Haber Detayı
'Uzay ekonomisi 1,8 trilyon dolara koşuyor'
Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, "Uzay artık sadece bilimsel bir macera değil, 1.8 trilyon dolara koşan dev bir ekonomidir. Türkiye bu dalganın sadece alıcısı değil, güçlü bir oyuncusu olmak zorundadır.’’ dedi.
FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA Antalya’da 5-9 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek 77.
Uluslararası Uzak Kongresi 2026 (IAC) öncesi, Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde ‘IAC 2026 Kampüs Buluşmaları Etkinliği’ düzenlendi.
Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, "Uzay artık sadece bilimsel bir macera değil, 1.8 trilyon dolara koşan dev bir ekonomidir.
Türkiye bu dalganın sadece alıcısı değil, güçlü bir oyuncusu olmak zorundadır.
Küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1.8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Antalya’da düzenlenecek olan Uluslararası Uzay Kongresi Türkiye için eşsiz bir fırsat olacak’’ dedi.
Savunma sanayi tecrübesi uzaya taşınıyor’’ dedi.
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça da, Türkiye’nin savunma sanayiinde son 20 yılda yazdığı başarı hikayesinin bir benzerinin uzay teknolojilerinde yaşanacağına dikkat çekti.
Uça, şunları kaydetti. ‘’20 yıl önce hayal olanlar bugün gerçek oldu; 20 yıl sonra ise Türkiye uzayda oyun kurucu bir güç olacak. 2006 yılında Türkiye’nin yerli uçağı veya gemisi yoktu.
Bugün 180 ülkeye ihracat yapan küresel bir oyuncu haline geldi.
Gelecek uzayda ve 20 yıl sonra Türkiye orada çok önemli bir konumda olacak.’’ Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı da öğrencilere Türkiye’nin uzay çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Türkiye'nin insanlı ilk uzay misyonunu tamamlanmasından bu yana 24 aylık süre geçtiğini belirten Gezeravcı şunları kaydetti. ‘’Uzay teknolojisi hızlı evrim geçiriyor.
Türkiye Cumhuriyeti, tarihindeki insanlı ilk uzay misyonunu bir Türk vatandaşının uzaya gidip 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi.
Uluslararası Uzak Kongresi bünyesinde 604 farklı kurum uzay alanında faaliyet gösteriyor.
Bu Dünyanın en büyük uzay organizasyonu.
Ülkemizde böyle bir organizasyonun alınmış olması bile müthiş sıra dışı bir süreç.’’ ‘’İnsanoğlunun ikinci kez aya çıkması Mart ayına ötelendi’’ Uzayın, evrilen teknolojinin bir alanı olduğunu anlatan Gezeravcı, şunları kaydetti: ‘’6 Şubat tarihinde, 54 yıllık aranın ardından insanoğlunun tekrardan aya gitmek üzere gerçekleştireceği ikinci görevin eşiğine gelinmişti.
Ancak bu Mart ayına ötelendi.
Teknolojik ve operasyon süreçlerinin içerisinde bu ötelemeler çok normal.
Önemli olan sizin bunu hedef noktaya koymanız.
Sürecin evrildiği akışın içerisinde, karşılaşılan ufak tefek problemlerin giderilmesi adına bu tür zaten ötelemeler süreçle birlikte kabullenilmiş durumda.
Ancak bu yılın içerisinde daha sıra dışı nice gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.” "Türkiye, 2027 yılı ilk çeyreğinde aya ulaşacak" Türkiye Cumhuriyeti’nin uzaya yabancı olmadığına dikkat çeken Gezeravcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye olarak hedeflerimizden biri de Ay Araştırma Programı. 2027 yılının ilk çeyreğinde aya ulaşma noktasında hedef koyduk.
Bu iki kademeli bir hedef.
İlk kademede, kendi yörüngesinde ve dünyanın yörüngesinde dolaşımına devam eden ay yüzeyine, dünyadan sağlıklı bir fırlatma, doğru bir seyrüseferle gönderdiğimiz roketi ay yüzeyinde tespit etmiş olduğumuz spesifik bir noktaya sert iniş yaptıracağız.
Bunun ardından tecrübe ve birikimle hazırlık süreci devam eden ikinci görevin icrasında.
Ay yüzeyine bir bilimsel objeyi kendi hibrit yakıtlı motorumuzla bu kez yumuşak iniş yaptıracağız.” Türkiye’nin küresel uzay hedefi Türkiye’nin küresel uzay hedefine de değinen Gezeravcı, ‘’Uzay hedefini bugüne kadar ortaya koyan 3-5 ülke oldu.
Türkiye ise 6. ülke olarak çalışmalarına devam ediyor’’ dedi.
Astronot Gezeravcı, şöyle devam etti: ‘’Türkiye Cumhuriyeti'nin hedeflerinden biri de uzaya erişim ve uzay limanı projesi.
Milli Uzay Programı 2021 Şubat ayında açıklanmıştı.
Türkiye birçok konuda sayılı ülkeler arasında yer alıyor.
Ses hızını geçen jet motoruyla teçhiz edilmiş ve üzerinde mühimmat taşıyan SİHA'ları yapabilen dünyada sadece dört ülke var.
Bunlardan biri Türkiye.
Dünyada en çok bor madeni Türkiye'de.
Bordan boraks bir malzeme üretiliyor.
Tank gibi zırhlı araçların dış yüzeyinde koruyucu katman, çelik yelek gibi bireysel ekipmanların iç yüzeyindeki ana materyal.
Bu boraksı dünyada üretebilen sadece üç ülke var.
Biri Türkiye.
Uzayda gönderilmiş bir uydu ya da başka bir objeyi bir yörüngeden alıp başka bir yörüngeye taşıyabilen sistemin sahibi olan sadece iki ülke var.
Biri Türkiye Cumhuriyeti.
Kendi ürettiği SİHA'sını, silah mühimmat taşıyabilen, İHA'sının kanadına kendi üretmiş olduğu hava-hava füzesini takıp havada uçan başka bir objeyi vurabilen dünyada sadece bir ülke var, o da Türkiye Cumhuriyeti.”