Haber Detayı
Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: Depremzedelere ev faizsiz olacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda deprem konutlarına ilişkin yeni ödeme modelini açıkladı. 6 Şubat depremlerinin ardından inşa edilen 455 bin konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Erdoğan, depremzedelere evlerin faizsiz ve sabit fiyatla verileceğini, ödemelerin anahtar tesliminden iki yıl sonra başlayacağını söyledi. Devletin maliyetin önemli bölümünü üstleneceğini ifade eden Erdoğan, 18 yıl boyunca sabit ödeme yapılacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem iç siyasete hem de dış politikaya ilişkin mesajlar verdi.Erdoğan, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e yönelik sözleri sert ifadelerle eleştirerek, kadınların kıyafetleri üzerinden yapılan saldırıları lanetledi.
Başörtüsü ve geleneksel kıyafetler üzerinden geçmişte yaşanan tartışmaları hatırlatan Erdoğan, bu tür yaklaşımlarla mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.Konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i de hedef alan Erdoğan, muhalefetin üslubunu eleştirdi ve daha sorumlu bir siyaset dili çağrısında bulundu.
Erdoğan ayrıca dış politika temasları, deprem konutları ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Deprem konutlarına da değinen Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin ardından inşa edilen konutların depremzedelere faizsiz ve sabit fiyatla hak sahiplerine verileceğini, ödemelerin anahtar tesliminden iki yıl sonra başlayacağını açıkladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:• Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi'mizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den grup salonumuzu teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş'le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum.• Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye; "Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır" diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum.• Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum."Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik"• Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız.
Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz.
Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız.
Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemali hürmetle selamlıyorum. • 23 Ocak'ta vefat eden 24, 25, 26 ve 27.
Dönem Uşak Milletvekilimiz, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Mehmet Altay kardeşimizi rahmetle yad etmek istiyorum.
Mekanını cennet, menzilini mübarek eylesin diyorum.
Bir kez daha Uşak teşkilatımıza, Mehmet Altay kardeşimin kederli ailesine, yakınlarına, camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. • En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layığıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz.
Sizler yüce Meclis'in çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz."İki ziyaretimizden toplam 12 anlaşma ile döndük"• Halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi.
Hizmet etmemiz, sorunlara çözüm bulmamız için gönderdi.
Bu vazifeyi yerine getirme çabasındayız.
Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun temas dönemi söz konusu.
Suudi Arabistan ve Mısır'a ziyaret gerçekleştirdik.
Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik.
Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük.• Cumartesi günü de Ürdün Kralı 2.
Abdullah bin Hüseyin misafirimizdi.
Kral Abdullah'la oldukça muhtevalı, verimli, ikili ilişkilerimizi güçlendiren istişarelerimiz oldu.
En kısa zamanda biz de Ürdün'e bir ziyarette bulunmayı arzu ediyoruz.• Durmuyoruz değerli kardeşlerim, durmuyoruz.
Yapacağımız çok şey var.
Tempomuzu her gün artırıyoruz.
Bugün Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis'i ağırlayacağız.
Yarın Sırbistan Başbakanı Sayın Vuçiç Ankara'ya gelecek.
Önümüzdeki Pazartesi ve Salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri'ni ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğiz. "Dünyada ve bölgemizde Türkiye rüzgarı esiyor"Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor.
Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız ve kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz.
Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çalışmalarımız bunun içindir.• İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze'de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz.
Bilvesile komşumuz Suriye'nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura süratle kavuşması en büyük temennimizdir.• Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur.
Suriye konusunda Suudi Arabistan'ın, Mısır'ın ve Ürdün'ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum.
Suriye'nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz."Suriye halkı her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır"• Tabii burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum.
Bizim Suriye meselesinde tavrımız ilk günden beri nettir.
Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır.
Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye'de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir.• Suriye'ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir: Tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır.
Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir.
Artık Suriye'nin kaynaklarının Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir. • Biz can kurtarma derdindeyken, birileri de çıkmış selden kütük kapma durumuna düşmüştür.
Bu rezil siyasetin kol başkanlığını ise anamuhalefetin başındaki zat ve çevresi yapmaktadır.• Ne Kürtler ne Nusayriler bunların umrunda değil.
Öyle olsaydı 13 yıl bombaları yağarken tepki gösterirlerdi."Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan vazgeç"• Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz.
Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı.
Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP'li vatandaşlarımızdan esirgemesin.
Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin.• Affınıza sığınarak söylüyorum.
Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin.
Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim.
Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP'de 'gelen gideni aratır' gerçeği asla ve asla değişmiyor.
Biz eskisini 'oturduğu koltuğun hakkını vermiyor' diye eleştiriyorduk; yerine gelen selefinden de kötü çıktı.• Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı.
Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş.
Biz Somali Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Şeyh'in oğluna yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk; meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş.• Lafa gelince Türkiye'yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP'yi yönetebiliyorlar.
Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP'nin skandallarını seyretmeye başladı.
Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi...
Ne ararsan hepsi var.
Ne diyelim?
Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlarıma da sabır versin.
Milletimizi, bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaktan korumaya devam etsin."Osmaniye'de tam bir kardeşlik tablosu çizildi"• Cuma günü 'asrın felaketi' olarak milli hafızamıza acıyla kazınan 6 Şubat depremlerinin birinci sene-i devriyesiydi.
Şehitlerimizi yad etmek üzere Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin de olduğu geniş bir heyetle depremin vurduğu 11 ilimizden biri olan Osmaniye'deydik.'Küllerinden doğdu yine Türkiye'nin gücüne bak' temasıyla düzenlenen programda o gece toprağa verdiğimiz 53 bin 697 kardeşimizi bir kez daha hasretle andık.
Ruhlarına dualarımızı ve Fatihalarımızı gönderdik.• Yağan yağmura rağmen meydanı hıncahınç dolduran Osmaniye halkı heyetimizi gerçekten büyük bir coşkuyla karşıladı.
Buradan Sayın Devlet Bahçeli'nin şahsında heyetimizi muhabbetle bağrına basan tüm Osmaniyeli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Aynı şekilde depremin birinci yıl dönümünde Osmaniyeli kardeşlerimizin acısını yerinde paylaşmak için bizlere refakat eden başta Sayın Bahçeli olmak üzere heyetimizin tüm üyelerine şükranlarımı sunuyorum.
Osmaniye'de tam bir kardeşlik tablosu çizildi.
Bir dayanışma iklimi yaşandı.• Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş; 'Evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız' demiştik.
Allah'a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık.
Söz verdiğimiz şekilde 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık.• 27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık.
Osmaniye'de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk.Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Sadece bir yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi, büyük ve güçlü Türkiye'nin başarısıdır.
Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı; asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır.
Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede 'olmaz' denileni, 'imkansız' denileni başardık.• Türkiye'nin başarısına rağmen muhalefet yapılan işlere çamur atıyor.
Yönettikleri şehirlerde vatandaşlar kışın ortasında susuzluk krizi çekiyor.
Meydanlarda 'bedava ev' sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile -cek'li, -cak'lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların, iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, edepsizliktir."Depremzedelere ev faizsiz olacak"• 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz.
İzmir'de konutların taksidi bin 600 lira.
Her bir kardeşimiz sembolik rakamlarla ev sahibi oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımızda evlerine faizsiz sabit fiyatlarla kavuşacak.
Milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık.• Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz.
Vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyorum.
Konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletimiz ödüyor, dahası 2 yıl ödeme almayacağız. 18 yıl boyunca da aynı fiyat ödenecek. 18 yıl boyunca sabit ve faizsiz olacak.
Ödemeler anahtarlar teslim alındıktan 2 yıl sonra başlayacak. • Peşin ödemek isteyen olursa Meclis'te düzenleme yapacağız.
VatandaşLarımız 4'te bir fiyatına bu evleri alabilecek.
Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla güvenle otursunlar. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu asla unutmadık, unutmayacağız.
Terörsüz Türkiye süreci• 16 aydır sabotaj girişimlerine rağmen Terörsüz Türkiye sürecini başarıyla yürüttük.
Gerekirse riske girerek süreci kazasız belasız bugüne getirdik.
Meclis'teki Terörsüz Türkiye komisyonunun raporu tamamlanmak üzere.
Meclisimiz sürecin yeni aşamasında da görevini güvenle yapacaktır.• Dün gece 2 bakanlığımızda nöbet değişimi yaşandı.
Yılmaz Tunç ile Ali Yerlikaya'yı bugüne kadar hizmetleri için teşekkür ediyorum.
Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi'ye başarılar diliyorum.