Haber Detayı

Hazır giyimin 8 milyar dolarlık AB pazarında kayıp riski büyüyor
Sektör ekonomigazetesi.com
12/02/2026 07:35 (5 saat önce)

Hazır giyimin 8 milyar dolarlık AB pazarında kayıp riski büyüyor

Hindistan–AB Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında yüzde 9–12 seviyesindeki gümrük vergilerinin düşürülmesi, hazır giyimde rekabet dengelerini yeniden şekillendiriyor. Hindistan’ın AB’ye ihracatının 2032’ye kadar 13–15 milyar dolara yükselmesi beklenirken, Türkiye’nin de güçlü olduğu yaklaşık 8 milyar dolarlık pazar diliminin el değiştirme riski bulunuyor.

YENER KARADENİZ/İSTANBUL Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, 100 milyar doların üzerinde ithalata sahne olan AB hazır giyim pazarında rekabeti yeniden şekillendirirken Türkiye açısından 6–8 milyar dolarlık bir pazar payını risk altına sokuyor.

Anlaşma öncesinde Hindistanlı üreticilerin AB pazarında karşılaştığı yüzde 9–12 seviyesindeki gümrük vergilerinin düşecek olması, özellikle pamuklu hazır giyim ürünlerinde fiyat rekabetini köklü biçimde değiştiriyor.

AB’nin tedarik zincirini çeşitlendirme ve sürdürülebilirlik odaklı alım stratejileriyle birlikte Hindistan’ın dikey entegre pamuk üretim yapısının avantaj sağlaması bekleniyor.

Bu süreçte Hindistan’ın AB’ye hazır giyim ihracatının 2032’ye kadar 13–15 milyar dolara yaklaşabileceği, oluşacak yeni hacmin Türkiye, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerin güçlü olduğu segmentlerden pay alacağı öngörülüyor.

Pamuklu ürünlere baskı büyük  Türkiye’nin AB ithalatındaki mevcut konumu dikkate alındığında özellikle pamuklu ürünlerde rekabet baskısının artması bekleniyor.

Sektör temsilcileri, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi kadar Türkiye’nin rekabetçiliğini yeniden kazanmasını sağlayacak desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Hindistan basınında yer alan haberlere göre Hindistan’ın AB’ye hazır giyim ihracatı 6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

STA sonrasında bu rakamın 2032’ye kadar 13–15 milyar dolara çıkması, yani 6–8 milyar dolarlık ek pazar oluşturması bekleniyor.

Bu büyümenin, pamuk ağırlıklı üretim yapan ve AB’de güçlü konumda bulunan Türkiye, Bangladeş ve Pakistan’ın mevcut paylarından gerçekleşmesi öngörülüyor.

TexPro verilerine göre 94 milyar dolarlık AB hazır giyim ithalatında Çin yüzde 29 pay ve 27 milyar dolar ile ilk sırada yer alırken, Bangladeş yüzde 21 pay ve 19,8 milyar dolar ile ikinci, Türkiye yüzde 11 pay ve 10 milyar dolar ile üçüncü, Hindistan ise yüzde 5 pay ve 4,5 milyar dolar ile dördüncü sırada bulunuyor.

Çin, Vietnam sentetikte önde  Çin ve Vietnam sentetik ürünlerde güçlü konumdayken, Bangladeş, Türkiye, Pakistan ve Hindistan pamuk bazlı ürünlerde öne çıkıyor.

Yeni anlaşma özellikle pamuk segmentinde Hindistan’a avantaj sağlıyor.

Anlaşma öncesinde Hindistanlı ihracatçılar AB’ye girişte birçok üründe yüzde 9–12 arasında gümrük vergisi öderken, Türkiye, Bangladeş ve Pakistan çeşitli düzenlemeler sayesinde sıfır ya da düşük vergi avantajına sahipti.

STA ile birlikte tekstil ve hazır giyimde neredeyse tüm tarife satırlarında vergiler sıfırlanıyor ve Hindistan’ın maliyet dezavantajı ortadan kalkıyor.

Hindistan’ın AB hazır giyim ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 5 seviyesinde bulunurken, maliyet rekabetinin artmasıyla bu oranın orta vadede yüzde 8–9 bandına çıkabileceği tahmin ediliyor.

Avrupa markalarının tedarik zincirini çeşitlendirme arayışı da bu eğilimi destekliyor.

Hindistan pamukta güçlü  Geçmişte organik sertifikasyon krizleri yaşayan Hindistan’ın en önemli gücü, pamukta sahip olduğu dikey entegre üretim yapısı.

Dünya’nın en büyük pamuk üreticilerinden biri olan ülke, Türkiye’de olduğu gibi iplikten kumaşa, konfeksiyondan ev tekstiline kadar zincirin tüm halkalarında güçlü kapasiteye sahip.

Bu yapı dış hammadde bağımlılığını azaltarak maliyet avantajı sağlıyor.

Sentetik ağırlıklı segmentlerde ise Çin ve Vietnam’ın ölçek üstünlüğü devam ediyor.

Hindistan’ın bu alanda daha güçlü konum elde etmesi için sentetik üretim kapasitesini artırması gerekiyor.

Bu gelişmelerle birlikte Hindistan’ın bazı temel ürün gruplarında Pakistan ve Türkiye’yi geride bırakacağı, Bangladeş ve Vietnam ile arasındaki farkı azaltacağı öngörülüyor.

