Haber Detayı

Sabiha Gökçen kimdir? Hatun Sebilciyan kimdir?
İlim & i̇rfan dogruhaber.com.tr
11/02/2026 11:37 (3 saat önce)

Sabiha Gökçen kimdir? Hatun Sebilciyan kimdir?

Cumhuriyetin karanlık yıllarında yıldızı bir anda parlayan, “Kürtlerin keçilerine bile acımadık” diyecek kadar şovenist ve gaddar, “Görevimi yaptığım için gururluyum” diyecek kadar vicdansız… Su katılmamış mutaassıp bir Kemalist… Kimilerine göre Ermeni kızı Hatun Sebilciyan, kimilerine göre “Türk kızı” Sabiha Gökçen… Peki aslında kimdir bu Sabiha Gökçen.

Erkeklerin dünyasında erkeklerden daha gaddar olmaya ant içmiş Kemalist bir şovenist, aynı zamanda Mustafa Kemal’in manevi kızıdır Sabiha Gökçen.

Müslüman Türk halkına modernleşmenin sembolü diye zorla dayatılan, Müslüman Kürtler için ise bir cellattan başka hiçbir mana ifade etmeyen vahşetin sembolüdür Sabiha Gökçen.

Dersim’de çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden katliam yapması dışında hiçbir başarıya(!) imza atmadan ölüp giden, yine de başarının sembolü gibi sunulmaya çalışılan, Kemalist ırkçılığın zirvesi, tek kişilik rejimin kan kokan yüzüdür Sabiha Gökçen.

Gökyüzünde özgürce süzülen anaç bir kadın pilotun, şovenizmin pençesinde, nice annelerin bağrına ateş düşürmesinin en acı tablosudur Sabiha Gökçen.

Dersim Operasyonu ve “Keçilerini bile öldürdük” itirafı Sabiha Gökçen, Cumhuriyet tarihin en acı soykırım girişimlerinden biri olan Dersim katliamının baş aktörlerinden biridir.

Gökçen’in Dersim’de yapılan katliam sırasındaki tutumu, askeri bir görev bilinciyle açıklanamayacak kadar vahşi ve gaddardır.

Oktay Verel ile yaptığı röportajda kullandığı kan donduran ifadeler, maneviyattan yoksun bir ideolojinin, anaç bir kadını nasıl bir canavara dönüştürdüğünün en bariz örneklerinden biridir. "Canlı ne varsa, hatta keçilerini bile öldürdük" diyecek kadar vicdan yoksunu olan bu kadını dinlemek, onu sentezleyen Kemalist inanç sisteminin ne denli ruhsuz ve zalim olduğunun somut bir kanıtıdır adeta.

Halit Kıvanç Röportajı ve Pişmanlık Duymayan Bir Portre Gazeteci Halit Kıvanç ile yaptığı röportajda bombayı atarken ne hissettiği sorulduğunda, “hedefe odaklandığını ve görevini başarıyla yerine getirmenin gururunu yaşadığını” belirtmiştir. “Görevimi yaptım ama aşağıda olanlar için de üzüldüm” demesi bile acılı yüreklere bir nebze ferahlama sağlayabilecekken, o katliamda ölen bebeklere bu kadarını dahi çok görmüştür.

Peki kimdir bu Sabiha Gökçen?

İçinde alev alev yanan intikam ateşinin temelinde ne var?

İddia edildiği gibi Türk müdür, yoksa Cumhuriyet döneminin karanlık ve kuytu dehlizlerinden süzülen sır dolu vakalardan bir başkası mı?

Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mı?

Sabiha Gökçen’in resmi biyografisi, her karanlık vaka da olduğu gibi çok ciddi boşluklarla doludur.

Her şeyden önce kendisi bir yetimhaneden alınmıştır ve bu durum onun gerçek kimliğinin doğrulanmasını oldukça güç bir hale getirmektedir.

Şubat 2024’te, Hrant Dink yönetimindeki “Agos” gazetesinde bir haber yayınlandı.

Bu haber sıradan bir haber değildi ve Cumhuriyetin yakın tarihini yazanlar tarafından çok büyük bir tepki ve öfkeyle karşılandı.

Zira haber Cumhuriyetin resmi tarih anlatısının aksine, Sabiha Gökçenin bir Türk kadını olmadığını, Hatun Sebilciyan adında bir Ermeni kızı olduğunu iddia ediyordu.

İddialar Hripsime Sebilciyan adında bir Ermeni’ye dayandırılıyordu.

Bu şahıs Sabiha Gökçenin kendi öz yeğeni olduğunu, anne ve babasının uzun yıllar önce öldüğünü söylüyor, iddiasını çeşitli kanıtlar öne sürerek ispatlamaya çalışıyordu.

Sebilciyan’ın iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Zira Cumhuriyetin 80 yıllık sembolünü yerle bir ediyor, Türklük adına yazılan bütün bir resmi tarih anlatısını tartışılır hale getiriyordu. “Bir Türk dünyaya bedeldir” diyen Mustafa Kemal, kendine manevi kızı olarak neden bir Türk kızını seçmemişti?

Türk kadınının gücünü dünyaya göstermek istiyorsa, bu iş için neden bir Ermeni kızını seçmişti.

Bu sorulara mantıklı bir cevaplar bulabilmek oldukça güç!

Kemalist Çevrelerden Çok Sert Tepki Bu haberin yayınlanmasının ardından TSK ve Genelkurmay Başkanlığı, o güne kadar görülmemiş sertlikte bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, bu tür haberlerin "milli bütünlüğü bozmaya yönelik bir operasyon" olduğu savunuluyor, tehditkâr bir üslup kullanılarak, “tehlikeli bir girişim” olarak nitelendiriliyordu.

Kemalist basın bir anda Sabiha Gökçen’in Türk olduğunu ispat etme telaşıyla yayın üzerine yayın yapmaya başladı.

Çok geçmeden de Agos gazetesi ve yöneticilerini itibarsızlaştırma sürecine girildi.

Hrant Dink hakkında davalar açıldı, kapısında protestolar düzenlendi ve medya üzerinden "vatan haini" ilan edildi.

Çağrıldığı Valilik binasında MİT mensuplarınca tehdit edildi.

Hrant Dink bu olayı, “Had bildirme operasyonu” olarak nitelendirdi.

Muhtemeldir ki bu kadar büyük bir tepkiyi o dahi beklemiyordu.

Asılsız bir iddiayı yalanlamak için bu kadar büyük bir uğraş içerisine girilmesi görüldük şey değildi.

Yoksa asılsız değil miydi?

Durum böyle olunca, “iddialarının temelinin çok sağlam olduğu, bu nedenle daha başından susturulmaya çalışıldığı” söylentileri aldı başını gitti.

Ve 2007’nin soğuk bir kış gününde, Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

Peki gerçekte kimdi bu kadın.

Hatun Sebilciyan mı?

Sabiha Gökçen mi?

Türk kadının gücünü dünyaya gösteren bir sembol mü, yoksa sahte bir ırkçılık üzerine kurulan Cumhuriyetin derin manalar ve semboller içeren operasyonu mu?

Sorunun cevabını verecekmiş gibi başlık attığımızın farkındayız ancak şimdi biz soruyuz: “Sabiha Gökçen kimdir?”

İlgili Sitenin Haberleri