Haber Detayı
Değişen utansın!
Gerçek bir sanatçı ev kadınlarına bir kilo kıymayla beş ayrı yemek yapmanın sırlarını açıklamıştı, zerre kadar ilgi görmedi. Kara para kasası bir zibidinin oturduğu villa, bindiği otomobil her zaman sosyal medyada yankı uyandırdı. Kendisinde olmayanı başkasında aramayı sevenler sorgulamayı seçmediği…
Gerçek bir sanatçı ev kadınlarına bir kilo kıymayla beş ayrı yemek yapmanın sırlarını açıklamıştı, zerre kadar ilgi görmedi.
Kara para kasası bir zibidinin oturduğu villa, bindiği otomobil her zaman sosyal medyada yankı uyandırdı.
Kendisinde olmayanı başkasında aramayı sevenler sorgulamayı seçmediği içindir ki gerçekler askıda kaldı.
O güzel insanlar da mazide kaldı.
Cehalete ve kolay kazanca prim verenlerin paraya boğduğu sosyal medyadaki trolleri kıt kanaat yaşayan onurlu gazetecilere mi değişeceğim.
Değişen utansın! *** Ucuz haberlerle beslenen kadınlar da bu meselenin içindedir.
Onların yıllardır nasıl yaşadıklarını ve bıraktıkları izleri görüyoruz.
Yatarken giymediklerini sahnede giyen ucuz şarkıcılar pespaye duruşlarını ne kadar ifşa ederlerse o kadar değer buluyorlar.
Onlar asıl filmlerini de gelecek zamanlara saklıyorlar, bugün kurdukları 'turşulara' yarın paha biçilmeyeceğini bildikleri için.
Otobüs duraklarındaki kızların verdiği onurlu mücadeleyi, kafa koparan magazin şöhretlerine mi değişeceğim?
Değişen utansın! *** Televizyon dizilerindeki şatafatlı hayatlarda insanlar mışıl mışıl uyutulurken, bizler uyanmak için kitap okuruz hala.
Kalple dil arasındaki mesafeyi bile hesap edemeyenler bizim göz hizamızda yer bulamaz.
Çocuklarımızı onlardan nasıl sakınmamız gerektiğini her fırsatta haykırırken gerçek sanata değer veririz, haysiyetli duruşa göndeririz alkışlarımızı.
Yeşilçam filmlerinde her türlü nezaketi ve ahlakı simgeleyen o güzel insanları, şimdi sinemayı küfür bataklığına çeviren edepsizlere mi değişeceğim.
Değişen utansın! *** Bir adam tanırdım başkasının çocuğu hastalansa kolundaki saatini satardı ilaç parasına.
Kimseyi satmazdı en dar gününde bile.
Bir demli çayla huzur bulurken herkese ısmarlardı.
Cebinde olmasa da gönlünden öderdi her şeyin bedelini.
Sabah işine gidip akşam evine işsiz dönen ve bu şartlar altında bile onurundan ödün vermeyen namuslu babaları, haram yiyerek kasalarının hacmini genişleten hırsızlara mı değişeceğim?
Değişen utansın! *** Hayat bazen bir fırına girip, ihtiyaç sahibi insanlar için iplere asılan ekmeklerin yerine ulaştığını düşünüp huzur bulmaktır.
Gerektiğinde o ekmeklerin parasını ödemek ve ödeyenlerin var olduğunu bilmek vicdanla ilgilidir.
Çünkü hayatı terbiye eden vicdandır o vicdanı da herkeste bulamıyoruz.
O güzelim vicdanlı insanları, insanlık adına kılı bile kıpırdamayan haram müptelası kansızlara değişeceğim.
Değişen utansın!
Dikkat dikkat!
Küçücük kız çocukları trafik ışıklarında ya dilendiriliyor ya da mendil satıyorlar.
Onların arkasında sömürü çakalları olduğu muhakkak.
Bir kız çocuğunu bu hale düşürmek ve kanını emmek suç değil mi?
O çocuğunun içler acısı haline seyirci kalmak birilerini rahatsız etmiyor mu?
Bugün kaybolan çocukları sayarken, o küçücük kızlar ticaret erbabı mı sayılıyor yoksa?