Haber Detayı
Reis Gıda yarım asırlık tecrübesiyle Türk bakliyatını dünyanın 26 ülkesine taşıyor
Reis Gıda, yarım asra yaklaşan marka tecrübesini ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis'in hikayesini, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü dolayısıyla düzenlediği etkinlikte paylaştı.
Reis Gıda, yarım asra yaklaşan marka tecrübesini ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis'in hikayesini, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü dolayısıyla düzenlediği etkinlikte paylaştı.Etkinlik, Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Nilay Reis, sektör temsilcileri ve şirket yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirildi.Dünya genelinde bakliyat üretiminin gelecek 10 yılda yüzde 25 artışla 126 milyon tona ulaşması bekleniyor.
Aynı dönemde küresel bakliyat ticaret hacminin 23 milyon tona, kişi başı yıllık tüketiminin ise 8,6 kilograma yükselmesi öngörülüyor.
Bu göstergeler, bakliyatın üretimden tüketime uzanan zincirde stratejik bir ürün grubu olarak konumlandığını gösterirken, dünya genelinde bakliyat üretimi, tüketimi ve ticaretinde de istikrarlı bir gelişim yaşanıyor.Türkiye'de de atıl tarım alanlarının bitkisel üretime açılmasıyla ve planlı üretim modeliyle bakliyat üretiminin, 2,5 milyon tonun üzerine ulaşması bekleniyor.Türkiye'de, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 2025'te bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 4 artışla 12 milyar 367 milyon dolar seviyesine ulaştı.
Aynı dönemde küresel bakliyat pazarının büyüklüğünün yaklaşık 82,4 milyar dolar seviyesinde olması, Türkiye'nin bu pazardaki konumunu ve büyüme potansiyelini ortaya koyuyor.Reis Gıda ise yarım asırdır desteklediği Türk tarımını, Türkiye'nin bu alandaki güçlü konumunu yurt içinde tarımı dönüştürerek yurt dışında ise yeni pazarlara açılma hedefiyle, yaklaşık 26 ülkeye ihracat gerçekleştirerek ve 4 kıtaya Türk bakliyatını ulaştırarak sürdürüyor.Dünya fiyatlarının üzerinde ihracat başarısıReis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türk çiftçisinin ürettiği ürünlerin hem iç hem de dış pazarda değer görmesini hedefleyerek yola çıktıklarını, bugün geldikleri noktanın ticari bir başarı olmaktan öte Türkiye'nin bir markası olarak dünyada yer alma meselesi olduğunu söyledi.Dünya tarım ürünleri ihracatında ilk 10'da yer alan Amerika, Hollanda, Almanya, Fransa, Avustralya, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelere, Türkiye'de yetişen ürünleri dünya fiyatlarının üzerinde satabilme başarısını gösterdiklerine dikkati çeken Reis, bu durumun hem Türkiye açısından hem de Türk çiftçisinin ürettiği ürünlerin ve Türkiye topraklarının bereketinin dünyaya gösterilmesi açısından son derece önemli olduğunu anlattı.Farklılaşma ve markalaşmayla gelen başarıReis olarak yıllar önce yola çıkarken farklılaşmayı ve markalaşmayı bir arada gerçekleştirme hedefiyle hareket ettiklerini vurgulayan Reis, "Bugün bu noktaya gelmemizin temel nedeni, halk sağlığını önceleyerek en kaliteli ürünü en iyi şartlarda ve uygun fiyatla Türk tüketicisiyle buluşturmuş olmamızdandır.
Kalite ve erişilebilir fiyat, bizim temel ilkemiz oldu." şeklinde konuştu.Reis, bakliyatın taşıdığı stratejik önemin daha da arttığına değinerek, dünyada bu konudaki gelişmelere ve Türkiye'nin bu alandaki potansiyeline ilişkin şunları kaydetti: "Bugün dünyada bakliyata yönelim artıyor.
Son 20-30 yıla baktığımızda hem ekim alanlarının hem de kişi başı tüketimin arttığını görüyoruz.
Türkiye ise her şeyden önce bir bakliyat ülkesi.
Pek çok ürünün 'gen merkezi' olarak kabul edilebilecek bir konumdayız.
İklim şartlarımız, topraklarımızın bereketi ve tohum çeşitliliğimizle bu artan küresel talebi karşılayabilecek büyük bir potansiyele sahibiz.
Türkiye, tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6-7 milyar dolarlık fazla veriyor ve biz bu rakamı daha da artırabiliriz.Türkiye'de 1990 yılında yaklaşık 2 milyon 12 bin ton bakliyat üretimi gerçekleşmişti. 2024-2025 sezonunda iklim koşulları nedeniyle bir miktar düşüş olsa da 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Tarım ve Orman Bakanlığının planlı üretim modeliyle atıl durumdaki arazilerin yeniden bitkisel üretime kazandırılması mümkün.
Türkiye'nin 2,5-3 milyon tonluk üretim potansiyeli var.
Bu konu hem iç tüketimin karşılanmasında hem de ihracat açısından oldukça önemli."Reis Bakliyat Köyleri projesiyle yerli üretim hamlesiMehmet Reis, Reis Gıda'nın Türkiye'nin tarım alanındaki potansiyeline sağladığı katkılara değinerek, kuruldukları günden bu yana sosyal sorumluluk projelerinin içinde yer aldıklarını, iklim değişikliği, israf ve sürdürülebilirlik gibi konulara odaklandıklarını ve Tarım ve Orman Bakanlığının "Sofrana Sahip Çık" projesinde yer aldıklarını aktardı.Türk tarımına katkı sağlamak amacıyla 2020'de hayata geçirdikleri Reis Bakliyat Köyleri projesi kapsamında Trakya Araştırma Enstitüsünden aldıkları yerli tohumlarıyla Samsun Bafra'da yaklaşık 480 dönüm arazide pirinç ekimi gerçekleştirdiklerini anlatan Reis, aynı yıl Bolu'nun Çamyayla köyünde kadın kooperatifleriyle bakliyat üretimine başladıklarını anlattı.Bu projelerini 2022, 2023 ve 2025 yıllarında sürdürdüklerini anımsatan Reis, son olarak Niğde'nin Çarıklı köyünde ata tohumlarıyla üretim gerçekleştirdiklerini ve bu çalışmalarla, yerli ve yerel tohumların nesilden nesle aktarılmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.22 bin metrekarelik yeni yatırımlarla kapasite artışıTürkiye'de üretimin artmasından yana olduklarını ve bu hedefe doğru sürekli çalıştıklarını vurgulayan Reis, sözlerini şöyle tamamladı: "Gelecek dönemde, inşaatına başladığımız yaklaşık 22 bin metrekarelik bir alanda kapasite artışına gideceğiz.
Bu yatırım, mevcut fabrikamıza çok yakın bir noktada, İstanbul Esenyurt'ta olacak.
Bunun yanında Türkiye'nin farklı bölgelerinde de faaliyetlerimiz var.
Elbette ihracatımızı artırmak ve kapasitemizi büyütmek hedeflerimiz arasında.Ancak bizim için en önemli konu, Türkiye topraklarında üretim yapan çiftçimiz.
Onların daha fazla kazanmasını ve daha fazla üretim yapmalarını istiyoruz.
Bu nedenle onları desteklemek için bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Halihazırda yaklaşık 26 ülkeye ürün gönderiyoruz.
Ancak bu ülkelere satış yapabilmek ve daha üst pazarlara çıkabilmek için öncelikle iç tüketimi karşılayacak düzeyde üretim yapılması gerektiğine inanıyoruz."