Haber Detayı

Işın Karaca 93 kilodan 57’ye düştü... 'Artık başka bir Işın var'
Kelebek hurriyet.com.tr
08/02/2026 08:25 (2 saat önce)

Işın Karaca 93 kilodan 57’ye düştü... 'Artık başka bir Işın var'

Yıllardır şarkılarıyla olduğu kadar “kilo alıp verdiği” haberleriyle de gündeme geliyordu. Bu sefer herkesi şaşırttı; 93 kilodan 57’ye düştü. Üstelik bu kez formunu korumaya çok kararlı. Pop müziğin ünlü ismi Işın Karaca’yla bir araya gelip bu değişimin sırrını konuştuk. Sanat hayatının 25’inci yılına özel çıkardığı cover albümüyle ilgili sorularımızı da yanıtlayan sanatçıyla geçmişten bugüne kariyerini masaya yatırdık.

◊ “25.

Yıl Hit VS Hit The Remix’s” albümünde 25 yılda kült olan şarkılarınızı yeni versiyonlarıyla seslendirdiniz.

Nereden çıktı bu fikir? - Çok cover yapılıyor şu anda.

Ve kötü müzik var.

Müziğin m’si, sanatın s’si yok ortada.

Bu bir döngü.

Bir yerde, “Aa yeter bunu mu dinliyorsunuz?” diyecekler.

Ben nereden biliyorum?

Sahneye en çok çıkan kadınların biriyim.

İnsanların ne istediğini ve neyle eğlendiğini çok iyi biliyorum.

Çünkü ben işimi çok iyi biliyorum.

Ben Işın Karaca’yım ve ülkenin en iyi şarkıcıların biriyim.

Bu nedenle 25’inci yılımda böyle bir albüm yapmak istedim.

O kadar kalıcı şarkılar yapmışız ki, dinleyenler hâlâ “Bu nasıl 25 yıllık şarkı” falan diyor.

Biz çok zor ünlü olduk.

Çünkü “rekabet kurumu” denilen şey bizdik.

Kendi aramızda rekabet ediyorduk.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA  - Mekân: Hyatt Centric LeventBENİM ŞARKILARIMA YAPILAN COVER’LAR İĞRENÇ!◊ Şu an daha zor değil mi onca insan arasında başarıyı ispatlamak? - Sosyal medyanın getirdiği hâl burası.

Sosyal medya bayağı kirli çamaşırhane.

Yani insanları öyle şeylere zorluyorlar ki...

Müzik 40 yıllık bir döngüdür.

Ümitsiz değilim.

Çok pozitif bir albüm yapmak üzere kendime, yaşamıma reset attım.

Zaten ben bu şarkıları okuyorum.

Benim şarkılarıma yapılan cover’lar iğrenç!

Çok özür dilerim.

Hiç anlamamışlar şarkıları.◊ “Kendime reset attım” dediniz.

Ne oldu da bu yenilenme isteği geldi? - 1 sene önce Can’la (eşi Can Yapıcıoğlu) bir fotoğrafımıza baktık, iki bazlama surat gördük.

İkimizde de duygusal yeme bozukluğu var.

Buna bir “dur” diyelim dedik.

Ben biliyorsun Türkiye’deki bütün diyetisyenlere gittim ve hepsini ünlü ettim.

Biriyle 5 kilo, diğeriyle 10 kilo, ötekiyle 15 kilo filan verdim.

Sonra tüp mide ameliyatı oldum ama ardından yine kilo aldım.

Hep bir şeyleri bahane ettim.

Bunu kabul ettiğim anda da resetlenme başladı.

Çünkü bir tane ömrüm var.

Ve yarının da garantisi yok.

Alopesi (saçkıran) dönemim benim için çok ağırdı.

Birkaç yıl önce çektiğim televizyon programına denk geldim.

Orada gördüğüm kadına üzüldüm.

Aslında çok güçlü bir kadındı.

Ama onu dış görüntüsüyle yıkabilecek bir şey varmış meğer orada.

