Haber Detayı
Hem 10 milyon dolar yatırım yapacak hem start-up fonu kuracak
Günümüzde “hangi teknolojiyi kullandığın” değil, “hangi iş sonucunu ürettiğin” sorusunun öne çıktığını belirten Bacacı Yatırım Holding CIO’su Vildan Çal Özel’e göre Türkiye’nin bu yarışta kazanması için deneyimi, veriyi ve insan kaynağını aynı zeminde buluşturmak şart. Çal, 2026’da teknolojiye 10 milyon dolarlık bir yatırım planladıklarını ve bir start-up fonu kuracaklarını söyledi.
Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comSon beş yılda teknoloji dünyasında yaşanan gelişmeler, yalnızca yeni araçların değil, iş yapış biçimlerinin de kökten değiştiği bir dönemi işaret ediyor.
Bacacı Yatırım Holding CIO’su Vildan Çal Özel, bu dönüşümün artık yalnızca takip edilerek değil, deneyimlenerek anlaşılabileceğini vurguladı. “Okumak yetmiyor; teknolojiyi bizzat yaşamak, sistemlerin içine almak zorundayız” diyen Çal Özel, teknolojinin doğası gereği eksperiyansiyel büyüdüğünü ve bugün bu büyümenin en üst noktasında olunduğunu söyledi.
Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve şirketlerdeki bu süreçlerin yönetimi hakkında DÜNYA Gazetesi’ne konuşan Özel, pandeminin; teknoloji sektörü açısından zorlu bir dönem olarak hatırlansa da dijital dönüşüm özelinde önemli bir kırılma yarattığının altını çizdi.
Özel, teknolojinin artık IT departmanlarının değil; büyüme, verimlilik ve rekabet stratejisinin merkezinde yer aldığını hatırlatarak, yapay zekânın ise bu stratejinin en güçlü araçlarından biri olarak, doğru kullanıldığında ekonomik değere dönüştüğünü kaydetti.2026 odağı: Somut iş değeri Özel, “2026 yılına bakıldığında Bacacı Yatırım Holding’in teknoloji gündeminde yapay zekânın söylemden çıkıp somut iş değerine dönüşmesi yer alıyor.
Veri altyapısının sadeleştirilmesi, analitik erişimin artırılması ve yapay zekâ yetkinliklerinin güçlendirilmesi önceliklerimiz arasında.
Bu dönüşümün yalnızca kurum içi ekiplerle değil, start-up ekosistemiyle birlikte yürütülmesi planlıyoruz.Ekosistemin çevikliği ile kurumsal ölçek birleştiğinde, sürdürülebilir ve yüksek etkili çözümler üretmek mümkün.
Yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için 2026’da yaklaşık 10 milyon dolarlık bir teknoloji yatırımı planlarken, buna paralel olarak yapay zekâ odaklı girişimleri destekleyecek ayrı bir start-up fonu da kurguluyoruz” dedi.“Türkiye yarıştan kopmuş değil” Özel, bağımsız araştırma kuruluşları ve TÜSİAD destekli dijital olgunluk raporlarının, Türkiye’nin özellikle finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir noktada olduğunu ortaya koyduğuna işaret ederek, “Alt kırılımlarda farklılaşmalar olsa da genel tablo, Türkiye’nin dijital dönüşüm yarışının dışında kalmadığını gösteriyor.
Gidilecek yol var ama yarıştan kopmuş değiliz.
Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekonomik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandırmak.
Türkiye’nin büyüme ivmesini sürdürülebilir kılabilmesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.Dijital dönüşümün ilk evrelerinde yazılım geliştirme temel ihtiyaç olarak görülürken, pandemi sonrası dönemde altyapı, network ve siber güvenlik öncelik kazandığını kaydeden Özel, bugün ise yapay zekâ, ileri seviye siber güvenlik, veri analitiği ve makine öğrenmesi gibi alanların yeni dönemin vazgeçilmez yetkinlikleri arasına girdiğini vurguladı.
Özel, bu dönüşümde genç yeteneklerin rolüne özellikle dikkat çekerek, “Bu dalgayı yakalayabilirsek Türkiye için ciddi bir avantaj doğar.
Yapay zekâ konusunda tek bir doğru yok.
Tüm dünya deneme-yanılma sürecinde ilerliyor.
Şirketler için asıl soru artık ‘hangi teknolojiyi kullandığın’ değil, ‘hangi iş sonucunu ürettiğin’ oluyor” ifadelerini kullandı.Makine öğrenmesi fark yaratıyor Son dönemde yapay zekâ denildiğinde akla ilk olarak büyük dil modelleri gelse de Özel, kurumsal dünyada asıl farkın makine öğrenmesi projeleriyle yaratıldığını savundu. “Dil modelleri son kullanıcı için güçlü bir yardımcı olabilir; ancak şirketler açısından güvenlik, veri gizliliği ve entegrasyon çok daha kritik” diyen Çal Özel, yapay zekânın gerçek anlamda kuruma girmesinin, operasyonel verinin makine öğrenmesiyle işlenmesiyle mümkün olduğunu ifade etti.Tek bir reçete yok Özel, Bacacı Yatırım Holding bünyesinde dijital dönüşümün, tekil projelerden ziyade sürekli devam eden bir program olarak ele alındığını dile getirerek, “Farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için tek bir reçete yok.
Önce veri bütünlüğü ve altyapı sağlamlaştırıldı, ardından sektöre özgü çözümler hayata geçirildi.
Bu yaklaşımda amaç, ‘en yeni’ ya da ‘en pahalı’ teknolojiyi kullanmak değil; sahadaki ihtiyaca en uygun, fayda-maliyet dengesi güçlü çözümleri uygulamaktı” diye konuştu.Yapay zekâ; İnsan kararının yerine değil yanına gelecek Yapay zekânın kurumlarda nasıl konumlandırılması gerektiği ise en kritik başlıklardan biri.
Özel, yapay zekânın insanın önüne ya da arkasına değil, yanına konumlanması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Büyük veriyle çalışan sektörlerde –finans, lojistik, üretim gibi– insan gücünün tek başına bu veriyi analiz etmesi ve doğru kararları zamanında üretmesi mümkün değil.
Bu noktada yapay zekâ, karar destek sistemlerinin temel bileşeni haline geliyor.
Rutin ve aksiyonu net olan işlerde otomasyonun tamamen devreye girmesi gerekiyor.
İnsan kaynağının ise inovasyon, öngörü ve strateji gibi alanlara odaklanmasının kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.”