir fu­ar merkezine ihtiyacı olduğunu şu sözlerle anlattı: “Bazen arz da kendi talebini oluşturur.

Ör­neğin İtalya’da bir fuar merkezi vardı, eskiydi ve bütün fuarları kaybediyordu.

Sonra yeni bir fu­ar merkezi yaptılar.

Etraftaki bü­tün fuarları çektiler.”'HER MAĞAZADA İKİNCİ EL BÖLÜMÜ OLACAK'Yurt içindeki tedarik sorunlarına ilişkin sorularımızı yanıtlayan MOSFED Başkan Güleç, şunları anlattı: “Fazla bayilik yüzünden bazı firmalar özelinde tedarik gecikmeleri olabiliyor.Genel anlamda bir tedarik sorunu yok.

Bunu bir de kültür gibi kabul etmek lazım Almanya’da 3 aydan 6 aya termin süreleri.

Bizde 4-6 hafta ama bizde kimse beklemek istemiyor.

Mobilya alımına hazır giyim gibi davranmak lazım.

Her şeyde trend olanı kullan, çöpe at durumu vardı.

Şimdi tamir edilen mobilyalar dönemi başladı.

Artık dayanıklı tamir edilebilir mobilyalar ön plana çıkıyor.

Diğeri zaten kullan-at anlayışı zaten iyi değildi.Sadece bu olayı insan odaklı düşünmemek lazım.

Çevre, hayvanları ve insanı da aşan bir durum.

Evladiyelik dönemi yeniden başlayacak diyebiliriz.

İkinci elin önemi artacak.

Geleceğin işlerinden biri olacak.

İkinci ele gidince sanki kötü gibi görüyorduk.

Biz şimdi üzerinde çalışıyoruz.

Her mağazanın bir bölümünde markanın ikinci el kendi ürünlerinin satılacağı bir yer olacak.

Her marka bu stratejiye geçebilir diye düşünüyorum.”'MOBİLYADA ASGARİ ÜCRETE GELEN ARTIŞ FİYATLARA YÜZDE 10-15 YANSIR.'Bu yıl öngörülmeyen maliyet artışları olmazsa mobilyada fiyat artışlarının yüzde 15- 20 bandında olabileceğini öngördüklerini kaydeden Ahmet Güleç, “Mobilyada asgari ücrete gelen artış fiyatlara yüzde 10-15 yansır.

Kiraların yüksek olması da etkiliyor. 2026’da yüzde 15- 20 artış olur.

Dövizde bu civarda olursa pazar kaybımız olmayacak.Ama yüzde 30 olursa, döviz 20 de kalırsa döviz bazında yüzde 7-8 zam yapmamız lazım.

Ancak yeteri sipariş alıp tam kapasite olursak verimlilikle bunu kapatacağız diye düşünüyoruz” dedi.

Hammaddeye gelen gözetim ve vergilerin üreticinin rekabet gücünü etkilediğini anlatan Güleç, yurt dışından Türkiye’ye fuara gelen katılımcı firmalardan KDV alınmaması gerektiğini sözlerine ekledi.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri