Haber Detayı

"Uzak pazarları hedeflerken yakını Çin’e kaptırmamalıyız
Ekonomi ekonomim.com
10/02/2026 00:00 (1 saat önce)

"Uzak pazarları hedeflerken yakını Çin’e kaptırmamalıyız

Türkiye’nin önemli ihracatçı sektörlerinden ev ve mutfak eşyaları, geçen yıl eksiyle kapadığı ihracatta daha da geriye düşmemek için fuarlara asıldı. İDDMİB Yönetim Kurulu Üyesi Talha Özger, hem iç ve hem de dış piyasada Çin’e karşı zorlu bir mücadele verdiklerini vurgulayıp, uzak pazarları hedeflerken yakın pazarların Çin’e kaptırılmaması gerektiği uyarısında bulundu

MERVE YİĞİTCAN - FRANKFURT Türk ev ve mutfak ürünleri sektörü, Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen ve sektörün dünyadaki en büyük buluşma noktalarından olan Uluslararası Tüketim Malları Fuarı – Ambiente 2026’da boy gösterdi.

Geçen yılı ihracatta yüzde 3-4 eksiyle kapatan sektör için fuar bu yıl daha anlamlı hale gelirken, firmalar 5 gün boyunca yeni ihracat işbirlikleri için yoğun mesai harcadı.

Tarife savaşları ve jeoekonomik gelişmelerin şekil verdiği küresel ticarette belirsizlikler birçok ülkede şirketleri bekle-gör pozisyonuna itince, bu durumun fuara genel katılımı da etkilediği görüldü.

Fuara katılım yaklaşık olarak yüzde 20 gerilerken, Türk firmalarının katılımında da benzer bir tablo ortaya çıktı.

Türk firmaların 1946’dan bu yana katıldığı fuara 29’uncu kez milli katılım düzenlenirken, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (İDDMİB) organizasyonunda bu yıl 82 Türk firması milli katılımla, 144 firma da bireysel olarak etkinlikte yerini aldı.

İDDMİB’in davetlisi olarak ziyaret etme imkanı bulduğumuz fuarda, camdan plastiğe, pişirme grubundan küçük ev aletlerine kadar çeşitli alt sektörlerden Türk firmaları yeni ürün ve teknolojilerini sergiledi.

Fuarda bir araya geldiğimiz İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Talha Özger ile hem Ambiente 2026’yı hem de ev ve mutfak eşyaları sektörünün durumunu konuştuk.

Rehavete kapılınca rakipler kapıyor Türk firmalarının zorlu küresel koşullara rağmen yenilikten vazgeçmediğini söyleyen Özger, fuarda bulunan 226 firmanın tamamında en az iki-üç somut yenilik görmenin mümkün olduğunu aktardı.

Küresel rekabetin her geçen gün daha da sertleştiğine dikkat çeken Özger, özellikle Çin’in artan etkisine karşı uyarılarda bulundu.

Özger, “Geçmişte ‘Çin denince fiyat, İtalya denince tasarım’ denirdi.

Bugün ise Çin, fiyat, kalite ve tasarımı aynı anda sunabiliyor.

Bu tablo bize asla rehavete kapılma lüksümüzün olmadığını söylüyor.

Yakın pazarlarda güçlü olduğumuzu düşünerek gardımızı düşürdüğümüzde, rakipler bu alanı çok hızlı doldurabiliyor.

Almanya bende, İtalya bende, Fransa bende gibi rehavete kapılırsanız rakip gelip onu alıyor.

Bu nedenle geleneksel pazarlarımızı daima diri tutmak, sıcak tutmak gerekiyor.

İhracat artık böyle bir iş” diye konuştu.

Avrupa’daki ufak kaybın faturası büyük Geçen yıl küreselde ev ve mutfak eşyaları sektörünün ithalat hacminin 270 milyar dolarlık hacme ulaştığını, aynı dönemde Türkiye ihracatının ise yüzde 3-4 bandında daralarak 5,4 milyar dolara gerilediğine dikkat çeken Özger, bu noktada Çin tehlikesine işaret etti.

Maliyet, finansman ve rekabetçilik sorunları ile karşı karşıya kalan Türk firmaların ihracat pazarlarında Çin’e pay kaptırdıklarına değinen Özger, uzak pazarları hedefl erken yakın pazarları kaybetmemenin çok kritik bir husus olduğunun altını çizdi.

Özger, “Uzak pazarlara odaklanırken yakın coğrafyayı kaybetmemek zorundayız.

İhracat önce yakın pazarda başlar, sonra uzak pazarlara yayılır.

Bugün yakın pazarlardaki ve Avrupa’daki küçük kayıplar bile toplam ihracat performansını ciddi şekilde etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı.

Çin’e karşı korumacılık önlemi yetmez Şu an sektörde iç pazarda da Çin tehdidinin arttığını vurgulayan Özger, şöyle devam etti: “Çinli firmaların Türkiye’ye olan ihracatı giderek artıyor.

Korumacılık tedbirleriyle bunu önlemeye çalışıyoruz ama ondan ziyade biz üreticiler olarak biraz daha teknolojiye, tasarıma, yatırım yaparak bunu önleyebiliriz.

Aslında bu noktada Çinli firmalar bizim için önemli fırsat da sunuyor.

Onlarla rakip olmak yerine, bazı alanlarda güçlerimizi birleştirmek, sektörümüzü daha hızlı ileri taşıyabilir.

Çinlilerin üretim gücü ile bizim pazarlama kabiliyetimizi ve esnek üretim yapımızı bir araya getirecek iş birlikleri, orta ve uzun vadede önemli fırsatlar yaratabilir.

Onlar da bizim gibi sorunları çözebilme becerilerine sahipler.” En büyük sınavımız finansal zorluğa düşmeden seneyi atlatmak İhracatta geçtiğimiz yıldan gelen sorunların devam ettiğini belirten Özger, bu sene hedefi mevcudu korumak ve mümkünse az da olsa üzerine çıkmak olarak belirlediklerini söyledi.

Özger, “Biraz gerçekçi olmak gerekiyor.

Onun için de biz diyoruz ki mevcudu koruyalım, ufak da olsa bir artış gösterelim.

Kaybetmiş olduğumuz pazarları tekrar geri alalım ve bu pazarlarda orta vadede de tekrardan kalıcı olalım” ifadelerini kullandı.

İhracatçılar için bu sene en büyük riskin finansal olarak zora düşmeden seneyi kapatmak olduğunun altını çizen Özger, “Bizler döviz kredilerini hep ihracat gelirlerine istinaden kullanıyoruz.

En büyük sınav da işte bu finansal zorluğa düşmeden seneyi atlatmak.

Çünkü hepimiz farklı sorunlarla karşı karşıyayken ve yatırımda bu sürece yakalandık.

Eğer bu seneyi atlatırsak yarınlar daha güzel olacak diyebiliyorum” şeklinde konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri