Haber Detayı

Kayseri- Gittiği fuardan etkilendi; yerli ve milli silahlar geliştirilmesi için 77 bin metrekare arsasını bağışladı
cnnturk.com
08/02/2026 10:52 (5 saat önce)

Kayseri- Gittiği fuardan etkilendi; yerli ve milli silahlar geliştirilmesi için 77 bin metrekare arsasını bağışladı

Kayseri- Gittiği fuardan etkilendi; yerli ve milli silahlar geliştirilmesi için 77 bin metrekare arsasını bağışladı

KAYSERİnin Develi ilçesinde yaşayan emekli İsmail Zurnacı (77), İstanbulda gittiği bir fuarda Türk savunma sanayi ürünlerinden etkilenerek babasından kalan 77 bin metrekare arazisini Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına (TSKGV) bağışladı.

Vakıf tarafından 2 farklı beraat ve altın madalya ile ödüllendirilen Zurnacı, Stantları gezerken ASELSANın ürettiği bir silah beni çok etkiledi.

Amerikalı bir general de hep ASELSANın ürettiği bu silahın başına geliyordu.

Düşünceli bir hali vardı.

Türkler isterse yapabilir manası ile bakıyordu.

İnanın ben orada gururumdan ağladım.

Paşalarla görüşünce bu vakıf benim mantığıma uyduö dedi.İstanbulda IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarına giden İsmail Zurnacı, burada Türk savunma sanayi ürünlerinden etkilenerek babasından kalan Kayserinin Develi ilçesindeki 77 bin metrekare arazisini TSKGVye bağışladı.

Zurnacı, bünyesinde Türk savunma sanayisi için birçok önemli firmayı barındıran vakıf tarafından 2 farklı beraat ve altın madalya ile ödüllendirildi.

Yerli ve milli silah geliştirilmesi için arsasını bağışlayan Zurnacı, her yıl geliştirilen önemli ve stratejik yerli silahlar ile milli savunma hamlesine katkı vererek, TSKGVye yaptığı bağışın gururunu yaşıyor.GURURLANIP, ETKİLENDİMVakfın yaptığı milli savunma hamlelerinden etkilendiğini anlatan İsmail Zurnacı, Vakfın kurucuları ile tanıştım.

Broşür istedim.

Orada bağış yapmaya karar verdim. 2005-2006 yıllarında üretilen silahları ve SİHAları gözümle gördüm.

Silivri tarafında stantlar açılmış orada sergileniyordu.

Dost ülkelerde beğendikleri ürünler için sözleşme yapıyordu.

Bu durum beni çok etkiledi.

ASELSANın yaptığı bir silah vardı.

Çok ilgimi çekmişti.

Dost ülke generalleri de stantları geziyordu.

Amerikalı bir orgeneral dikkatimi çekmişti.

Stantları gezerken hep ASELSANın ürettiği bu silahın başına geliyordu.

Düşünceli bir hali vardı.

Ben de kendi kendime dedim ki; Türkler isterse yapabilir manası ile bakıyordu.

İnanın ben orada gururumdan ağladım.

Bizim generallerden birisi beni o halde görünce Hocam çok duygulanmışsın dedi.

Dedim ki; Paşam bunları görüp de bir Türk olarak duygulanmamak elde değil.

Ama bir Türk olarak gönül isterdi ki bunlar 50-60 sene önce yapılsaydı.

Ben bu yüzden gururlandım.

Etkilendimö diye konuştu.ŞAHİTLER HUZURUNDA BANA TAPULARINI VERDİİstanbulda yaşadığı dönemde akciğer hastalığına yakalandığını anlatan Zurnacı, Beşiktaşta kirada oturuyordum.

Akciğer hastalığına yakalandım. 33 kiloya düştüm. 3 ay sonra önce Rahmanın ve sonra doktorların yardımıyla 86 kilo ile taburcu oldum. 2 yıl çalıştırmadılar.

Hayırsever dernekler bize iaşe yolladılar. 2 senenin ardından çalışmaya başladım.

Bu sırada babamın rahatsızlandığını duydum.

Babam diğer kardeşlerimi kendisine bakmaları için çağırmış ama gitmemişler.

Sonra beni çağırdı.

Ben de hastalık çektiğim için dayanamadım.

Tedavisinin ardından da İstanbula yanıma getirdim.

Babam şahitler huzurunda tapu memurları eşliğinde bana tapularını verdi.

Rahmetli babam memurlara dedi ki; Öyle sağlam yapın ki ben öldükten sonra bunun elinden alırlar dedi.

