Haber Detayı
Yapay zekâ her telefona girecek mi? Kullanıcılar kararsız
Yeni bir araştırmaya göre kullanıcıların önemli bir bölümü akıllı telefonlarda yapay zekâ özelliklerine sıcak bakmıyor. Gizlilik, maliyet ve ihtiyaç fazlası endişeleri öne çıkıyor.
Son dönemde yapılan teknoloji etkinlikleri ve üst düzey yöneticilerin açıklamaları, yapay zekânın artık her cihaza entegre edilmesi gerektiği algısını güçlendiriyor.
Özellikle akıllı telefonlar, Apple, Google ve Samsung gibi büyük markalar için yapay zekâ rekabetinin merkezinde yer alıyor.
Şirketler, yeni nesil cihazlarında yapay zekâyı temel özelliklerden biri haline getirmeye çalışıyor.Ancak sahadaki tablo ile şirketlerin anlattıkları her zaman örtüşmüyor.
Tüketici araştırma şirketi Circana tarafından yayımlanan yeni bir rapor da bu farkı net şekilde ortaya koyuyor.Tüketicilerin önemli bir kısmı yapay zekâya mesafeliCircana’nın raporuna göre, ABD’de 18 yaş ve üzeri kullanıcıların yüzde 86’sı cihazlarının yapay zekâ destekli özelliklere sahip olduğunun farkında.
Buna karşın kullanıcıların yüzde 35’i bu özellikleri kullanmak istemediğini açıkça belirtiyor.Yapay zekâya karşı olan katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, mevcut cihazlarının zaten ihtiyaçlarını karşıladığını söylüyor.
Yüzde 59’luk bir kesim gizlilik endişelerini öne çıkarırken, yüzde 43’ü ise talep etmedikleri özellikler için ek ücret ödemek istemediklerini ifade ediyor.
Yapay zekânın fazla karmaşık olduğunu düşünenlerin oranı ise yalnızca yüzde 15.Bu veriler, kullanıcıların yapay zekâyı anlamadığı için değil, ihtiyaç duymadıkları için mesafeli durduğunu gösteriyor.Genç kullanıcılar yapay zekâya daha sıcak bakıyorRaporda dikkat çeken bir diğer detay ise yaş grupları arasındaki fark.
Yapay zekâ özelliklerinin farkında olan kullanıcıların yüzde 65’i, bu teknolojiyi en az bir cihazında görmek istediğini belirtiyor.
Özellikle gençler bu konuda daha istekli.18–24 yaş aralığındaki kullanıcılar arasında yapay zekâya ilgi oranı yüzde 82’ye kadar çıkıyor.
Circana Kıdemli Analisti Sara Rosenman’a göre yapay zekâ, şu an için temel bir satın alma kriteri olmaktan ziyade “olsa iyi olur” kategorisinde yer alıyor.Apple yapay zekâ yatırımlarını büyütüyorTüm bu tabloya rağmen Apple, yapay zekâ tarafında geri adım atmıyor.
Şirket, Google ile yaptığı iş birliği kapsamında yeni nesil Apple Foundation Models’ı Google’ın Gemini teknolojisi ve bulut altyapısı üzerine inşa edeceğini açıkladı.Şu ana kadar Apple Intelligence, bildirim özetleri gibi sınırlı özelliklerle kullanıcıların karşısına çıktı.
Ancak bu özellikler, iOS 18’in en çok eleştirilen yenilikleri arasında yer aldı.
Yıl içinde kullanıma sunulması beklenen Gemini destekli yeni Siri sürümünün ise daha kapsamlı yapay zekâ özellikleriyle gelmesi öngörülüyor.Kullanıcı beklentileri ile şirket stratejileri örtüşmüyorRapora göre şirketlerin geliştirdiği yapay zekâ çözümleri ile kullanıcıların gerçekten istediği özellikler arasındaki mesafe giderek açılıyor.
Bu durum yalnızca Apple ile sınırlı değil.
Microsoft da Windows’a entegre ettiği Copilot ve Recall gibi yapay zekâ araçları nedeniyle benzer eleştirilerle karşı karşıya.Microsoft’un destek forumlarında açılan “Neden yapay zekâyı reddetme seçeneğimiz yok?” başlıklı konu, çok sayıda kullanıcıdan sert tepkiler aldı.
Kullanıcılar, talep etmedikleri özelliklerin zorunlu olarak sunulmasından rahatsız olduklarını dile getiriyor.Yapay zekânın bir de maliyeti varTartışmanın bir diğer boyutu ise ekonomik yük.
J.P.
Morgan’ın 2025 sonunda yayımladığı bir rapora göre, yapay zekâ sektörünün 2030’a kadar yapılacak yatırımlardan yalnızca yüzde 10 getiri sağlayabilmesi için yıllık yaklaşık 650 milyar dolarlık gelir üretmesi gerekiyor.Bu rakam, teorik olarak her iPhone kullanıcısının ayda yaklaşık 35 dolar ödemesi anlamına geliyor.
Circana’nın bulguları ise kullanıcıların şu aşamada yapay zekâ özellikleri için ekstra ödeme yapmaya pek istekli olmadığını ortaya koyuyor.Şirketler için mesaj netRapora göre yapay zekâ kısa vadede ortadan kalkacak bir teknoloji değil.
Ancak şirketlerin, milyarlarca dolarlık yatırımlara devam etmeden önce kullanıcıların gerçek beklentilerini daha iyi analiz etmesi gerekiyor.
Sara Rosenman’a göre yapay zekânın kullanıcı ekosistemlerinde kalıcı bir yer edinmesi için öncelikle temel işlevlerin netleşmesi ve güven ortamının oluşturulması şart.