Haber Detayı

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı
Yatırım ekonomim.com
09/02/2026 13:39 (1 saat önce)

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörü Pınar Uslu, ulusal ve uluslararası piyasaları yakından ilgilendiren gelişmeleri ekonomim.com için değerlendirdi...

TCMB, Ocak ve Şubat aylarında aylık TÜFE’nin yüksek geleceği beklentisini önceden paylaşmıştı ve Ocak’taki PPK toplantısında piyasanın 150 baz puanlık faiz indirimi beklentisine rağmen 100 baz puanlık indirim kararı alması, birçok yabancı kuruluş tarafından TCMB’nin temkinli davrandığı gerekçesiyle olumlu karşılanmıştı.

Geçen hafta %4.84 ile piyasanın beklentisinin üzerinde gerçekleşen Ocak ayı TÜFE gerçekleşmesi sonrasında TCMB, ana eğilimdeki artışın döneme özgü olduğu değerlendirmesini yaptı.

TÜİK, TÜFE’de baz yılını 2025 olarak değiştirirken (önceki 2003), harcama ağırlıklarını revize etti ve harcama grubu sayısını 12’den 13’e yükseltti.

Gıda fiyatlarındaki baskının Şubat ayında da sürmesi beklenirken, daha önce Mart ayında PPK’nın faiz indirimine devam edeceğini düşünen bazı kurumların, şimdilerde faizin Mart’ta sabit tutulması yönünde değerlendirmelerde bulunduğu gözleniyor.

Enflasyonda yukarı yönlü riskler dikkate alındığında, TCMB’nin faiz indirimlerinde temkinli duruşunu koruması olası görünüyor.

Bu doğrultuda haftanın en merakla beklenen yurt içi gündem maddesinin 12 Şubat’ta yayımlanacak TCMB Enflasyon Raporu olacağı rahatlıkla söylenebilir.

TCMB’nin, %16 olan yıl sonu ara hedefinde ve %19 olarak öngördüğü TÜFE tahmin aralığının üst kısmında yukarı yönde revizyona gidip gitmeyeceği ilgiyle izlenecek.

Basın toplantısındaki değerlendirmeler ve soru-cevap kısmı da iletişim açısından değerli olacak.

Dezenflasyon süreci ve faiz görünümü, BIST 100 endeksinin performansı açısından da önemli.

BIST 100 endeksi Ocak’ta %22.88 ile göz kamaştırıcı bir performans sergilemiş ve böylelikle 1997 yılından beri endekste en iyi Ocak ayı yaşanmıştı.

Olumlu görüşlerde anlamlı bir değişiklik olmasa da, Şubat’ta endekste zaman zaman kar realizasyonları görülebileceği olasılığını dikkate alıyoruz.

BIST 100 endeksinde 13,502 ve 13,311 ve 13,177 puan seviyeleri destek; 13,838, 13,998 ve 14,213 puanlar da direnç olarak takip edilebilir.

Enflasyon Raporu’nun yanı sıra bu hafta yurt içinde; Hazine ihaleleri, Cuma günkü Aralık ayı cari işlemler verisi ve Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçları takip edilecek.

ABD hisse senedi endeksleri tarafında ise yapay zekanın, yazılım ve veri hizmetleri dahil olmak üzere bazı sektörlerin karlılıklarını düşüreceği endişesi ve teknoloji tarafındaki artan yatırımların karlılığa dönüşümüne yönelik soru işaretleri, geçen hafta genelinde gözlenen satışlarda önemli paya sahipti.

S&P 500 endeksinin Cuma günü yükselmesinde ise, 5 Şubat’ta 2025 Kasım ayından beri endeksin ilk defa önemli teknik seviye olan 100 günlük basit hareketli ortalamasının altına inmesi ve son yedi seansın altısında gerileyen endekste alım ilgisinin gözlenmesi etkiliydi. 30 Ocak’taki sert satışlar sonrasında dalgalanmaların devam ettiği kıymetli madenler tarafında, Cuma günü yükseliş yaşandı.

Gün içinde devam eden ABD-İran görüşmelerine yönelik bazı endişeler ve emtia tarafındaki fiyat düşüşlerinin bir miktar alım ilgisi yaratmış olması, ons altındaki ve ons gümüşteki yükselişin nedenleri olarak söylenebilir.

Son açıkladığı veriye göre Çin Merkez Bankası’nın, altın alımlarına 15. ayda da devam ettiğini not edelim.

Emtia tarafında son günlerde artmış olan fiyat oynaklığının çok kısa sürede durulmasını beklemiyoruz.

Ancak kademeli de olsa fiyat oynaklığının azalıp azalmadığı önemli olacak.

Her ne kadar oynaklığın yüksek seyretmesi, destek/direnç seviyelerinin gücünü azaltsa da, ons altında US$ 4,891, US$ 4,760 ve US$ 4,621 seviyeleri destek; US$ 5,092, US$ 5,180 ve US$ 5,250 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir.

