Haber Detayı

İsrafil Uçurum: AB'nin STA hamlesi rekabeti sertleştirecek
Ekonomi dunya.com
09/02/2026 00:00 (3 saat önce)

İsrafil Uçurum: AB'nin STA hamlesi rekabeti sertleştirecek

AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile hız kazanan serbest ticaret anlaşmaları, Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe rekabet baskısını artırıyor. Sanayici İsrafil Uçurum, Gümrük Birliği’nin güncellenmemesi halinde pazar kaybının kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

DÜNYA-AdanaAvrupa Birliği’nin (AB) Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan başta olmak üze­re Asya ve Latin Amerika ül­keleriyle hızlandırdığı ser­best ticaret anlaşmaları (STA), Türkiye’nin lokomotif sektör­lerinden tekstil ve hazır giyimi yeni bir rekabet eşiğine taşıyor.

Mevcut Gümrük Birliği yapı­sı nedeniyle AB’nin imzaladığı her yeni STA’nın Türkiye aley­hine çalıştığına dikkat çeken sanayiciler, özellikle emek yo­ğun tekstil üretiminde fiyat, te­darik zinciri ve yatırım rekabe­tinin sertleştiği uyarısında bu­lunuyor.Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) fa­aliyet gösteren denim üreticisi BOSSA ve dokuma kumaş üre­ticisi Oğuz Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanı İsrafil Uçurum da AB’nin ticaret politikasında­ki bu yeni yönelimin Türk teks­til sektörü açısından yalnızca ticari değil yapısal sonuçlar do­ğuracağını söyledi."Sektörlerde asimetrik rekabet yaratıyor" AB ile MERCOSUR arasın­da imzalanan ve yürürlüğe gir­mesi halinde iki bölge arasın­daki ticaret hacmini 150 mil­yar euro seviyesinin üzerine taşıması beklenen anlaşmanın, tekstil dahil olmak üzere bir­çok sektörde rekabet dengeleri­ni değiştireceğini belirten İsra­fil Uçurum, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye, Gümrük Birli­ği nedeniyle AB’nin imzaladığı STA’lara otomatik olarak uyum sağlamak zorunda kalıyor an­cak bu anlaşmaların sunduğu avantajlardan yararlanamıyor.

Bu durum, tekstil gibi emek yo­ğun sektörlerde asimetrik bir rekabet yaratıyor.

MERCOSUR ve Hindistan gibi ülkeler AB pa­zarına düşük gümrüklerle gi­rerken, Türk üreticisi aynı pa­zarda artan maliyet baskısıyla mücadele ediyor.”Özellikle AB-Hindistan STA’sının kısa vadede sonuç­lanmasının, Türk tekstil ve ha­zır giyim sektörü açısından kritik bir kırılma noktası ola­bileceğini vurgulayan İsrafil Uçurum, Hindistan’ın ölçek, iş­çilik maliyetleri ve devlet des­tekleriyle ciddi bir fiyat avan­tajına sahip olduğunu kaydet­ti.

Uçurum, “Bugün Türkiye’nin Hindistan ile fiyat odaklı reka­bet etme şansı yok.

Eğer Güm­rük Birliği modernize edilmez­se, AB pazarında tekstil ve hazır giyimde pazar kaybı kaçınılmaz hale gelir.

Bu durum ihracata negatif yansımasının yanında yatırımların yönünü de etkiler” diye konuştu."Çözüm Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde" Tekstilde katma değerli üre­tim, AR-GE, sürdürülebilir­lik ve yeşil dönüşüm odaklı bir stratejinin önemine dikkat çe­ken İsrafil Uçurum, bu yakla­şımın sektörde ayakta kalma­nın temel koşulu haline geldi­ğini ifade etti.

İsrafil Uçurum, “Bugün dünya pazarlarında ka­lıcı olmanın yolu sürdürülebi­lir üretim, düşük karbon ayak izi, su ve enerji verimliliği gibi kriterlerden geçiyor.

BOSSA ve Oğuz Tekstil olarak bu dönüşü­me yıllardır yatırım yapıyoruz.

Ancak sektörümüzün genel so­runlarını bireysel çabalarımız­la çözebilmemiz mümkün de­ğil.

Bu alanda devlet destekleri ile ciddi bir dönüşüme ihtiyaç var.

Bu bağlamda en öncelikli sorunumuz ise Türkiye’nin, AB ile Gümrük Birliği’nin hizmet­ler, yatırımlar ve kamu alımları­nı da kapsayacak şekilde acilen güncellemesidir” dedi.Küresel rekabetin sertleştiği bir dönemde tekstilin hâlâ Tür­kiye’nin temel sektörlerinden biri olduğunun altını çizen İs­rafil Uçurum, kısa vadeli dal­galanmalara rağmen sektörün uzun vadeli potansiyeline inan­dığını vurgulayarak “Tekstil, Türkiye’nin vazgeçemeyeceği bir sektör.

Gümrük Birliğinin modernize edilmesiyle birlikte kur-enflasyon dengesinin sağ­lanması, katma değerli sürdü­rülebilir üretime geçişin teşvik edilmesi ile sektör yeniden güç­lenebilir” diye konuştu. “AOSB için sorumluluk almaya talibim”Adana’da sanayici kimliği ve yönetsel deneyimiyle öne çıkan iş insanı İsrafil Uçurum, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 10 Şubat’ta yapılacak seçimlerde başkan adayı oldu. “Hep birlikte yönetmek, hep birlikte büyümek” anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Uçurum, 2004-2010 yılları arasında AOSB yönetiminde görev aldığını ve başkanlık yaptıktan sonra görevi kendi isteğiyle devrettiğini hatırlattı.

AOSB’yi yeniden güçlü bir üretim merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallığı esas alan bir yönetim anlayışı benimsediklerini ifade eden Uçurum, kişilere değil sisteme dayalı bir yapı oluşturacaklarını vurguladı.

Farklı sektörlerden oluşan güçlü bir yönetim kurulu kurduklarını belirten Uçurum, sanayicilerin karar süreçlerine doğrudan dahil edileceğini kaydetti.

AOSB’de arsa üretimi ve yatırım süreçlerinde yaşanan tıkanıklıklara dikkat çeken Uçurum, göreve geldiklerinde arsa üretimini hızlandıracaklarını, altyapıları tamamlayacaklarını ve süreçleri şeffaf hale getireceklerini söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri