Haber Detayı
Türkiye-AB İşbirliği Konferansı Yapıldı
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Türkiye’de Sonuç Odaklı İzleme Projesi'nin dördüncü fazı kapsamında düzenlenen açılış konferansında, “Sayın Genişleme Komiseri Kos cuma günü buradaydı. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız kabul etti. Bakanımızla 1,5 saati aşan bir görüşme yaptılar. Maliye Bakanımızla görüştü. Sayın Ticaret Bakanımızla görüştü ve yeni bir AB ile yeni bir ortam içindeyiz. Çünkü civarda olanlar hem AB’nin çevresinde hem bizim çevremizde olanlar aynı coğrafyalarda olanlar hepimizi etkiliyor” dedi.
(ANKARA) - Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Türkiye'de Sonuç Odaklı İzleme Projesi'in dördüncü fazı kapsamında düzenlenen açılış konferansında, "Sayın Genişleme Komiseri Kos, cuma günü buradaydı.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız kabul etti.
Bakanımızla 1,5 saati aşan bir görüşme yaptılar.
Maliye Bakanımızla görüştü.
Sayın Ticaret Bakanımızla görüştü ve yeni bir AB ile yeni bir ortam içindeyiz.
Çünkü civarda olanlar hem AB'nin çevresinde hem bizim çevremizde olanlar aynı coğrafyalarda olanlar hepimizi etkiliyor" dedi.Türkiye'nin AB'ye üye sürecini destekleyen Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında uygulanan Türkiye'de Sonuç Odaklı İzleme İçin Teknik Destek Projesi'nin dördüncü fazı açılış konferansı, Ankara'daki Grand Mercure Otel'de yapıldı.Konferansa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Türkiye ve AB'den ilgili kurum ve paydaşların temsilcileri katıldı.Konferansı açılış konuşmalarını Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Barbaros Murat Köse, AB-Türkiye Delegasyonu İşbirliği Başkanı Maria Lusia Wyganowski ve Dışişleri Bakanı Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Bozay yaptı.Barbaros Murat Köse, Türkiye'nin tam üyelik sürecinde AB ile yürüttüğü Mali İşbirliği mekanizmasının yalnızca bir finansman aracı olmadığını aynı zamanda reform süreçlerini destekleyen, kurumsal kapasiteyi güçlendiren ve aktörler arasında sürdürülebilir ilişkiler kurulmasına imkan tanıyan çok önemli bir enstrüman olduğunu kaydetti.Köse, "Kısaca IPA olarak adlandırdığımız Katılım Öncesi Mali İşbirliği aracı kapsamında uygulanan program ve projeler ülkemizin tam üyelik sürecinde somut ve kalıcı sonuçlar üretilmesine önemli katkı sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de Sonuç Odaklı İzleme Projesi'nin bu amaca hizmet eden önemli bir proje olduğunu vurgulayan Köse, sözlerini şöyle sürdürdü:"Projelerde izleme faaliyetleri yalnızca planlanan çalışmaların yapılıp yapılmadığını takip etmekten ibaret değil, aynı zamanda projenin hedeflerine ne ölçüde yaklaştığını, kaynakların ne kadar etkin kullanıldığını, varsa yaşanan sorunları ortaya koyan, sonuçların beklenen etkiyi üretip üretmediğini belirleyen stratejik bir yönetim aracıdır.
Sonuç odaklı izleme ise proje ve programların ilgili düzenlemeler ve güncel metodoloji çerçevesinde değerlendirilmesini sağlayan sistematik ve adından da anlaşılacağı üzere sonuç temelli bir izleme yaklaşımıdır."Sonuç odaklı izleme faaliyetleri planlanan hedeflere ulaşma sürecinde olası risk ve sapmaların erken aşamada belirlenmesine imkan tanıyan etkin bir uyarı mekanizması olarak da öne çıkmaktadır.