O günkü kanunda bakımlı olarak tapuları herhangi birine verebiliyormuş Bir yıl birlikte Beşiktaşta kaldık.

Vasiyeti üzerine köyümüze defnettikö dedi.HİÇ PİŞMANLIĞIM YOKVatan hakkının önemine de dikkat çeken Zurnacı, Paşalarla görüşünce bu vakıf benim mantığıma uydu.

Bu mallar benim üzerime geldi.

Ama, ben de ölümlüyüm.

Ben öldükten sonra çocuklarım gelip bu mallarla uğraşmaz.

Köylülerden de cephe aldılar.

Bize ucuz pahalı satsaydın dediler.

Ben kabul etmedim ve böyle karar alarak vakfımıza bağışladım.

Mutluyum.

Çünkü, üretimi gördüm.

Belki görmesem mutlu olamayacaktım.

Her yıl yeni üretilen silahlar gösterime açılıyor.

Gidip görüyorum.

Kayseride tek başıma yaşıyorum.

Çocuklarım Beşiktaşta ben de burada mutluyum.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına 77 bin metrekare tapu bağışladım.

Vakfımıza ait.

Piyasa değeri ile hiç ilgilenmedim.

Hiç sormadım.

Ama bazıları Sen bağış yapmasaydın Develide 1-2 tane lüks daire alırdın dediler.

Ben bu dünyadan göçeceğimiz için kabul etmedim.

Öbür dünyada komşu hakkı soruluyor hep anlatılıyor ama vatan hakkını anlatan yok.

Ama Rahman soracak.

Vatanın içi ne yaptın? diyecek.

İslamın özünde bağımsızlık var.

Bağımsız olmak için de güçlü olmak zorundasın.

Bunu anlatmıyorlar.

Ben buna dayanarak bağışta bulundum.

Çok şükür rahatım.

Geriye döndüğüm zaman çok şükür hiçbir pişmanlığım yokö ifadelerini kullandı.MAHALLEDE DIŞLANDIMVakfa arazilerini bağışladıktan sonra yaşadığı bölgede dışlandığını da belirten İsmail Zurnacı şöyle konuştu:Bir Türk olarak gurur duymamak elde değil.

Ama gönül isterdi ki Atatürk zamanında kurulan silah fabrikaları kapatılmasaydı.

Belki bugün o fabrikalar dünyaya silah satıp teknoloji üretecekti.

Dünyada 400 milyona yakın bir Türk nüfusu olduğu söyleniyor.

Türk olunmaz, Türk doğulur.

Türklük şuuru insanın elinde değil.

Yaradılış geninde var.

Bağış yaptığım için ben şu an yaşadığım mahallede dışlandım.

Çevre ile ilişiğimi kestim.

Kendi halimde mutlu bir şekilde yaşıyorumö dedi.NE KADAR GÜÇLÜ OLURSAK O KADAR RAHAT EDERİZ'Türkiyenin bölgede güçlü olması gerektiğini belirten Zurnacı, Savunma sanayinin ürettiği silahlar gurur verici, uçaklar, SİHAlar, harp sanayisine dair üretilen her şey çok gurur verici.

Bu yüzden çok mutluyum.

Gönül ister ki bu vakfa duyarlı vatandaşlarımızın yardımcı olmaları.

Çünkü, bu alemden kimse bir şey götüremiyor.

Bölgemizde ne kadar güçlü olursak o zaman rahat ederiz ve barış o zaman sağlanır.

Çünkü, biz stratejik bir bölgedeyiz.

Bizim, kalkınmamızı da istemiyorlar.

Bize dost gözüküyorlar ama aslında değiller.

O yüzden çok güçlü olmamız lazım.

Vakfın bir bağışçısı ve bir Türk olarak çok mutluyum.

Bir Türk olarak Kayseride Atatürk tarafından kurulan uçak fabrikasının kapatılması çok zoruma gitti.

Kabullenemedim.

Başka ülkeler elindekini geliştirerek ileriye dönük hamle yapıyor.

Bizimkiler olanı kapatıyor.

Bu benim çok zoruma gitti.

O yüzden mutluyum.

İyi ki vakfımız kurulmuş ve üretime devam ediyor.

Gelecek nesiller rahat etsin.

Dünya var oldukça devletimiz güçlü olsun ve barışı sağlasın ben bu niyetteyim.

Başka vakıflar gibi çıkar amaçlı değil.

Üretime yönelik bir vakıf. 2-3 tane beraat aldım.

Altın madalya ile ödüllendirildimö diye konuştu. (DHA)Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)

İlgili Sitenin Haberleri