Çin üretim gücü sayesinde AB pazarında büyük oyuncu olmaya devam ederken, pamuk ağırlıklı kategorilerde Hindistan’ın elde ettiği tarife avantajının Avrupa’daki markaların tedarik tercihlerini etkilemesi öngörülüyor.

STA koşullarında Hindistan’ın hem ihracat hacmini artırması hem de AB pazarındaki konumunu güçlendirmesi bekleniyor. "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi artık tek başına yeterli değil" Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, son dönemde STA tartışmalarıyla birlikte Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yeniden gündeme geldiğini ancak bunun tek başına çözüm olmayacağını söyledi.

Narbay, “Elbette Gümrük Birliği güncellenmeli.

Ancak asıl sorun, Türkiye’nin rekabetçiliğini kaybetmiş olması.

Güncelleme önemli ama tek başına belirleyici bir fayda sağlamaz.

Zaten ürünlerimizi AB’ye gümrüksüz sokabiliyoruz” dedi.

AB’nin 75 ülke ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunduğunu, Türkiye’nin ise bunların yalnızca 25’i ile anlaşması olduğunu hatırlatan Narbay, bu durumun “trafik sapması” riskini artırdığını ve üçüncü ülkelerden gelen ürünlerin Türkiye üzerinden AB’ye yönelmesi ihtimaline karşı gümrükte önlem almaya çalıştıklarını ifade etti.

Narbay’a göre, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi hazır giyim sektörüne doğrudan ve güçlü bir katkı sağlamayacak. “Temel problem maliyet yapımız.

Eğer pahalıysanız, AB’de serbest dolaşım hakkınız olsa da bu tek başına yeterli olmaz.

Kendi maliyetlerimizle sektörü pahalılaştırıyor, adeta enflasyonu ihraç etmeye çalışıyoruz.

Öncelik, rekabetçiliğin yeniden kazanılması ve mevcut yapının bu doğrultuda yeniden tasarlanması olmalı” diye konuştu.

Hindistan ile AB arasında imzalanan STA’nın olası etkilerine de değinen Narbay, özellikle ev tekstili başta olmak üzere denim ve dokuma kategorilerinin bu gelişmeden daha fazla etkilenmesini beklediklerini söyledi. "İlk 4 yılda kayıp riski yüzde 10" TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye’nin taraf olmamasının ciddi bir rekabet sorunu yarattığını söyledi.

Fayat, “AB’nin STA yaptığı ülkelerden gelen ürünler ATR belgesiyle Türkiye’ye girebiliyor.

Ancak biz o ülkelere ihracat yaparken mevcut gümrük tarifelerine tabi oluyoruz.

Bu durum ciddi bir asimetri oluşturuyor” dedi.

AB ile Hindistan arasında imzalanan STA’nın yalnızca Avrupa pazarındaki payı değil, Türkiye iç pazarını da tehdit ettiğini vurgulayan Fayat, “Bu tablo çok ciddi bir haksız rekabet doğuruyor.

Gümrük Birliği’nin güncellenmemesi sadece hazır giyim sektörünü değil, tüm sektörleri tehdit ediyor” diye konuştu.

Fayat, teknik olarak markaların menşe kuralları ve etiket uygulamalarına tam uyum sağlanması halinde trafik sapmasının sınırlı kalabileceğini ve Hindistan menşeili ürünlerin Türkiye’ye girişte mevcut ek vergi tarifelerine tabi olması gerektiğini belirtti.

Ancak uygulamadaki risklere dikkat çekerek, esas kaybın AB pazarında yaşanacağını ifade etti. “Zaten AB’ye ihracatımız son dönemde çeşitli nedenlerle negatif seyrediyor.

Hindistan’ın elde ettiği avantajla birlikte önümüzdeki 4–5 yıl içinde AB’ye satışlarımızda yüzde 10’a yakın bir kayıp öngörüyoruz” diyen Fayat, bunun bugünkü ihracat hacmi dikkate alındığında yaklaşık 1 milyar dolarlık ek kayıp anlamına geldiğini söyledi.

Fiyat rekabetine de dikkat çeken Fayat, “Bugün Hindistan ile Türkiye arasında aynı üründe yaklaşık yüzde 50 fiyat farkı var.

STA ile Hindistan buna yaklaşık yüzde 12’lik ek bir avantaj daha ekleyecek.

Böylece toplam fiyat farkı yüzde 60’ın üzerine çıkacak” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye AB’de güç kaybetmeye devam ediyor Eurostat verilerine göre AB-27’nin hazır giyim ithalatı, 2022’de 113 milyar Euro iken bu rakam, 2023’te 95 milyar Euro’ya, 2024’te ise 96,9 milyar Euro’ya düşmüştü.

Türkiye’den AB’nin hazır giyim ithalatı içindeki payı ise 2024’te yüksek maliyetlerden kaynaklanan fiyat rekabeti nedeni ile yüzde 6,5 düşüşle 10,4 milyar Euro’ya gerilemişti.

Geçen yılın 10 aylık döneminde ise bölgenin hazır giyim ithalatı yüzde 3,4 artışla 98,2 milyar Euro’ya çıkarken Türkiye hazır giyim sektörünün bölgeye ihracatı yüzde 10,6 düşüşle 7,9 milyar Euro’ya geriledi.  

İlgili Sitenin Haberleri