Haber Detayı

Cemil Bayık: 'Öcalan özgür çalışır hale gelmeden sürecin gelişmesi zor'
Politika artigercek.com
09/02/2026 16:39 (3 saat önce)

Cemil Bayık: 'Öcalan özgür çalışır hale gelmeden sürecin gelişmesi zor'

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Kürt sorununun çözümüne ilişkin süreçte 'umut hakkı' ve Öcalan’ın koşullarının belirleyici olduğunu söyledi. Bayık, iç ve dış güçlerin süreci sabote etmek istediğini, çözüm adımları atılmaması halinde Türkiye’nin yeniden kaosa sürüklenebileceğini söyledi.

Artı Gerçek - KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, röportajının üçüncü ve son bölümünde Türkiye'de Kürt sorunun çözümü kapsamında başlatılan sürece dair değerlendirmelerde bulundu.

Mezopotamya Ajansı'nın ANF'den aktardığı habere göre Bayık röportajında Öcalan'ın koşullarına ve 'umut hakkı'na değinerek, bunlar olmadan 'sürecin geliştirilmesinin zor olduğunu' söyledi. 'ÖCALAN, ÖZGÜR ÇALIŞIR HALE GELMEDEN SÜRECİN GELİŞMESİ ZOR' Bayık, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın süreci ilerletmek istediğini, ancak Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun üstüne düşen sorumluluğu şimdiye kadar yerine getirmediğini söyledi: "En son umut hakkı konusunda görüşlerin yakınlaştığı açıklaması var.

Türkiye’de her zaman sözler belirtilebilir.

Ancak bizim için pratik esastır.

Rêber Apo’nun (Abdullah Öcalan) özgürlüğü, serbest çalışır hale gelmesi önemlidir.

Ne zaman bunu görürsek umut hakkının yerine getirildiğini anlarız.

Zaten Rêber Apo özgür çalışır hale gelmeden ve rolünü oynayacağı bir konum sağlanmadan sürecin geliştirilmesi zordur." 'BİZİM ÇABAMIZ BİR YERE KADAR OLUR' Türkiye'de süreci engellemeye çalışanların olduğunu, Türkiye'nin demokratikleşmesinin bu çevrelerin çıkarlarını sarsacağını belirten KCK Eşbaşkanı Bayık, iktidarın da 'tutarlı' olmadığını vurguladı: "AKP-MHP iktidarı da hâlâ tutarlı bir sahiplenme ve gerekli adımları atma yönünde bir irade ortaya koymadı.

Bu da kamuoyunda süreç ne kadar ilerler sorularını akla getiriyor.

Tabii ki Rêber Apo da biz de sabırla süreci ilerletmek istiyoruz.

Bizim çabalarımız da ancak bir yere kadar olur. 'ÇÖZÜM İSTEMEYENLER SADECE İÇERDE DEĞİL' Türkiye’de Kürt sorununun çözümünü istemeyen kesimler sadece içeride yok.

Türkiye dışında birçok ülke de Kürt sorununun demokratik çözümünü kendi çıkarlarına görmüyorlar.

Bu açıdan sürecin bozulması yönlü politikalar yürütüyorlar.

Aslında 6 Ocak’ta HTŞ’nin Kürt mahallesine saldırtılması; sonrasında Kuzey-Doğu Suriye’ye yönlendirilmesi bir yönüyle de demokratik toplum sürecini bozmaya yönelikti.

Uluslararası güçler ve Türkiye’nin dahil olduğu bir saldırı sürecini bu nedenle uluslararası bir komplo olarak değerlendiriyoruz. 'ÇATIŞMA DÖNEMİNİN BAŞLAMA OLASILIĞI VAR' Ya mücadele ile komplocular boşa çıkarılıp süreç başarıya ulaştırılacaktır ya da iç ve dış güçlerin çatışmaya dayalı planları devreye girecektir.

Rêber Apo ve biz, bu planı boşa çıkarmaya çalışıyoruz.

Ancak tümüyle boşa çıkarılmazsa yeniden Türkiye’yi kaosa ve belirsizliklere sürükleyecek bir çatışma döneminin başlama olasılığı vardır.

Bu durumda örgüt ve mücadele yöntemlerinde değişiklik olur ama saldırılara karşı tüm imkanlar kullanılarak direnilir de." 'ESKİDEN BASININ BİR AHLAKI VARDI' Cemil Bayık bu süreçte iktidar basınının dili ve muhalif basına yönelik baskılara da değindi: "Eskiden basının, basıncılığın bir ahlakı ve kültürü vardı.

Bu, Türkiye’de tümüyle bitirilmiştir.

Tamamen Kürt halkının özgürlük mücadelesini bastırmaya hizmet eden ve bir merkezden yönetilen bir basın haline gelmiştir.

Muhalif basının önemli bölümü de inkarcı ve soykırımcı devlet politikasının savunucusu durumuna düşürülmüştür. 'TELE1 GENEL YAYIN YÖNETMENİNİ OLMADIK GEREKÇELERLE TUTUKLADILAR' Türkiye’nin şimdiye kadar yürüttüğü politika o kadar gerçekleri çarpıtıcı ve özel savaş karakterindedir ki, bir-iki özgür ve muhalif basın organının ve söylenecek birkaç doğru sözün politikalarını çökerteceğini düşünmektedirler.

Öyle ki, Tele1 gibi muhalif basının genel yayın yönetmeni olmadık gerekçelerle tutuklanmış, Tele1’e kayyum atanmıştır.

Yine özgür basın ve Kürt gazetecilere yönelik baskı ve tutuklamalar devam etmektedir.

Onlarca TV, onlarca gazete olmasına rağmen sınırlı özgür basın karşısında etkisiz kalıyorlar, gerçekler ve yalanlar tümüyle açığa çıkıyor. 'AKP-MHP MEDYASININ DİLİ SÜREÇ KARŞITLARINA HİZMET EDİYOR' AKP-MHP iktidarına yakın basının dili süreç karşıtlarına hizmet ediyor.

Süreç karşıtlarının tutumlarını bu yandaş basın meşrulaştırıyor.

Hatta onlara zemin sunan yandaş basındır.

AKP-MHP iktidarına bağlı basın sürece toplumsal desteği sağlayan bir yayıncılık yapmıyor.

Hatta bu konuda açık süreç karşıtı olanlardan daha kötü rol oynuyorlar.

Bu dil, bir çözümsüzlük dili olduğundan acaba bu basını bazı dış güçler mi yönlendiriyor, diye düşündüğümüz de oluyor?" (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri