Haber Detayı

Bursa'nın ekim ayında susuz kalan barajları yağışlarla dolmaya başladı
Güncel haberler.com
10/02/2026 11:54 (1 saat önce)

Bursa'nın ekim ayında susuz kalan barajları yağışlarla dolmaya başladı

Bursa'nın Doğancı ve Nilüfer barajları, etkili yağışların ardından yeniden su tutmaya başladı. Ancak uzmanlar, su güvenliğinin sağlanması için kayıp kaçak oranlarının azaltılması ve su tasarrufuna dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bursa'nın geçen ekim ayında susuz kalan Doğancı ve Nilüfer barajları etkili olan yağışların ardından yeniden su tutmaya başladı.Yıldırım, Nilüfer, Osmangazi, Gürsu, Kestel ilçeleri ile Mudanya ilçesinin bir kısmının içme suyu ihtiyacını karşılayan 60 milyon metreküp kapasiteli Nilüfer ve 125 milyon metreküp kapasiteli Doğancı barajı, kurak geçen günlerin ardından etkili olan yağışlarla yeniden canlanıyor.Ekimde doluluk oranı yüzde 1'in altına düşen, şebekeye su aktarımının yapılamadığı ve bir süre 12'şer saatlik planlı su kesintilerinin uygulandığı kentteki iki baraj, Uludağ'dan gelen kar suları ve bölgede etkili olan sağanakla besleniyor.Ortalama doluluk oranı yüzde 38,02 olarak ölçülen iki barajdaki su durumu, son 5 yılın aynı dönemleriyle aynı ortalamaya ulaştı."10 birim su yola çıktığında 4-5 birimimiz musluğa gelmeden kayboluyor"Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç.

Dr.

Efsun Dindar, AA muhabirine, son yağışların ardından barajlardaki su seviyesinin artmaya başladığını ancak yağışlar nedeniyle rehavete kapılmamak gerektiğini söyledi.Dindar, barajların doluluk oranlarının her yıl bu mevsimlerde artmaya başladığını belirterek, "Uzun vadede düşündüğümüzde maalesef halen daha kritik bir eşikte olduğumuzu söylemek mümkün." dedi.Bu yılın da kurak gitmesi halinde su sıkıntısının yaşanabileceğini anlatan Dindar, şöyle konuştu: "Geçen yılki gibi kurak, yağışsız bir yaz dönemi yaşarsak şu anki doluluk oranı maalesef bizi kurtaracak düzeyde değil.

Su güvenliğini sadece baraj doluluk oranları üzerinden artık konuşmak geçerli, kalıcı bir çözüm de değil.

Biz suyu sadece barajlarda toplayarak suyumuzun güvence altında olmadığını anladığımız bir süreçten geçiyoruz.

Kayıp kaçak oranları halen daha 40-50'ler seviyesinde. 10 birim su yola çıktığında 4-5 birimimiz musluğa gelmeden kayboluyor.""Su oranlarından ziyade suyumuzu nasıl koruduğumuza odaklanalım"Dindar, su tasarrufuna dikkati çekerek, "Tarımsal anlamda 'salma' sulamanın terk edilmesi oldukça önemli çünkü tarımsal sulamada yapılacak 3 birimlik bir tasarruf, belki şehirde yapacağımız 10 birimlik bir tasarrufa denk gelecek.

Dolayısıyla tarımsal sulama anlamında da suyumuzu korumamız oldukça önemli." diye konuştu.Musluklardan akan suyla araba yıkama ve bağ bahçe sulamasının yapılmaması gerektiğinin altını çizen Dindar, "Burada yağmur hasadından tutun, kayıp kaçak oranlarımızın azaltılmasına, altyapı çalışmalarımızın kritik özellik taşıyanların yenilenmesi, bakımlarının yapılması gerekir.

Sanayide dönüşümün desteklenmesi hem de evlerde yapacağımız tasarrufla birlikte aslında bunu kümülatif bir etkiye dönüştürürsek, barajdaki su oranlarından ziyade suyumuzu nasıl ve ne kadar koruduğumuza odaklanırsak önümüzdeki süreçlerde olası riskleri daha kolay yönetebilir hale geliriz." ifadesini kullandı.Gelecek haftalar için de yağış beklentisi olduğunu hatırlatan Dindar, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer verimli bir şekilde yağarsa ve biz o yağışları toplayabilirsek o zaman bir nebze daha rahatlamış olacağız.

Ayrıca sadece tek başına baraj doluluk oranları bizim için yeterli bir gösterge olmayacak çünkü en ufak bir kriz durumunda yer altı sularına yükleniyoruz.

Yer altı suları, çok olağanüstü durumlarda kullanmamız gereken rezervlerimizken, biz kriz yönetiminde onlara başvuruyoruz.

Yer altı su seviyesinin azalması da bizim için oldukça büyük sıkıntı."

İlgili Sitenin Haberleri