Haber Detayı

Türkiye Somali’ye neden F-16 gönderdi, bu ülkeye yatırımların dönüşü oluyor mu: ‘Aldıklarımız ve verdiklerimizle artıya geçtiğimiz kanısındayım’
Türkiye cumhuriyet.com.tr
10/02/2026 04:00 (4 saat önce)

Türkiye Somali’ye neden F-16 gönderdi, bu ülkeye yatırımların dönüşü oluyor mu: ‘Aldıklarımız ve verdiklerimizle artıya geçtiğimiz kanısındayım’

Türkiye’nin Somali ile yakın ilişkileri, geçtiğimiz hafta ülkede Türk F-16’larının görülmesiyle yeniden gündeme geldi. Türkiye neden Somali’de bu kadar aktif, ülkeye hangi yatırımları yapıyor, bu yatırımların karşılığını alabiliyor mu?” gibi soruları yanıtlayan Eski Somali Büyükelçisi Kani Torun, “Türkiye, tabiri caizse Somali’yi kuyudan çıkardı. Bunun karşılığını da aldığımızı, artıya geçtiğimizi düşünüyorum” dedi. “Neden en geniş büyükelçilik yerleşkesi Somali’de” sorusunu da yanıtlayan Torun, Somaliland meselesine ilişkin de konuştu.

Somali, Türk kamuoyunun radarına, geçtiğimiz aralık ayında İsrail’in Somaliland’i tanımasıyla güçlü bir şekilde girdi.

Bu hamlenin hemen ardından Somali Cumhurbaşkanı Türkiye’yi ziyaret etti.

Türkiye, şu günlerde Somali’nin deniz yetki alanlarında araştırma faaliyetleri gerçekleştirecek.

TSK, üç savaş gemisini refakat için bölgeye gönderdi.

Geçtiğimiz hafta ise başkent Mogadişu’da Türk F-16’ları görüldü.

Millî Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili, “Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımızda yeni görevlendirilen unsurlarımız, Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır” açıklamasını yaptı.

Peki dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Somali’ye Türkiye’nin ilgisi neden?

Türkiye, Somali’deki varlığıyla ne hedefliyor?

Neden Türkiye’nin en geniş büyükelçilik yerleşkesi ve en büyük yurtdışı askeri üssü Somali’de?

Bu soruları, 2012 ile 2014 yılları arasında Mogadişu Büyükelçisi olarak görev yapan, Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Kani Torun, Cumhuriyet’e yanıtladı.

Torun, ülkedeki iç savaş nedeniyle kapalı kalan Türk Büyükelçiliğine 24 yıl sonra atanan ilk büyükelçi olmuştu. ‘TÜRKİYE, SOMALİ’Yİ KUYUDAN ÇIKARDI’ Kani Torun öncelikle, 2010’ların başında Türkiye’nin attığı ilk adımlardan bahsederek, “İlk girişim büyük ölçüde insani yardım şeklindeydi.

Devlet, cebinden çok fazla para harcamadan, halkı ve STK’ları mobilize etti.

Toplanan yardımlarla bazı yatırımlar yapıldı. 20 yıllık iç savaşın ardından yıkılmış bir devlet yapısı vardı.

Ülkenin toparlanması, sıfırdan yeni bir devletin kurulması, kurumların yerleşmesi, ülke içi barış, uzlaşma çalışmaları, terörle mücadele, uzun vadeli bir strateji olarak asker ve polisin eğitilmesi, Somali-Somaliland görüşmeleri… Türkiye, tabiri caizse o dönemde, Somali’yi kuyudan çıkardı” dedi.

NEDEN SOMALİ?

Torun, “Yardım eli neden Somali’ye uzatıldı?” sorusuna, “Aynı anda birkaç etken rol oynadı.

O esnada açlık ve kuraklık nedeniyle 200 bine yakın insan ölmüştü.

Kamuoyunda bir merhamet duygusu oluşmuştu.

O dönem başka herhangi bir Afrika ülkesi aynı şartlarda değildi. 20 yıl süren başka bir iç savaş yoktu.

Somali aynı zamanda tarihsel olarak da bizimle belli dönemlerde kesişmiş bir ülke.

Coğrafi olarak biraz uzak görünse de çok fazla uzak değil.

O topraklar, Osmanlı’nın belli dönemlerde vaziyet ettiği topraklar.

Bir de tabii ki coğrafi olarak stratejik bir konumda.

Bir tarafıyla Kızıldeniz'in girişini, diğer tarafıyla da Hint Okyanusu geçişini kontrol eden bir yer.

Bunların hepsi yapılan yardımda rol oynadı” yanıtını verdi.

BU YATIRIMLARIN GETİRİSİ NE?

Peki Türkiye bunların karşılığında ne aldı?

İki ülkenin ticaret hacmi 2024 yılında 384 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Bunun 363 milyon dolarını Türkiye’nin ihracatı oluşturdu.

Kani Torun, “Evet, ticaret hacmi çok artmadı.

Bunun en büyük sebeplerinden biri tek taraflı olması.

Somali’den buraya pek bir şey gelmiyor.

Ama ticaret hacminin ötesinde, Afrika’da çok iyi bir Türkiye imajı oluştu.

Rakamlarla hemen ifade edilmese de Türkiye'nin, Afrika ülkelerinin birçoğunda yatırımları arttı” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin bölgedeki sismik araştırmalarını da anımsatan Torun, “Açık sularda ciddi miktarda petrol olduğu konusunda bulgulara rastlandı.

Türkiye, bu bölgelerle ilgili Somali merkezi yönetimiyle bir anlaşma yaptı.

Buradan devletin kazançları olacak.

Dediğim gibi bu, bugünden yarına olmayabilir, birkaç yılı bulabilir ama uzun vadede Türkiye’nin artıya geçeceğini düşünüyorum.

Zaten şu anda da büyük ölçüde artıya geçildiği kanısındayım.

Somali'ye yatırılan para konusunda çok şey yazılıyor ama aslında harcamalar o kadar fazla değil.

Bunların bir kısmı zaten özel sektör yatırımı.

Onlar da para kazanıyor” dedi.

Türk şirketleri, Mogadişu Uluslararası Havalimanı’nı ve Mogadişu Limanı’nı işletiyor.

Türkiye, Somali’ye bir uzay üssü de kuracak. ‘TURKSOM İÇİN GENELKURMAY’I İKNA ETTİK’ Öte yandan Türkiye’nin yurtdışındaki en büyük askeri üssü Somali’de bulunuyor. 2017’de açılan, TURKSOM adı verilen bu üsle ilgili Kani Torun, “Burası bir askeri eğitim üssü olarak planlandı. 20 yıllık iç savaşın sonucunda Somali'nin eğitimli subay ve astubay kadrosu ya ülke dışına gitti, ya yaşlanıp ayrıldı.

Ortada sadece milis kuvvetleri kaldı.

Oysa bir devlet olabilmenin yolu düzenli orduya sahip olmak.

O yüzden o dönemde biz Genelkurmay’la konuştuk, onları ikna ettik.

Burada bir askeri akademi kuralım, hem subay hem de astubay yetiştirelim dedik.

Burası belli bir süredir mezun veriyor.

Uzun vadede ise tamamen Türkiye'nin eğitiminden geçmiş bir askeri ordu oluşacak” ifadelerini kullandı.

Somali’ye Türk F-16’larının “terörle mücadeleye katkı” amacıyla konuşlandırılmasıyla ilgili ise Torun, “Üssün kurulduğu yer, (terör örgütü) Eş-Şebab’ın etkin olduğu bir yer.

Tabii terörle mücadeleye katkı vermek denince uluslararası toplumdan da destek alınıyor.

Bunun getirdiği risk ise hedef olmak” sözlerini sarf etti.

NEDEN EN BÜYÜK BÜYÜKELÇİLİK SOMALİ’DE?

Benzer şekilde Türkiye’nin en geniş büyükelçiliği de Mogadişu’da yer alıyor. “Bunun sebebi ne” sorusuna Kani Torun, “O dönemde biz büyükelçilik binası ile ilgili çalışırken ülkenin güvenlik sorunundan dolayı, diğer kamu kurumlarının da burada konuşlanma ihtimalini düşündük.

Somali'nin o günkü güvenlik ortamında, diğer kamu kurumlarının güvenlik açısından savunulamaz hale gelmesi riskine karşı, buranın bir anlamda kale gibi olmasını istedik.

TİKA, Kızılay ve diğerleri de burada çalışsın dedik.

Büyük bir arsa aldık.

Kançılarya binası ile rezidans binası çok büyük değil, lojmanlar var orada.

Bayağı misafirhane türü yerler, sosyal tesisler var” yanıtını verdi. ‘İSRAİL FIRSATTAN İSTİFADE ETTİ’ Kani Torun, İsrail’in geçtiğimiz aralık ayında tanımasıyla dünyanın gündemine gelen Somaliland ile ilgili de konuştu. 2013’ten itibaren Somali ile Somaliland’i 3 kez bir araya getirdiklerini belirten Torun, bundan sonra Türkiye’nin bölgeye ilgisinin azaldığını savundu.

Torun, “İsrail bunu görüp işin içine girdi ve Somaliland’i tanıyarak bir anda orada stratejik bir kazanım elde etti.

Ancak ben yine de, uzun vadede İsrail'in orada konuşlanabileceğini düşünmüyorum.

Somaliland’in İsaaq klanı ayrılıkçı ama diğer dört klanı aslında ayrılmak istemiyor.

Yani nüfusun yarısı ayrılmak istiyor, diğer yarısı istemiyor.

Somali merkezi hükümeti, Northeast diye yeni bir federal bölge ilan etti ve Somaliland'in neredeyse yarısını merkezi hükümete direkt bağlanmış hale getirdi.

O bölgeye Somaliland kuvvetleri de giremiyor.

Dolayısıyla bağımsızlık tanınsa bile, tanınan bölge çok küçük bir bölge olarak kalacak.

Bir tek Berbera ve Hargeysa aksı kalıyor.

Ben bunun sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum.

Birleşik Arap Emirlikleri Berbera Limanı’nı işletiyor ama onlar da korkudan Somaliland’i tanıyamadı” değerlendirmelerini yaptı. ‘YATIRIMI SADECE MERKEZE YAPMAYALIM’ Torun son olarak, Türkiye’nin bölgede yalnızca merkezi hükümete yatırım yapmaması gerektiğini, diğer bölgelere de yatırım yapması gerektiğini söyleyerek, “Hem siyasi hem de ekonomik yatırım gerekiyor.

Türkiye’nin kurduğu denge hep Cumhurbaşkanı ve onun klanı üzerinden gidiyor.

Somali öyle bir yer değil, herkesle iş yapacaksınız.

Çünkü herkesin silahı var, herkes kendinin muhatap alınmasını istiyor.

Oradaki her federal bölgeyle bizim büyükelçimizin, Dışişleri’nin yakın ilişkisinin olması gerekiyor.

İnsani yatırım yapalım, okul, hastane yapalım.

İnsanların gönlünü kazanalım” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri