Haber Detayı
Akdeniz'de tükendi, Tuzla'da ortaya çıktı! Uzmanlar bile şaşırdı
Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağının genelinde çok az kalan ve deniz ekosistemi için çok önemli yeri olan pina ve deniz çayırları Tuzla'da görüldü. Konuyla ilgili bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, Tuzla'da muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık, çok şaşırdık dedi.
Tuzla'da Postane Mahallesi'nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış yapan ekipler, Marmara Denizi'ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar buldu. 1992'den beri tüm Akdeniz'de sayıları her geçen gün azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Mustafa Sarı, Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar.
Burası İstanbul'un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi, böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans dedi.
Prof.
Dr.
Sarı, Tuzla'daki gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı canlılığı olduğunu bildirmesi üzerine ekibiyle beraber bölgeye geldiklerini belirterek, Muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık.
Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik.
Halbuki bir su altı canlılığı var. 25 ila 30 metrekarelik bir alan ifadelerini kullandı.
Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60'ından fazlasında deniz çayırı varProf.
Dr.
Sarı, bölgede yaptıkları dalışın ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle geçen yıl 2 büyük proje yürüttük.
Birisi MAR-ÇAYIR, diğeri MAR-PİNA idi.
Derdimiz Marmara Denizi'nin bütün kıyısal alanlarındaki deniz çayırı ve pina alanlarını tespit etmek ve bunları haritalandırmaktı.
Geçen yıl Adalar dahil, bin 300 kilometrelik bütün kıyı şeritlerini tarayarak bunları tespit ettik.
Bu yıl, bunların 'ÇAYIR-İZ' ve 'PİNA-İZ' adıyla 2 büyük proje kapsamında izlemesine başladık.
Marmara'nın tamamını temsil edecek şekilde istasyonlarımız var.
Bu istasyonlarda düzenli olarak dalıyoruz.
Deniz çayırlarının sağlık durumlarını inceliyoruz.
Pinalar sağlıklı mı, yeni birey katılımı var mı, karasal baskılar ne durumda?
Kıyıdan ve karadan gelen baskılar zarar veriyor mu, etkisi nedir diye görmeye çalışıyoruz.
Memnuniyetle söyleyebiliriz ki, Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60'ından fazlasında deniz çayırı var. 4 tür deniz çayırı bulunuyor.
En yaygın olan Cymodocea nodosa dediğimiz tür.
Her tarafta bulunuyor.
Kıyıdan itibaren en fazla 8.5 metre derinliğe kadar.
İkinci tür Zostera marina, üçüncü tür Zostera noltii ve dördüncüsü Akdeniz'in endemik türü Posidonia oceanica.
O Çanakkale'ye ve Erdek Körfezi'ne yakın bölgelerde bulunuyor.
Gönüllüler Tuzla'da deniz canlılığı olduğunu söyledilerProf.
Dr.
Sarı, Tuzla Yelken Kulübü'nün önünde hem pinaların hem deniz çayırlarının var olduğunu dile getirerek, Üzüldüğümüz şey şu, Marmara'nın kuzey kıyılarından, Silivri'den başlayıp; İzmit Körfezi'ne kadar neredeyse deniz çayırı alanı kalmadı, baskı altında.
Buraları kötü kullanmışız, kirletmişiz, doldurmuşuz.
Deniz çayırları zarar görmüş buralarda.
Pina alanları deniz çayırına göre daha iyi ve çok az, parça parça deniz çayırı yeri kalmış.
Bu bölgedeki gönüllü dalgıç arkadaşlarımız dediler ki; ‘Tuzla Yelken Kulübü'nün önünde hem pinalar, hem deniz çayırı var.' Bize bildirdiler, biz de ekibimizle beraber geldik.
Daldık ve muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık.
Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik.
Halbuki çok canlı bir su altı canlılığı var.
Ayrıca çok küçük bir alan olsa da deniz çayırı alanı var. 25-30 metrekarelik bir alan.
Zostera marina türü burada var.
Onlar da gayet sağlıklı gözüküyorlar onun için çok mutlu oldum.
Arkadaşlarımızla beraber bugün bu güzellikleri gördüğümüz için çok mutluyuz.
Aşağıda gördüğümüz pinalar, büyük ve yavru pinalar da var ve hepsi çok sağlıklı.
Deniz çayırları da çok sağlıklı.
Tuzlalılar çok şanslılar.
İstanbul'un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi burası.
Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans.
Tuzlalı yöneticilerimize, Tuzla'da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ederiz, aman denizinize sahip çıkın!
Çünkü soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yarısı denizlerden geliyor.
Dünyanın dörtte üçü karalarla kaplı, bütün karalar orman olsa, şu anda soluduğumuz havanın içerisindeki oksijeni üretmeye yetmiyor.
Denizdeki fitoplanktonlar üretiyor ve deniz çayırları üretiyor.