Haber Detayı

Rus lider Putin devrik Esad'ı uyarmış: Tek çaren Başkan Erdoğan
Dünya ahaber.com.tr
08/02/2026 17:21 (3 saat önce)

Rus lider Putin devrik Esad'ı uyarmış: Tek çaren Başkan Erdoğan

The Atlantic’in kapsamlı analizine göre, eli kanlı Baas rejiminin devrik lideri Beşşar Esad’ın iktidarının çöküşü yalnızca savaşın değil, kibir, inat ve takıntılarla örülü karanlık bir saray düzeninin sonucu oldu. Saraydan sızan bilgilere göre Esad, ülke yıkılırken video oyunlarına ve cinselliğe saplantılı bir yaşam sürüyor, kritik diplomatik teklifleri görmezden geliyor ve son gece en yakınındakileri bile kaderine terk ederek Rusların korumasında Şam’dan kaçıyordu.

The Atlantic’in kapsamlı analizine göre, eli kanlı Baas rejiminin devrik lideri Beşşar Esad’ın iktidarının çöküşü yalnızca savaşın değil, kibir, inat ve takıntılarla örülü karanlık bir saray düzeninin sonucu oldu.

Saraydan sızan bilgilere göre Esad, ülke yıkılırken video oyunlarına ve cinselliğe saplantılı bir yaşam sürüyor, kritik diplomatik teklifleri görmezden geliyor ve son gece en yakınındakileri bile kaderine terk ederek Rusların korumasında Şam’dan kaçıyordu.

ABD merkezli The Atlantic dergisinde yayımlanan analizde, devrik diktatör Beşşar Esad'ın özel yaşamına dair çarpıcı ayrıntılar paylaşıldı.

Şam'daki sarayda görev yapmış eski personel ve subaylar Esad'ı, 'cinselliğe ve video oyunlarına takıntılı, inatçı, kibirli ve duygusuz bir hükümdar' olarak tanımlarken, ülkenin içine sürüklendiği derin yoksulluğun rejimi destekleyen çevrelerde bile rahatsızlık oluşturduğu aktarıldı.

Saray çevresinden gelen bilgilere göre Esad'a defalarca tavsiye verildi ancak Esad'ın kimseyi dinlemediği, taviz vermeyi zayıflık olarak gördüğü ve iktidarı kaybetme ihtimalini bile kabullenemediği kaydedildi.

HALK AÇLIKLA BOĞUŞURKEN DALGA GEÇTİ: 'CAMİLERE PARA HARCIYORLAR AMA YİYECEKLERİ YOK' The Atlantic analizinde yer alan en çarpıcı anekdotlardan biri ise Esad'ın halkına karşı duyarsızlığını gözler önüne serdi.

Esad'ın bir gün sokakta karşılaştığı Suriyelilerle ilgili, 'Camilere para harcıyorlar ama yiyecekleri yok' diyerek alay ettiği ifade edildi.

Suriye halkının büyük kısmı açlık sınırında yaşam mücadelesi verirken, Cumhuriyet Muhafızları dahil devletin temel unsurlarının düşük maaşlarla ayakta kalmaya çalıştığı, buna karşılık Esad'ın uyuşturucu kaçakçılığından devasa bir servet elde ettiği vurgulandı. 'BOŞ ZAFER' SARHOŞLUĞU: ÜLKEYİ RUSYA VE İRAN'A İPOTEK ETTİ Analizde, Esad'ın 2017'de muhalifleri bastırmasının ardından kendisini 'zafer kazanmış' gibi gördüğü ancak bunun gerçekte 'boş bir zafer' olduğu belirtildi.

Ülkenin İran ve Rusya'ya bağımlı hale geldiği, Esad'ın önüne çıkan diplomatik fırsatların hiçbirini değerlendirmediği kaydedildi.

The Atlantic'e konuşan ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkilinin değerlendirmesi de dikkat çekti.

Yetkili, rejimin 'boş bir kabuk' haline geldiğini aktarırken, Esad için 'güvenilir olamayacak kadar beceriksiz' ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLUK TRAVMASI VE ÖZGÜVENSİZLİK: 'ZAYIF GÖRÜNMEKTEN KORKUYORDU' Esad'ı tanıyan çok sayıda kişinin, kişiliğinin temelinde erken yaşlardan gelen özgüven eksikliği bulunduğunu söylediği aktarıldı.

Ağabeyi Bassel'in küçük yaşlarda Beşşar Esad'ı acımasızca zorbaladığı ve bu durumun karakterini kalıcı biçimde etkilediği belirtildi.

Aslında Hafız Esad'ın veliahtı Bassel'di.

Ancak Bassel'in trafik kazasında ölmesinin ardından Londra'da göz doktorluğu eğitimi alan Beşşar Esad apar topar Suriye'ye çağrıldı ve rejimin başına geçirildi.

Başlangıçta muhalif çevrelerin Esad'ın utangaç ve sakar tavırlarını 'yumuşama umudu' olarak gördüğü ancak bunun kısa sürede yerini korkunç bir baskıya bıraktığı ifade edilirken, yazar Esad'ın zayıf görünmemek için vahşeti sürekli kanıtlamaya çalıştığını vurguladı.

DİPLOMASİ MASASINI ÇÖPE ATTI: 'TEKLİFLERİ CEVAPSIZ BIRAKTI' The Atlantic'e göre Esad'ın çöküşünü hızlandıran temel faktörlerden biri de, kendisine uzatılan diplomatik can simitlerini reddetmesi oldu.

Bölgedeki birçok ülkenin Esad'ın düşmesini istemediği, hatta ona anlaşma teklifleri sunduğu ancak Esad'ın bunları görmezden geldiği aktarıldı.

Analizde, dışişleri bakanlarının Esad'ı arayıp anlaşmalar teklif ettiği ancak Esad'ın hiçbirine yanıt vermediği belirtilirken, tahtı bırakma ihtimalinin Esad'ı 'öfkeli ve küskün' hale getirdiği ifade edildi.

CIA VE MOSSAD BİLE ŞAŞIRDI: ÇÖKÜŞÜ KİMSE BU KADAR HIZLI BEKLEMİYORDU Analizde, ABD istihbaratı CIA ve İsrail istihbaratı Mossad'ın dahi Esad'ın bu kadar hızlı düşeceğini öngöremediği aktarıldı.

Çöküşün arka planında ise Rusya'nın Ukrayna savaşı, İran'ın İsrail'le yaşadığı gerilimler nedeniyle Esad'a eskisi kadar destek verememesi gösterildi.

Bu süreçte yıllardır 'ayakta duran' rejimin gerçekte yorgun, yozlaşmış ve düşük maaşlı bir orduya dayandığı, destek çekilince sistemin birkaç gün içinde dağıldığı ifade edildi.

KÖRFEZ'İN CAN SİMİDİNİ REDDETTİ: 'İRAN'DAN UZAKLAŞ' ŞARTINA YANAŞMADI The Atlantic'in analizinde, Körfez ülkelerinin Esad'a ekonomik ve diplomatik bir çıkış kapısı sunduğu ancak bunun karşılığında İran'la mesafe koymasını istediği belirtildi.

Esad'ın ise İran'la bağlarını koparmayı reddettiği vurgulandı.

Analizde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin 2017'den itibaren Şam'a yaklaşmaya başladığı ancak Esad ailesinin Körfez desteğini cazip bulmadığı aktarılırken, İran'ın Esad'ı iktidarda tutmak için her yolu açık tuttuğu ve bunun Esad için daha güvenli bir seçenek olduğu ifade edildi.

TRUMP DÖNEMİNDE AUSTIN TICE GÖRÜŞMESİ: 'ANLAŞMA YOK, GÖRÜŞME YOK' The Atlantic'in aktardığına göre Trump döneminde ABD yönetimi, 2012'de Suriye'de kaybolan gazeteci Austin Tice dosyası için Şam'la temas kurmaya çalıştı.

Roger Carstens ve Kash Patel'in Lübnan üzerinden Şam'a götürüldüğü, görüşmelerin Esad'ın güvenlik danışmanı Ali Memlük ile yapıldığı belirtildi.

Memlük'ün yaptırımların kaldırılması ve ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesi şartını öne sürdüğü, Washington'un ise Tice'ın hayatta olduğuna dair kanıt istemesine rağmen Şam'ın 'anlaşma yok, görüşme yok' cevabı verdiği kaydedildi.

TÜRKİYE KRİTİK KIRILMA NOKTASI OLDU: ESAD, ERDOĞAN'LA ANLAŞMAYI BİLE REDDETTİ The Atlantic'in en dikkat çekici tespitlerinden biri ise Türkiye'nin Esad rejiminin çöküş sürecindeki kritik rolü oldu.

Dosyaya göre Türkiye'nin Esad'dan talepleri siyasi uzlaşma ve Türkiye'deki milyonlarca Suriyeli mültecinin geri dönüşünü sağlayacak bir anlaşmaydı.

Ancak Esad'ın kendisini hâlâ güçlü sanarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmeyi Türkiye'nin Suriye'den tamamen çekilmeyi kabul etmesi şartına bağladığı aktarıldı.

Bu tavrın, sahada muhaliflerin ilerleyişine giden yolu açtığı vurgulandı.

ŞAM DÜŞERKEN ESAD MOSKOVA'DAYDI: OĞLU TEZ SAVUNDU, SURİYE ÇÖKTÜ The Atlantic analizinde yer alan en çarpıcı ayrıntılardan biri de Esad'ın ülke çöküşe sürüklenirken Rusya'da bulunması oldu.

Kasım 2024'te muhaliflerin Halep'e ilerlediği sırada Esad'ın Moskova'da olduğu ve oğlunun Moskova Devlet Üniversitesi'nde doktora tezini savunduğu belirtildi.

Halep'in savunması çökerken Esad'ın Moskova'da kalması, Suriye'deki komutanlar arasında şok ve panik yarattı.

PUTİN'DEN ESAD'A ŞOK MESAJ: 'SENİN TEK UMUDUN ERDOĞAN' The Atlantic'in aktardığına göre Esad, Putin'den destek almak için bekledi ancak Putin günlerce görüşmeyi erteledi.

Nihayet yapılan kısa görüşmede Putin'in Esad'a açık şekilde artık onun için savaşamayacağını söylediği belirtildi.

Analize göre Putin, Esad'a çıkış yolu olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'la anlaşmasını önerdi ve tek şansının Türkiye üzerinden siyasi bir çözüm bulmak olduğunu iletti.

Rusya'nın, Esad'ı kurtarmak için Türkiye destekli muhaliflere karşı yeni bir savaşı göze almayacağı vurgulandı.

İRAN DA TERK ETTİ, ORDU ÇÖZÜLDÜ: 'PANİK DALGA DALGA YAYILDI' Muhalifler Hama'yı ele geçirip Humus'a ilerlerken, rejimin en kritik dayanaklarından biri olan İran Devrim Muhafızları komutanlarının toparlanıp geri çekilmeye başladığı aktarıldı.

Suriyeli askerlerin müttefiklerin kaçtığını duyunca saflarda paniğin yayıldığı ve direncin çöktüğü belirtildi.

DOHA TOPLANTISI: 'ESAD'IN ÇÖKMESİNİ HİÇBİR ÜLKE İSTEMEDİ AMA KİMSE ONA ULAŞAMADI' The Atlantic'e göre 7 Aralık 2024'te Rusya ve yedi Orta Doğu ülkesinin dışişleri bakanları Katar'ın başkenti Doha'da acil bir toplantı yaptı.

Bu ülkelerin Esad'ın çökmesini istemediği, askeri operasyonların sona ermesi ve siyasi geçiş çağrısı yapan bir bildiri yayımladığı ancak bunun için Esad'ın onayının gerektiği aktarıldı.

Fakat analizde en çarpıcı detay şu oldu: Esad'a kimse ulaşamıyordu.

Telefonunun kapalı olduğu ve tekliflerin cevapsız kaldığı belirtildi.

ESAD'IN 'SON GECE'Sİ DAKİKA DAKİKA ORTAYA ÇIKTI: 'HER ŞEY YOLUNDA' DEDİ, KAÇTI!

The Atlantic'in aktardığına göre Esad, 7 Aralık gecesi saat 18.00 civarında saraydan başkentin Al-Malki semtindeki özel konutuna döndü ve sakin görünüyordu.

Kuzeni İhab Mahluf'a endişelenecek bir şey olmadığını, Emirlikler ve Suudilerin isyancıların ilerleyişini durduracağını söyledi.

Ancak saat 20.00'de Humus'un düştüğü haberi geldi.

Çevresi paniklerken Esad, rejim güçlerinin başkenti savunmak için geldiğini öne sürdü ancak bunun doğru olmadığı belirtildi.

Saat 23.00'ten sonra Esad'ın en yakın yardımcılarından Mansur Azzam'ın Rus yetkililerle eve geldiği, Rusların Esad'a rejim askerlerinin artık savaşmadığını gösteren videolar izlettiği aktarıldı.

Saat 01.00'de rejim destekçilerinin çoğunun kaçtığı haberi geldi, saat 02.00'de ise Esad personeline eşyalarını hızla toplamasını emretti. 'BİZE YER YOK' DEDİ: EN YAKINLARINI BİLE SATTI!

The Atlantic'in anlattığına göre o ana kadar saraydaki birçok kişi Esad'ın halka direniş çağrısı yapacağını düşünüyordu.

Ancak Esad, iki yardımcısı ve oğlu Hafız ile birlikte ayrılmaya karar verdi.

Diğer görevlilere ise açıkça 'yer yok' denildi.

Kaçış anında şoförünün Esad'a 'Bizi gerçekten terk mi ediyorsunuz?' diye sorduğu, Esad'ın ise sorumluluğu kabul etmek istemeyerek şoföre 'Peki ya siz?

Siz savaşmayacak mısınız?' diyerek karşılık verdiği aktarılırken, ardından gecenin karanlığında Rusların yanına yürüyerek Şam'dan ayrıldığı belirtildi. 'FUHUŞ AĞI' İDDİASI ORTALIĞI KARIŞTIRDI: LUNA AL-SHİBL DETAYI The Atlantic analizinde, Esad'ın en yakınındaki isimlerden biri haline gelen eski Al Jazeera muhabiri Luna al-Shibl hakkında da çarpıcı iddialara yer verildi.

Eski saray çalışanları ve bazı yetkililere göre Luna al-Shibl'in Esad'ın sevgilisi olduğu, ayrıca Esad'a başka kadınlar temin ettiği, bu kadınlar arasında üst düzey Suriyeli subayların eşlerinin de bulunduğu ileri sürüldü.

Aralık ayında ortaya çıkan bir ses kaydında Esad ve Shibl'in Hizbullah'la ve askerlerle alay ettiği, halkın yoksulluğuyla dalga geçtiği aktarıldı. 'RUS AJANI OLDU' İDDİASI: ESKİ SEVGİLİSİ ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLDÜ Analizde Temmuz 2024'te Luna al-Shibl'in Şam dışındaki bir otoyolda BMW'sinde ölü bulunmasına da dikkat çekildi.

Resmi açıklamalarda olayın trafik kazası olarak duyurulduğu, ancak bazı kaynakların bunun bir infaz olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı.

The Atlantic'in aktardığı iddiaya göre Esad'ın eski sevgilisinin öldürülmesini emrettiği, Shibl'in Moskova'ya İran'ın Suriye'deki faaliyetleri hakkında bilgi sağlayan fiili bir Rus ajanına dönüştüğü ileri sürüldü.

CAPTAGON İMPARATORLUĞU: ESAD AİLESİNİN KİRLİ SERVETİ The Atlantic'in dosyasında Esad ailesinin uyuşturucu ticareti üzerinden kurduğu düzen de ayrıntılı şekilde anlatıldı.

Özellikle Captagon üretimi ve kaçakçılığını Esad'ın kardeşi Mahir'in denetlediği, bu ağın aileye milyarlarca dolar kazandırdığı, Körfez ülkeleri ve Ürdün'de ciddi bir bağımlılık krizine yol açtığı öne sürüldü. 'KENDİNİ KRAL SANIYORDU' DEDİLER: GERÇEKLİKTEN KOPTU, REJİMİ ÇÖKERTTİ The Atlantic'e konuşan eski bir Hizbullah siyasi operatörünün Esad için, 'Hayali bir dünyada yaşıyordu.

İranlıların ona muhtaç olduğunu, Rusların başka seçeneği olmadığını düşünüyordu.

Kendini kral sanıyordu' sözleriyle değerlendirme yaptığı aktarıldı.

Analizde Esad'ın son yıllarda dar bir çevreye kapandığı, tecrübeli isimleri tasfiye ettiği, sarayda gerçeklikten kopuk bir atmosfer oluşturduğu belirtildi.

THE ATLANTIC: 'GERÇEK DİKTATÖRLER KENDİLERİNE YALAN SÖYLEMEDE ÇOK İYİDİR' The Atlantic'in analizinde dikkat çeken son vurgu ise diktatörlerin düşüşüne dair oldu.

Yazar Robert F.

Worth, diktatörlerin son anlarında dramatik bir yüzleşme yaşamadığını, aksine kendilerini kandırmaya devam ettiklerini vurguladı.

The Atlantic'te yer alan değerlendirmede, Esad'ın düşüşünün bir trajedi değil, kibir ve gerçeklikten kopuşun kaçınılmaz sonucu olduğu ifade edildi.

İlgili Sitenin Haberleri