Haber Detayı

Olimpiyatlarda skandal iddia: Sporcular, cinsel organlarına asit mi enjekte ettiriyor?
Güncel chip.com.tr
10/02/2026 23:19 (8 saat önce)

Olimpiyatlarda skandal iddia: Sporcular, cinsel organlarına asit mi enjekte ettiriyor?

Bazı kayakla atlama sporcularının, tulumların daha geniş dikilmesi için ölçüm sırasında sıra dışı yollara, cinsel organlarına asit enjekte ettirmeye başvurduğu iddia edildi. Uzmanlar, olası sağlık risklerinin kazanılacak mesafeden çok daha büyük olduğunu vurguluyor.

İster yaz ister kış olsun, olimpiyat oyunlarının dopingle ilgili skandallara pek yabancı olmadığını söyleyebiliriz.

Eğer bir maddeyi vücuda enjekte ederek rakiplerin önüne geçme ihtimali varsa, birilerinin bunu deneme riskini alması şaşırtıcı değil.

Ancak Milano-Cortina'da gerçekleşen bu yılki Kış Olimpiyatları, spor tarihinin belki de en tuhaf ve rahatsız edici söylentilerinden birine ev sahipliği yapıyor.İlk olarak Alman basınında yer alan iddialara göre, bazı kayakla atlama sporcuları, avantaj sağlamak için cinsel organlarına parafin veya hyaluronik asit enjekte ediyor.

Peki, bir sporcu neden böyle tehlikeli ve absürt bir yönteme başvurur?

Kayakla atlamada sporcular, özel tasarlanmış eğimli bir rampadan aşağı kayıp en uzak noktaya uçmaya çalışıyor.

Bu süreçte sadece atlayış mesafesi değil, sporcunun havada sergilediği stil de puanlanıyor.

Tahmin edilebileceği gibi fiziksel büyüklük atlama mesafesini arttırmıyor.

Ancak kıyafetlerdeki ufacık değişimler, atlayış performansını ve mesafesini doğrudan etkiliyor.Milimetrik hesaplar ve kıyafet hilesiKayakla atlamada kullanılan tulumların vücuda ne kadar sıkı oturduğu, aerodinamik performans için hayati önem taşıyor.

Yapılan bilimsel çalışmalar, tulum genişliğindeki her 2 santimetrelik artışın, hava direncini yaklaşık %4, kaldırma kuvvetini ise %5 oranında artırdığını gösteriyor.

Sayısal simülasyonlara göre, tulumun tolerans payındaki 2,8 santimetrelik bir genişleme, atlayış mesafesini yaklaşık 5,8 metre uzatabiliyor.İşte bu noktada kural ihlalleri devreye giriyor.

Daha önce Norveçli bazı sporcuların tulumlarını gizlice yeniden diktirerek yüzey alanını genişlettikleri için ceza almaları, bu konudaki rekabetin ne kadar ileri gidebileceğini zaten kanıtlamış durumda.İşte, cinsel organa yapılan enjeksiyon iddiaları tam da bu ölçüm aşamasıyla ilgili.

Sporcuların tulumları dikilmeden önce vücut ölçüleri çok sıkı kurallar altında alınıyor.

Kurallar, tulumun vücudun herhangi bir noktasında en az 2, en fazla 4 santimetre bolluk payına sahip olması gerektiğini söylüyor.

Söylentilere göre bazı sporcular, ölçüm sırasında o bölgeyi geçici olarak şişirerek tulumun o kısmını daha geniş diktiriyor.

Yarış sırasında ise bu yapay şişkinlik indiğinde, tulumun içinde kalan boş alan bir tür “hava yastığı” veya “kanat” görevi görerek sporcunun havada daha uzun süre kalmasına yardımcı oluyor.Sağlık riskleri endişelendiriyorAncak bu yöntem, rakiplere karşı sağlanan o çok küçük avantajın yanında korkunç sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. “Paraffinoma” adı verilen durum, enjekte edilen yağın dokular tarafından emilememesi sonucu deri altında kistlerin oluşmasına ve sağlıklı dokunun yerini “İsviçre peyniri” benzeri bir yapının almasına neden olabilir.

Daha “masum” görünen hyaluronik asit bile yanlış dozda veya teknikle uygulandığında şiddetli ağrı, deformasyon, enfeksiyon ve kalıcı cinsel işlev bozukluklarına yol açabiliyor.Uzmanlar, nadir durumlarda bu enfeksiyonun kangrene çevirip organ kaybına kadar gidebileceği konusunda endişeli.

Henüz bu yöntemi kullanan biri kesin olarak yakalanmasa da, sadece birkaç metre daha uzağa atlamak için böyle bir riske girmek, spor etiğinin ve insan sağlığının sınırlarını zorlayan karanlık bir tablo demek...

İlgili Sitenin Haberleri