Haber Detayı

Tuzla'da Pina ve Deniz Çayırları Görüldü
Güncel haberler.com
08/02/2026 11:07 (3 saat önce)

Tuzla'da Pina ve Deniz Çayırları Görüldü

Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağının genelinde çok az kalan ve deniz ekosistemi için önemli bir yeri bulunan pina ve deniz çayırları, Tuzla'da görüldü. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" dedi.

(İSTANBUL) - Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağının genelinde çok az kalan ve deniz ekosistemi için önemli bir yeri bulunan pina ve deniz çayırları, Tuzla'da görüldü.

Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Mustafa Sarı, "Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" dedi.Tuzla'da Postane Mahallesi'nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış yapan ekipler, Marmara Denizi'ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar buldu.1992'den beri tüm Akdeniz'de sayıları her geçen gün azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Prof.

Dr.

Mustafa Sarı, "Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar.

Burası İstanbul'un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi, böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" diye konuştu.Prof.

Dr.

Sarı, gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı canlılığı olduğunu bildirmesi üzerine ekibiyle beraber bölgeye geldiklerini belirterek, "Muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık.

Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik.

Halbuki bir su altı canlılığı var. 25 ila 30 metrekarelik bir alan" diye konuştu.Prof.

Dr.

Sarı, bölgede yaptıkları dalışın ardından gerçekleştirdiği açıklamada, şunları kaydetti:"İstanbul Tuzla Yelken Kulübü'ndeyiz.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle geçen yıl iki büyük proje yürüttük.

Birisi MAR-ÇAYIR, diğeri MAR-PİNA idi.

Derdimiz Marmara Denizi'nin bütün kıyısal alanlarındaki deniz çayırı ve pina alanlarını tespit etmek ve bunları haritalandırmaktı.

Geçen yıl Adalar dahil, bin 300 kilometrelik bütün kıyı şeritlerini tarayarak bunları tespit ettik.

Bu yıl, bunların 'ÇAYIR-İZ' ve 'PİNA-İZ' adıyla 2 büyük proje kapsamında izlemesine başladık.

Ne yapıyoruz?

Marmara'nın tamamını temsil edecek şekilde istasyonlarımız var.

Bu istasyonlarda düzenli olarak dalıyoruz."Deniz çayırlarının sağlık durumlarını inceliyoruz.

Pinalar sağlıklı mı, yeni birey katılımı var mı, karasal baskılar ne durumda?

Kıyıdan ve karadan gelen baskılar zarar veriyor mu?

Etkisi nedir diye görmeye çalışıyoruz.

Memnuniyetle söyleyebiliriz ki, Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60'ından fazlasında deniz çayırı var.

Dört tür deniz çayırı bulunuyor.

En yaygın olan Cymodocea nodosa dediğimiz tür.

Her tarafta bulunuyor.

Kıyıdan itibaren en fazla 8.5 metre derinliğe kadar.

İkinci tür Zostera marina, üçüncü tür Zostera noltii ve dördüncüsü Akdeniz'in endemik türü Posidonia oceanica.

O Çanakkale'ye ve Erdek Körfezi'ne yakın bölgelerde bulunuyor. "Gönüllüler Tuzla'da deniz canlılığı olduğunu söylediler" Üzüldüğümüz şey şu; Marmara'nın kuzey kıyılarından Silivri'den başlayıp; İzmit Körfezi'ne kadar neredeyse deniz çayırı alanı kalmadı, baskı altında.

Buraları kötü kullanmışız, kirletmişiz, doldurmuşuz.

Deniz çayırları zarar görmüş buralarda.

Pina alanları deniz çayırına göre daha iyi ve çok az, parça parça deniz çayırı yeri kalmış.

Bu bölgedeki gönüllü dalgıç arkadaşlarımız dediler ki; 'Tuzla Yelken Kulübü'nün önünde hem pinalar, hem deniz çayırı var.' Bize bildirdiler, biz de ekibimizle beraber geldik.

Daldık ve muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık.

Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik.

Halbuki çok canlı bir su altı canlılığı var.

Ayrıca çok küçük bir alan olsa da deniz çayırı alanı var. 25-30 metrekarelik bir alan. "Tuzlalılar çok şanslı" Zostera marina türü burada var.

Onlar da gayet sağlıklı gözüküyorlar onun için çok mutlu oldum.

Arkadaşlarımızla beraber bugün bu güzellikleri gördüğümüz için çok mutluyuz.

Aşağıda gördüğümüz pinalar, büyük ve yavru pinalar da var ve hepsi çok sağlıklı.

Deniz çayırları da çok sağlıklı.

Tuzlalılar çok şanslılar.

İstanbul'un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi burası.

Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans.

Tuzlalı yöneticilerimize, Tuzla'da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ederiz, aman denizinize sahip çıkın.

Çünkü soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yarısı denizlerden geliyor.

Dünyanın dörtte üçü karalarla kaplı, bütün karalar orman olsa, şu anda soluduğumuz havanın içerisindeki oksijeni üretmeye yetmiyor.

Denizdeki fitoplanktonlar üretiyor ve deniz çayırları üretiyor. "Bu bölgede artık deniz çayırı var" Bir metrekare deniz çayırı alanı bir günde 10 litreden fazla oksijen üretir.

Deniz canlılarına üreme, beslenme, barınma, saklanma alanı oluşturur.

En önemlisi karbonu tutar.

Tropik ormanlardan 35 kat fazla karbon tutar deniz çayırları.

Neden karbon tutmanın altını çiziyoruz; 'İklim değişikliği' dediğimiz büyük bir felaketle karşı karşıyayız.

Atmosferdeki artan karbondioksit yüzünden sürekli dünya ısınıyor.

İşte bu karbondioksiti absorbe edecek bitkisel organizmalara ihtiyacımız var.Deniz çayırıyla kaplı bir alan düşünün, hemen yanında olmayan bir alan düşünün olmayan alana göre 40 kat daha fazla canlılık barındırıyor.

Eğer kıyısal alanda deniz çayırı varsa erezyonu önlüyor.

Bu yönüyle saymakla bitiremeyeceğimiz kadar deniz ekosistemine katkısı var.

Biz tüm bunları dikkate alarak Marmara'nın tamamında deniz çayırlarının korunmasını istiyoruz.

Pinalarının korunması istiyoruz.

Deniz çayırları plajlarda bulunduğunda insanlar istemiyorlar, ayağımıza değiyor diyorlar ve korkuyorlar.

Çimle kaplı bir alan görsek ayakkabılarımızı çıkarıp çıplak ayakla basmak isteriz.

Eğer plajımızda deniz çayırı varsa plajı berraklaştırır.

Deniz çayırından kaygımız varsa deniz ayakabısı giyelim ve çayırlar ayağımıza değmesin. "O kadar kıymetli bir tür ki bu, bunu korumamız lazım" Marmara'nın kuzey kıyılarını dikkate aldığımızda çok az yerde, bu bölgede artık deniz çayırı var.

Karşıda Adalar'ın etrafı tamamen deniz çayırı ama burada karasal baskılar yüzünden çok az kalmış.

Tuzla'da şu anda küçük de olsa bir alan var.

Burayı genişletmemiz, büyütmemiz var olanı korumamız lazım.

Onun için bugün çok mutluyum.

Burada bulunan tür nesli tehlike altında olan bir tür değil ama deniz çayırının neslinin tehlike altında olması gerekmiyor önemli olması için.

O kadar kıymetli bir tür ki bu, bunu korumamız lazım."

İlgili Sitenin Haberleri