Haber Detayı

Hem 10 milyon dolar yatırım yapacak hem start-up fonu kuracak
şirket haberleri dunya.com
10/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Hem 10 milyon dolar yatırım yapacak hem start-up fonu kuracak

Günümüzde “hangi teknolojiyi kullandığın” değil, “hangi iş sonucunu ürettiğin” sorusunun öne çıktığını belirten Bacacı Yatırım Holding CIO’su Vildan Çal Özel’e göre Türkiye’nin bu yarışta kazanması için deneyimi, veriyi ve insan kaynağını aynı zeminde buluşturmak şart. Çal, 2026’da teknolojiye 10 milyon dolarlık bir yatırım planladıklarını ve bir start-up fonu kuracaklarını söyledi.

Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comSon beş yılda teknolo­ji dünyasında yaşanan gelişmeler, yalnızca ye­ni araçların değil, iş yapış bi­çimlerinin de kökten değiştiği bir dönemi işaret ediyor.

Baca­cı Yatırım Holding CIO’su Vil­dan Çal Özel, bu dönüşümün artık yalnızca takip edilerek değil, deneyimlenerek anlaşı­labileceğini vurguladı. “Oku­mak yetmiyor; teknolojiyi biz­zat yaşamak, sistemlerin içine almak zorundayız” diyen Çal Özel, teknolojinin doğası ge­reği eksperiyansiyel büyüdü­ğünü ve bugün bu büyümenin en üst noktasında olunduğunu söyledi.

Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve şirketlerdeki bu süreç­lerin yönetimi hakkında DÜN­YA Gazetesi’ne konuşan Özel, pandeminin; teknoloji sektö­rü açısından zorlu bir dönem olarak hatırlansa da dijital dö­nüşüm özelinde önemli bir kı­rılma yarattığının altını çizdi.

Özel, teknolojinin artık IT de­partmanlarının değil; büyüme, verimlilik ve rekabet stratejisi­nin merkezinde yer aldığını ha­tırlatarak, yapay zekânın ise bu stratejinin en güçlü araçların­dan biri olarak, doğru kullanıl­dığında ekonomik değere dö­nüştüğünü kaydetti.2026 odağı: Somut iş değeri Özel, “2026 yılına bakıl­dığında Bacacı Yatırım Hol­ding’in teknoloji gündeminde yapay zekânın söylemden çı­kıp somut iş değerine dönüş­mesi yer alıyor.

Veri altyapısı­nın sadeleştirilmesi, analitik erişimin artırılması ve yapay zekâ yetkinliklerinin güçlendi­rilmesi önceliklerimiz arasın­da.

Bu dönüşümün yalnızca ku­rum içi ekiplerle değil, start-up ekosistemiyle birlikte yürütül­mesi planlıyoruz.Ekosistemin çevikliği ile kurumsal ölçek birleştiğinde, sürdürülebilir ve yüksek et­kili çözümler üretmek müm­kün.

Yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için 2026’da yakla­şık 10 milyon dolarlık bir tek­noloji yatırımı planlarken, bu­na paralel olarak yapay zekâ odaklı girişimleri destekleye­cek ayrı bir start-up fonu da kurguluyoruz” dedi.“Türkiye yarıştan kopmuş değil” Özel, bağımsız araştırma kuruluşları ve TÜSİAD des­tekli dijital olgunluk rapor­larının, Türkiye’nin özellik­le finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir nokta­da olduğunu ortaya koyduğu­na işaret ederek, “Alt kırılım­larda farklılaşmalar olsa da genel tablo, Türkiye’nin diji­tal dönüşüm yarışının dışın­da kalmadığını gösteriyor.

Gi­dilecek yol var ama yarıştan kopmuş değiliz.

Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekono­mik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandır­mak.

Türkiye’nin büyüme iv­mesini sürdürülebilir kılabil­mesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.Dijital dönüşümün ilk evre­lerinde yazılım geliştirme te­mel ihtiyaç olarak görülürken, pandemi sonrası dönemde alt­yapı, network ve siber güven­lik öncelik kazandığını kayde­den Özel, bugün ise yapay zekâ, ileri seviye siber güvenlik, veri analitiği ve makine öğrenme­si gibi alanların yeni dönemin vazgeçilmez yetkinlikleri ara­sına girdiğini vurguladı.

Özel, bu dönüşümde genç yetenek­lerin rolüne özellikle dikkat çekerek, “Bu dalgayı yakalaya­bilirsek Türkiye için ciddi bir avantaj doğar.

Yapay zekâ ko­nusunda tek bir doğru yok.

Tüm dünya deneme-yanılma süre­cinde ilerliyor.

Şirketler için asıl soru artık ‘hangi teknolo­jiyi kullandığın’ değil, ‘hangi iş sonucunu ürettiğin’ oluyor” ifadelerini kullandı.Makine öğrenmesi fark yaratıyor Son dönemde yapay zekâ de­nildiğinde akla ilk olarak bü­yük dil modelleri gelse de Özel, kurumsal dünyada asıl far­kın makine öğrenmesi proje­leriyle yaratıldığını savundu. “Dil modelleri son kullanıcı için güçlü bir yardımcı olabi­lir; ancak şirketler açısından güvenlik, veri gizliliği ve enteg­rasyon çok daha kritik” diyen Çal Özel, yapay zekânın ger­çek anlamda kuruma girmesi­nin, operasyonel verinin maki­ne öğrenmesiyle işlenmesiyle mümkün olduğunu ifade etti.Tek bir reçete yok Özel, Bacacı Yatırım Holding bünyesinde dijital dönüşümün, tekil projelerden ziyade sürekli devam eden bir program olarak ele alındığını dile getirerek, “Farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için tek bir reçete yok.

Önce veri bütünlüğü ve altyapı sağlamlaştırıldı, ardından sektöre özgü çözümler hayata geçirildi.

Bu yaklaşımda amaç, ‘en yeni’ ya da ‘en pahalı’ teknolojiyi kullanmak değil; sahadaki ihtiyaca en uygun, fayda-maliyet dengesi güçlü çözümleri uygulamaktı” diye konuştu.Yapay zekâ; İnsan kararının yerine değil yanına gelecek Yapay zekânın kurumlarda nasıl konumlandırılması gerektiği ise en kritik başlıklardan biri.

Özel, yapay zekânın insanın önüne ya da arkasına değil, yanına konumlanması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Büyük veriyle çalışan sektörlerde –finans, lojistik, üretim gibi– insan gücünün tek başına bu veriyi analiz etmesi ve doğru kararları zamanında üretmesi mümkün değil.

Bu noktada yapay zekâ, karar destek sistemlerinin temel bileşeni haline geliyor.

Rutin ve aksiyonu net olan işlerde otomasyonun tamamen devreye girmesi gerekiyor.

İnsan kaynağının ise inovasyon, öngörü ve strateji gibi alanlara odaklanmasının kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.”

İlgili Sitenin Haberleri