Haber Detayı
Hiç kimsenin görmediği Elvis: 27 Şubat'ta tüm gizem çözülüyor
"Kral" lakaplı efsane sanatçının yıllardır aranan özel arşivleri, yönetmen Baz Luhrmann’ın dokunuşuyla beyaz perdeye taşınıyor. EPiC: Elvis Presley Konserde, izleyiciyi sanatçının sahne arkasındaki bilinmeyen dünyasına ve kendi anlatımıyla şekillenen hayat hikayesine götürüyor.
Rock'n Roll efsanesi Elvis Presley'in daha önce gün yüzüne çıkmamış görüntülerini içeren "EPiC: Elvis Presley Konserde" isimli belgesel, 27 Şubat'ta izleyiciyle buluşuyor.
Sony Music ve Bazmark Films gibi önemli yapım ortaklıklarıyla hayata geçirilen proje, sanatçının performanslarını ve kendi anlatımlarını odağına alıyor.Belgeselin yönetmen koltuğunda biyografik yapımlara olan ilgisiyle bilinen Baz Luhrmann oturuyor.
Proje, Elvis Presley'in uzun süredir kayıp olan arşiv kayıtlarının keşfedilmesiyle şekillendi.
Belgeselde sadece konser anları değil, sanatçının kendi hikayesini anlattığı bölümler de yer alıyor.Yapımın oyuncu kadrosunda Halle Bailey, Regé-Jean Page ve Nia Vardalos gibi isimler dikkat çekerken, belgeselin ana odağını tamamen sanatçının kendisi oluşturuyor.
Yapımcılar, bu çalışmayla müzik tarihinin en çok konuşulan figürlerinden birinin kariyerine farklı bir pencere açmayı hedefliyor.Bu projenin temelini, sanatçının kariyerinin zirvesinde olduğu dönemlerden kalma ve on yıllardır kayıp olduğu düşünülen ham görüntüler oluşturuyor.
Yönetmen Baz Luhrmann, bu materyalleri sadece restore etmekle kalmadı; aynı zamanda modern sinema teknolojilerini kullanarak izleyiciyi 1970’lerin Las Vegas sahnesine veya sanatçının özel mülkü Graceland’deki samimi anlarına götürecek bir kurgu hazırladı.Sony Music ve Authentic Studios’un iş birliği, sanatçının tüm müzik kataloğunun ve özel eşyalarının haklarına tam erişim sağlandığı anlamına geliyor.
Bu da belgeselin müzikal kalitesinin en üst seviyede olacağının sinyallerini veriyor.Elvis Presley’in hikayesi daha önce defalarca anlatılmış olsa da, "EPiC" projesi sanatçının insani yönüne ve sahne performanslarındaki teknik kusursuzluğa odaklanıyor.
Luhrmann’ın vizyoner yönetmenliği, sanatçıyı bir pop kültür figürü olmanın ötesine taşıyarak, müzikal dehasını bilimsel bir titizlikle ve estetik bir dille yeniden tanımlayacak.