Haber Detayı
Türkiye'nin mücadelesi dünyaya örnek oldu
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı’nın bir dedektif titizliğiyle yürüttüğü çalışmalarla "Satın alınan eser meşrudur" dönemi kapandı. Türkiye, çalınan tarihi hazineleri geri getirirken diğer ülkelere rol model oluyor
Türkiye, son yıllarda yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan kültürel mirasını geri kazanma konusunda küresel bir ekol haline geldi.Türkiye nin; hukuki kararlılığı, bilimsel kanıtları ve proaktif diplomasisiyle yürütülen süreç, dünya çapındaki dev müzelerin ve koleksiyonerlerin Dokunulmazlık zırhını delerek uluslararası hukukta yeni bir standart belirledi.
DEDEKTİF TİTİZLİĞİYLE TAKİP EDİLİYOR Bu başarının mutfağında, Kültür ve Turizm Bakanlığı bulunuyor.
Bakanlık bünyesinde 2020 de kurulan, başkanlığını; Arkeolog Zeynep Boz un yaptığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı, bir dedektif gibi çalışıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı na bağlı uzmanlar; dünya çapındaki müzayede evlerinin satış kataloglarını ve müze envanterlerini anlık olarak takip ediyor.
Şüpheli bir eser tespit edildiğinde, bilimsel verilerle desteklenen hukuki süreç, vakit kaybetmeksizin başlatılıyor.
Zeynep Boz, Habertürk ten Mehmet Çalışkan a verdiği röportajda tarihi eser iadesi konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. resim#1338159# Bowling Green Devlet Üniversitesi’nden getirilen Zeugma Mozaikleri nin eksik parçaları da Türkiye’nin haklı davasındaki kararlılığını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.
Türk arkeologlar; kaçak kazı izlerinden, mineral yapısına kadar en küçük detayları inceleyerek, eserlerin Anadolu kökenli olduğunu tartışmaya kapalı bir biçimde ispatlıyor.
Bu bilimsel dosya stratejisi, karşı tarafa itiraz alanı bırakmayan bir hukuki zemin oluşturuyor.
SATIN ALINAN ESER MEŞRUDUR DÖNEMİ KAPANDI Türkiye nin tavizsiz tutumu, Batılı büyük müzelerin yıllardır sığındığı Satın alınan eser meşrudur anlayışını temelinden sarstı.
Bugün dünyanın en prestijli müze küratörleri bile koleksiyonlarına yeni bir parça eklemeden önce şu soruyu sormak zorunda kalıyor; Bu eser Türkiye’den mi kaçırıldı?
Türkiye’nin UNESCO nezdindeki girişimleri de eser iadelerinin bir Bağış veya Lütuf değil; hukuki bir zorunluluk ve asli bir kültürel hak olduğunu tüm dünyanın hafızasına kazımaya devam ediyor.
TÜRKİYE MODELİ UYGULADILAR Nijerya nın Benin Bronzları , Yunanistan ın ise Elgin Mermerleri için yürüttüğü diplomatik çabalarda Türkiye modeli uygulandı. 119 parçalık Benin Bronzları, geçtiğimiz aylarda Hollanda dan Nijerya ya iade edildi.
Londra daki British Museum da sergilenen Elgin Mermerleri nin iadesi için görüşmeler sürerken, Yunanistan, Türkiye ye iade edilen tarihi eserleri örnek gösteriyor. ♦ Benin Bronzları...
Günümüzde Nijerya nın Edo Eyaleti nde bulunan Benin Krallığı nın kraliyet sarayını süsleyen metal levha ve heykelden oluşan grup. ♦ Elgin Mermerleri (Parthenon Heykelleri)...
Atina Akropolü nün bir parçası olan, günümüzde Londra da British Museum da sergilenen Antik Yunan mermer heykelleri, yazıtları ve mimari unsurların tümü.
Türkiye nin, doğru ve etkin diplomasi adımları sonucu Avrupa’nın en uç noktalarından ABD’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyadan, Anadolu’ya adeta eser iadesi yağmaya devam ediyor.