Ayrıca hazırlanan izleme raporları ve tematik analizler gelecek dönem programlama ve proje hazırlık süreçlerine önemli girdiler oluşturmakta ve AB mali yardımlarının genel performansının değerlendirilmesine ve kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sunmaktadır.
Bu bağlamda sonuçlara odaklanan güçlü bir izleme sistemi hem hesap verebilirliğin sağlanması hem de proje ve programların beklenen etkiyi yaratması açısından büyük önem taşımaktadır.""Faaliyetleri hayata geçirme konusunda oldukça başarılıyız"AB-Türkiye Delegasyonu İşbirliği Başkanı Maria Lusia Wyganowski, AB'nin ne kadar para harcardığıyla ya da kaç faaliyeti finanse ettiğiyle değerlendirilmediğini kaydederek, "AB, çok daha önemli bir şeyle değerlendirilir: Eylemleriyle.
Bu eylemler insanlar, kurumlar ve gelecek için gerçekten bir fark yaratıyor mu?
Bugün burada olmamızın nedeni tam olarak budur.
Bugün buradayız, çünkü sonuç odaklı izleme yapıyoruz.
Faaliyetleri hayata geçirme konusunda oldukça başarılıyız.
AB ile Türkiye arasındaki yıllara dayanan işbirliği boyunca bunu defalarca kanıtladık" ifadelerini kullandı.Eğitimler, çalışmalar, ekipmanlar, reformlar ve yatırımlar gibi faaliyetleri hayata geçtirdiklerini anca bunların her zaman etki anlamına gelmeyeceğini bildiklerini belirten Wyganowski, şöyle konuştu:"Çaba, kendiliğinden kalıcı değişim yaratmaz.
Sonuç Odaklı İzleme, odağımızı ne yaptığımızdan çok ne başardığımıza kaydırmamıza yardımcı olur.
Basit ama birka. güçlü soru: eylem gerçek ihtiyaçlarla ne kadar ilgili?
Sonuçlar elde ediliyor mu?
İyi yönetiliyor mu?
Elde edilen sonuçların kalıcı olma ihtimali var mı?
Evet, bu sorular biraz Brüksel sorularını andırıyor olabilir.
Ancak gerçekte bunlar hepimizin ortak soruları; çünkü hepimiz kaliteye, güvenilirliğe ve etkiye önem veriyoruz."Sonuç Odaklı İzleme sorunları erken aşamada fark etmek, nelerin geliştirilebileceğini belirlemek, halihazırda iyi işleyen unsurları güçlendirmek ve hepimizin zamanında daha iyi kararlar almasına yardımcı olmakla ilgilidir.
Sonuç Odaklı İzleme'yi düşündüğümde, onu bir sağlık kontrolü gibi görüyorum.
Projelerin doğru yolda kalmasına ve ortaklıkların güçlü ve etkili olmasına yardımcı olur.
AB için Sonuç Odaklı izleme, vatandaşlara ve kurumlarımıza karşı hesap verebilirliğin temel bir unsurudur.
Bakanlıklar ve ortaklar için Sonuç Odaklı İzleme; kalite, güvenilirlik ve öğrenme aracıdır.
Uygulayıcı ortaklar için ise sonuçları göstermek, profesyonelliği ortaya koymak ve performansı geliştirmek için bir fırsattır.
Kısacası Sonuç Odaklı İzleme, bir gereklilik olarak değil, ortak bir araç olarak görüldüğünde en iyi sonucu verir.
Türkiye'deki gibi karmaşık ve iddialı bir ortaklıkta, sonuçlara odaklanmak bir lüks değil, bir zorunluluktur.""Önümüzdeki dönemin nereye evrileceğini bilemiyoruz"Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay da AB Konseyi'nin dün yayımlanan bir raporuna atıfta bulunarak, "Çok önemli bir döneme giriyoruz.
Bahsettiğimiz 120 projenin üç yıl içindeki sonuçları Türkiye'nin gelişiminde, Türkiye'nin istikrar yolunda da çok önemli bir belirleyici unsur olacak" ifadelerini kullandı.
Bozay, rapordan şu alıntıyı yaptı:"AB'nin 22 saat önce çıkan raporunda şundan bahsediyorlar.
Diyorlar ki, belirsizlik.
Herkesin şu anda bildiği şey, önümüzdeki dönemin nereye evrileceğini bilemiyoruz.
Yeni kurallarla, yeni kaidelerle oynamak diyor.
Raporun içinde Türkiye ile ilgili dokuzuncu sayfasında şunu söylüyor.
Bunu okuyacağım çünkü bizim yapacağımız projelerin de bu oryantasyonda, bu yönlendirmede olmasında ve bizim nasıl algılandığımızı projeleri birlikte yürüttüğümüz AB tarafından onu bilmemizde fayda olduğu için bu alıntıyı sizlere okuyorum: 'Dünya genelinde orta ve bölgesel güçler nüfuslarını genişletmek için coğrafya, ekonomik ağırlık ve diplomatik esneklikten yararlanmaktadır.
Türkiye 2025 yılında Ukrayna ve Rusya arasında tahıl sevkiyatını kolaylaştırarak Kiev'e tedarik sağlarken, Moskova ile kanalları koruyarak ve Gazze konusunda kendisini kilit bir muhatap olarak konumlandırarak profilini yükseltti.
Aynı zamanda Suriye üzerindeki etkisini güçlendirdi. 2026'da NATO Zirvesi ve COP'a ev sahipliği yapmak, Türkiye'ye Batı, Rusya, Orta Asya ve daha geniş Müslüman dünyası arasında köprü kuran özerk bir üçüncü kutup olarak imajını güçlendirmek için olağanüstü bir platform sağlayacaktır.'""Oyunun kuralları değişiyor deniliyor ama oyunun kitabı değişti"Raporun ilgili bölümünün AB Konseyi'nin Türkiye'yi algılama şekli olduğunu belirten Bozay, şu değerlendirmeleri yaptı:"Niye böyle algılanıyor?
Sizin yaptığınız projelerin, hep birlikte kolektif olarak devletimiz için, milletimiz için yaptığımız çalışmaların sonucu bu.
Çünkü bu bahsettiğiniz sizin üzerinde durduğunuz alanlar ana alanlar.
Oyunun kuralları değişiyor deniliyor ama oyunun kitabı değişti, playbook değişti.
Şimdi bu değişimde bizim de bu projelerimizle birlikte neler yapacağız onlara bakmamız gerekiyor.
Bu kapasiteyi de taşıyoruz.
Sayın Genişleme Komiseri Kos Cuma günü buradaydı.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız kabul etti.
Bakanımızla 1,5 saati aşan bir görüşme yaptılar.
Maliye Bakanımızla görüştü.
Sayın Ticaret Bakanımızla görüştü ve yeni bir AB ile yeni bir ortam içindeyiz.
Çünkü civarda olanlar hem AB'nin çevresinde hem bizim çevremizde olanlar aynı coğrafyalarda olanlar hepimizi etkiliyor.
Bu yönde yapacağımız çalışmalarda da sonuç odaklı diyoruz ya sonuç odaklı somut neler çıkaracağız ona bakmamız gerekecek."AB Başkanlığı'nın işbirliği içinde olduğunu, Başkanlık'ta çalışan uzmanların dünya çapında ve Avurpa çapında çok büyük potansiyele sahip olduğunu dile getiren Bozay, bunun kullanılması gerektiğini ifade etti.Bozay, böyle bu yoğunluk içinde Türkiye'nin komşularıyla da çok yakın işbirliği içinde olduğunu belirterek, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetlisi olarak Yunanistan Başbakanının geleceğini, ertesi gün de Sırbistan Cumhurbaşkanının Türkiye'yi ziyaret edeceğini bildirdi.