İran ve ABD arasında Cuma günkü nükleer programa ilişkin müzakere sona ererken, henüz ne zaman olacağı belirtilmese de, söz konusu müzakerelere devam edileceği aktarıldı.

ABD-İran ilişkileri, son günlerde petrol fiyatlarındaki en önemli unsur. 29 Ocak’ta US$ 72 seviyesine yaklaşan Brent petrol, haftayı US$ 68 seviyesinden tamamladıktan sonra Pazartesi sabahı US$ 67 seviyesine yakın seyrediyor.

Japonya’da dün gerçekleştirilen seçimlerde Başbakan Takaichi’nin partisi ezici bir zafer kazandı.

Bu zafer, gevşek maliye politikası taraftarı olan Takaichi’ye mali teşvik uygulamalarını artırma imkânı verecek.

Bu beklentiyle birlikte seçim sonrasında Nikkei endeksi ve Japon tahvil faizleri yükseldi.

Küresel piyasalarda bu haftanın öne çıkabilecek başlıkları arasında, son dönemde piyasalarda bazı varlıklarda yaşanılan sert kaldıraç azaltımlarının süregelen etkileri, dün sonuçlanan Japonya’daki seçimlerin sonuçlarının olası yansımalarına ilişkin değerlendirmeler, teknoloji/yapay zekâ şirketlerinin yatırımlarının karlılığa dönüşümüne dair devam eden bazı endişeler ve ABD’de açıklanacak istihdam, TÜFE ve perakende satışlar verileri sayılabilir.

Ayrıca bu hafta İngiltere’deki siyasi haber akışı Sterlin üzerinde baskı yaratabilir.

İngiltere’de Başbakanlık Genel Sekreteri McSweeney’in istifasının ardından Başbakan Starmer’ın geleceği de sorgulanıyor.

ABD’de veri gündeminin yoğun olduğu bir haftaya giriyoruz.

ABD hükümetinin üç günlüğüne faaliyetlerinin kısmi olarak durdurması nedeniyle bazı verilerin açıklanması bu haftaya ertelenmişti.

Normalde 6 Şubat’ta açıklanması beklenen ABD Ocak ayı istihdam verileri 11 Şubat’ta yayımlanacak.

Beklenti, tarım dışı istihdamda 70 bin kişilik artış olması yönünde.

ABD’de haftanın önemli bir diğer verisi de Cuma günkü Ocak ayı TÜFE verisi olacak.

TÜFE’nin Ocak’ta aylık bazda %0.3, yıllık bazda %2.5 artması (önceki %2.7) bekleniyor.

ABD’de bu hafta açıklanacak veriler arasında Salı günkü Ocak ayı NFIB Küçük İşletmeler İyimserlik Endeksi ve Aralık ayı perakende satışlar, Perşembe günkü haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve Ocak ayı ikinci el konut satışları da yer alıyor.

İngiltere’de Perşembe günü 2025 yılı 4. çeyrek GSYH büyüme ve Aralık ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak.

Euro Bölgesi’nde ise Cuma günü yayımlanacak 2025 yılı 4. çeyrek GSYH büyüme verileri öne çıkıyor.

Hafta genelince Fed, ECB ve BoE yetkilileri konuşacak.

Çarşamba günü MSCI, 2026 yılının ilk dönem endeks revizyonlarını açıklayacak.

Yeni endeksler 2 Mart 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.

Çin’de Çarşamba günü Ocak ayı enflasyon verisi ve Cuma günü de konut fiyatları açıklanacak.

Japonya’da finansal piyasalar resmi tatil nedeniyle Çarşamba günü kapalı olacak.

Cuma günü yapılacak Münih Güvenlik Konferansı’nda NATO’nun geleceği ve Ukrayna’daki savaş ele alınacak.

Bilançolar tarafına bakacak olursak; Salı günü Barclays ve Ford, Çarşamba günü Cisco Systems ve Siemens Energy bilançolarını açıklayacak.

Yurt içinde açıklanacak bilançolar arasında ise 9 Şubat’ta Aygaz, Ford Otosan, Otokar, Tofaş ve Türk Traktör bulunuyor. 10 Şubat’ta Lila Kağıt, 11 Şubat’ta Koç Holding ve 13 Şubat’ta da Albaraka Türk bilanço sonuçlarını yayımlayacak.

ABD Başkanı Trump’ın öngörülemeyen politika uygulamalarının, Şubat’ta da piyasalar açısından potansiyel bir risk unsuru olacağı söylenebilir.

Küresel hisse senedi piyasalarında ise, yapay zekâ yatırımlarının hızla artan maliyetine ilişkin endişelerin geçen hafta olduğu gibi yatırımcıların risk iştahı üzerinde zaman zaman etkili olabileceği dikkate alınmalı.

Şimdilerde 1.1850 seviyesine yakın olan EUR/USD paritesinde 1.1816, 1.1767 ve 1.1725 destek seviyeleri; 1.1887, 1.1961 ve 1.2026 direnç seviyeleri olarak söylenebilir.

Not: “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.

Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.

Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.” 

İlgili Sitenin Haberleri