Güncel veriler, Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma konusundaki kararlılığını ve bu alanda küresel bir lider haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Öyle ki son 8 yıl, iadeler açısından Altın Çağ olarak nitelendiriliyor.Özellikle 2024 ve 2025 te sadece tekil eserler değil, binlerce parçadan oluşan sikke koleksiyonları ve devasa imparator heykelleri iade alındı.46 yılda iade edilen eserlerin, % 34 üne tekabül eden 9.134 ünün son 8 yılda doğdukları topraklara döndürülmesi, Türkiye nin tarihi hazinelerin iadesi konusunda son yıllardaki azmini gözler önüne seriyor.
Burdur’dan kaçırılan, aralarında; Marcus Aurelius ve Septimius Severus heykellerinin de olduğu dünya müzelerine dağılan bronz eserlerin ülkemize dönüşü, iade stratejisinin en büyük başarılarından biri olarak kayıtlara geçti.
PEŞİNE DÜŞÜLEN ÇOK ÖZEL BİR ESER II.
SELİM TÜRBESİ NİN ÇİNİLERİ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın peşine düştüğü en kritik eserlerden biri olan II.
Selim Türbesi çinileri, sadece bir kaçakçılık hikâyesi değil, dünya sanat tarihine geçmiş bir restorasyon dolandırıcılığı olarak kabul ediliyor.
Dolandırıcılık faaliyeti şöyle gerçekleşti; 1880’li yıllarda Ayasofya haziresinde yer alan II.
Selim Türbesi’nin restorasyonu için görevlendirilen Fransız diş hekimi ve amatör koleksiyoncu Albert Sorlin-Dorigny, tamir bahanesiyle giriş kapısındaki paha biçilemez çini panoları yerinden söktü.
Dorigny, orijinal çinileri gizlice Fransa’ya kaçırırken, yerlerine Fransa’daki Sevres Porselen Fabrikası’nda imal ettirdiği kopyaları yerleştirdi.
Bugün türbe kapısındaki replikaların arkasında yer alan fabrika mühürleri, bu tarihi hırsızlığın somut ve inkar edilemez birer belgesi olarak duruyor.
Orijinal çini panolar, günümüzde Paris’teki Louvre Müzesi nin İslam Sanatları bölümünde sergileniyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, çini panoların Türkiye ye ait olduğunu en somut delillerle sundu.
Louvre Müzesi nin yönetiminin İyi niyetle satın aldık savunmasına karşın, Kültür ve Turizm Bakanlığı, çini panoların ait olduğu topraklara dönmesi için kayıtsız - şartsız iade talebini masada tutmaya devam ederek kültürel mirasın korunması konusundaki kararlılığını sürdürüyor.
Bugüne kadar en çok tarihi eserimizi, Almanya dan iade aldık. • Almanya... 8.653• İngiltere... 3.712 • Hırvatistan... 3.088• Sırbistan... 1.865• ABD... 1.328 ZEYNEP BOZ KİMDİR?
Ankara Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Bölümü nden mezun olduktan sonra mesleki kariyerine 2007 de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda uzman yardımcısı olarak başladı. 2010 da; 1995 UNIDROIT Sözleşmesi ve İkili Anlaşmalar başlıklı teziyle uzman ünvanı almaya hak kazandı. 2014 te 1970 UNESCO Sözleşmesi Sekreterliği nde çalışmalarına devam etmek için davet edildi. 2015 te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2199 sayılı kararının 15 - 17 nci paragraflarının uygulanmasına yönelik olarak UNESCO nun BM Güvenlik Konseyi nezdinde temas kişisi olarak atandı. 2017 başlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı ndaki görevine döndü.
Profesyonel sorumlulukları, UNESCO 1970 sözleşmesinin uygulanmasını, eğitim ve bilinçlendirme programları organize edilmesini, ulusal ve uluslararası düzeyde kültür varlığı kaçakçılığı ile mücadelede Türkiye’nin politikalarına katkıda bulunmayı ve iade konularını yürütmeyi kapsamaktadır.
Bugüne kadar kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında bakanlıkça verilen üç takdir belgesi ve çeşitli yerlerden birçok başarı belgesi aldı.
Londra Sanat ve Hukuk Enstitüsü nden sanat, hukuk ve etik diploması bulunuyor. habericionecikanlar#180#left#