Haber Detayı

Meyhane jargonu
Yazarlar hurriyet.com.tr
12/02/2026 05:50 (18 saat önce)

Meyhane jargonu

AK Parti grubuna girdiğimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir yanına başörtüsü ve şalvarından dolayı aşağılanan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, diğer yanına AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan oturmuştu. Normalde AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Âlâ ve Grup Başkanı Abdullah Güler otururdu.

Belli ki Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce telefonla aradığı Zeynep Güneş’i Meclis’e davet edip, yanına oturtarak bir mesaj vermek istemişti.

Grup salonunun üst locasını da şalvarlı, beyaz örtülü kadınlar doldurmuştu.

Çiçek tarlasını andırıyordu.

Erdoğan’ın konuştuğu kürsünün hemen arkasındaki Divan’da da AK Parti Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül oturuyordu.

Gelen kadınların hediye ettiği beyaz tülbentle başını bağlamıştı.Cumhurbaşkanı Erdoğan başörtüsü mücadelesini zafere taşıyan bir lider.

O nedenle yüreğinde gelen sesle konuştu.

Erdoğan, “28 Şubat artığı bu kişinin, bu faşizan, bu ukala, kibirli ve alçak davranışı bugün bir kez daha lanetliyorum.

Yıllarca başörtülü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma oranlarını gasp edenlerle, Anadolu kadınlarının asırları boyunca gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla, milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum” deyince milletvekilleri ayağa kalkarak alkışladılar.

O sırada baktım Zeynep Güneş gözyaşlarını siliyordu.

Erdoğan’ın başörtüsüyle ilgili konuşması sırasında milletvekilleri 3 kez ayağa kalkarak alkışlarıyla destek verdiler.BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİErdoğan konuşurken benim kulaklarımda Merve Kavakçı’nın yemin etmesini engellemek için kürsünün etrafını saran DSP milletvekillerinin, “Dışarı dışarı” sesleri çınlıyordu.

Erdoğan’ın konuştuğu salonun tam karşısında Meclis Genel Kurul Salonu var.

Ecevit’in siyasi hayatında bir leke olarak duran olay o salonda yaşanmıştı.Merve Kavakçı milletvekili yeminini yapmak üzere salona girince Ecevit, kürsüye fırlamış, “Bu kadına haddini bildirin” diye meydan okumuştu.

Ama ilk seçimde millet Ecevit’e haddini bildirmişti.Başörtüsü zulmü nedeniyle genç kızlarımız üniversite kapılarından çevrildi.

İkna odaları kuruldu.

Eğitim hakları ellerinden alındı.Başörtüsünden dolayı siyasi partiler kapatıldı.

Eşi başörtülü diye subaylar ordudan ihraç edildi.

Başörtüsü mücadelesini Erdoğan verdi.

Başörtüsü ayıbını tarihe gömdü.

Bugün başörtülü milletvekilleri, bakanlar, valiler var.

Ne oldu?

Devlet mi bölündü?

Rejim mi yıkıldı?

Tam aksine devlet, milletiyle barıştı.‘ASRA BEDEL’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın referans gösterdiği Cengiz Aytmatov’un dediği gibi, “Gün olur asra bedel” denilecek günlerden geçiyoruz.

Ancak bu kez konjonktür lehimize.

Erdoğan’ın dediği gibi, “Dünyada ve bölgemizde, tabiri caizse bir Türkiye rüzgârı esiyor”.SURİYE İTTİFAKIBu rüzgârları en iyi Suriye’deki gelişmelerden hissediyoruz.

O nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye konusunda yaptığı değerlendirmelere ayrıca kulak kabarttım.

Erdoğan, Suriye konusunda yeni bir ittifaktan söz etti. “Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük memnuniyet duydum.

Suriye’nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz” dedi.

Bir de uyarıda bulundu. “18 ve 30 Ocak Mutabakatlarının, ‘tek ordu, tek devlet, tek Suriye’ temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok çok önemsiyoruz.

Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur.

Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir” dedi.

Bu, doğrudan Kandil’e yapılmış bir uyarıydı.ERDOĞAN SÖZÜCumhurbaşkanı’nın, “Türkiye buna izin vermeyecektir” uyarısını özellikle not ettim.

Çünkü Suriye kritik bir dönemden geçiyor.

İsrail ve İran başta olmak üzere bazı ülkeler, Suriye’nin istikrarını bozmaya çalışıyorlar.

O nedenle Erdoğan’ın, “En başta Türkiye buna izin vermeyecektir” uyarısı önemliydi.

Uluslararası ilişkilerde, “Erdoğan söylediyse yapar” anlayışı oturduğu için Erdoğan’ın uyarısı önemliydi.SURİYE İFTARLARIDünkü köşemde yazmıştım.

AK Parti ramazanda Suriye’de iftar programları düzenleyecek.

Erdoğan’ın, Suriye’de tüm kesimleri kucakladığımızı ifade eden şu sözleri önemliydi.“Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da ‘şen olana kadar’; Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar, Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.”TÜRKİYE’NİN ROLÜABD bölgeyi dizayn ediyor.

İsrail bölgeyi kanla şekillendiriyor.

İran vekil güçleri aracılığıyla bölgeyi kontrol etmeye çalışıyor.

Zaten bölgenin haritasını Sykes-Picot’la cetvelle İngiliz ve Fransızlar çizdi.

Türkiye şimdi bölgede yükselen güç.

Peki Türkiye bölgeyi dizayn ediyor mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki misyonunu açıkladı.“Buradan hem ülkemiz içinde hem dünyada, Türk dış politikasının eksenini  anlamaya çalışanlara bugün bir kez daha seslenmek istiyorum:  Türkiye, bölgesinde nüfuz arayışında değildir, tahakküm peşinde değildir,  başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir.

Tam tersine biz, samimi bir şekilde ‘kardeşlik’ diyoruz, ‘barış’ diyoruz, ‘hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim’ diyoruz” dedi.TERÖRSÜZ TÜRKİYEErdoğan Grup toplantısından sonra İmralı heyetini kabul edecekti.

O nedenle Terörsüz Türkiye konusundaki mesajlarına ayrıca kulak kabarttım.Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin gizli, açık sabotajlara rağmen bugüne kadar başarıyla geldiğine dikkat çekti.

Ancak kritik bir tarihe işaret etti.

Artık yasal düzenlemelerin yapılması gereken bir sürece giriyoruz.

İmralı heyetiyle görüşme de o açıdan önemliydi.

Sanıyorum heyet bu görüşmeden sonra İmralı’ya gidecek.Erdoğan, “Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz da nihai raporunu tamamlamak üzere.

Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum.

Şurası bir gerçek ki; raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir.

Milli iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz, inşallah sürecin yeni aşamasında  da vazifesini özgüvenle yapacaktır.

Biz, AK Parti olarak, ilk günden beri olduğu gibi, mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz; her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız” dedi.Şimdi sıra Meclis’te.MEYHANE JARGONUBir cümle ile değinmesem olmaz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özgür Özel’e, “Meyhane jargonuyla siyaset yapıyor” dedi.

Kasımpaşalıdan da ancak böyle bir tanım çıkar.

Bu söz üzerine başka bir şey eklemek istemiyorum.

İlgili Sitenin Haberleri