Bu sefer tamam dedim; sağlıklı yaşama geçiyoruz. 93 KİLODAN 57’YE İNDİM◊ Haftada 2 gün iki öğün, diğer günler tek öğün besleniyormuşsunuz...- Evet ama 2 gün beslendiğim günlerde ilk öğün yoğurt veya muz oluyor.

Akşam da yemeğimizi yiyoruz.

Ben bunu kimseye de tavsiye etmiyorum, uzmana danışılmasını rica ediyorum.◊ Siz doktorla mı oturttunuz bu düzeni?- Önce kan tahlillerimize baktık.

Bir bedenimi tanıdım.

Ben haşimato hastasıyım.

Alopesi hastasıyım.

Benim vücudumda bir sürü dengesizlik devam ediyor.

Hayatımda ilk kez bu kadar kilo verebildim. 59 kiloya ineceğim demiştim.

Şu an 57 kiloyum.◊ Kaç kilodan indiniz? - 93’ten 57’ye indim.

Can da 104 kiloydu, 80’e indi.◊ Spor yapıyor musunuz? - Urla’da yürüyüş yapıyoruz.

Pandeminin bize getirdiği en büyük nimettir Urla.

Bizden önce Bodrum’a gidip yerleşenler geri dönmüştür.

İzmir’e gidip dönen de oldu.

Dedim ki biz ne zaman döneriz acaba büyük şehre...

Sonra baktım ki; ne döneceğim?

Orada sakinlik var...◊ Oysa sakin hayat, yapınıza biraz ters sanki...- Oradan yetişiyorum farkındaysan her yere! (Gülüyor) Yeri geliyor 1 günlüğüne eve gidiyorum.

Ev bize iyi geliyor.

Normal insanlar sabahları evde pijamasıyla dolaşır ya, bizde öyle bir şey yok.

Ben bir Akhisar lorduyla evliyim.

Sabah uyanır, tıraşını olmadan, duşunu almadan, parfümünü sıkıp gömleğini giymeden güne başlamaz.◊ İlişkinizi nasıl tanımlarsınız?- İkimiz de yatılı okul çocuğuyuz.

O yüzden belki de şunu keşfettik; evde beraberiz, stüdyoda beraberiz, sahnede beraberiz. 3 saat ayrı kalsak birbirimizi özlüyoruz.

Ve 7 yıldır bu böyle.

Ama şunu anladık; birbirimizin sessizliğinden de hoşlanıyoruz.

Bu arada sahnede birbirimizi tanımıyoruz.

O Can Yapıcıoğlu, ben Işın Karaca.

Ben markama hizmet ediyorum.

O da o markanın başındaki şef.

KAFAMIN ARKASINA GÖZLÜK TAKMAM GEREKTİĞİNİ ÖĞRENDİM◊ Meslek hayatınızdaki 25 yılı değerlendirdiğinizde, sizi en mutlu eden dönem hangisi? - Aslında sanat hayatımda 35’inci yılım.

Albümlü olarak 25’teyim.

Zor bir yolculuk, kalıcılık zor bir şey ama öyle zamansız şarkılar armağan edilmiş ki bana.

Ve hepsi sadece bana hizmet etmedi, herkesin duygularına hizmet etti.◊ Peki 25 yıl ne öğretti size? - Kafamın arkasına da gözlük takmam gerektiğini öğrendim.

Çünkü yürürken arkandan çok sıkı bıçak darbeleri yiyebiliyorsun.

Orhan Gencebay bana 37 yıl önce “Hazırsan, kurtlar sofrasına oturuyorsun.

Nereye dönersen orada kurt var, hazır ol.

Ya sofrada otur, sofranın bir parçası ol ya da sofrada yenil” demişti.◊ Hangi yanlarınızı törpülediniz? - Çok değiştim.

Eskiden Don Kişot’tum.

Bir şey anlatılacaksa camiada, ben anlatırdım.

Şimdi “Aman benden uzak olun” diyorum.

Ama haksızın karşısında dururum.

Kötülüğün karşısında her zaman varım.

Çoluk çocuk, kedi, köpek, hayvan; bunlara dokunmasınlar.

Bam telime basılmasın.

Kimseye hakkımı yedirmem.

Ama onun dışında aşırı sakinim.

GÜLŞEN MESELESİNDE YANLIŞ ANLAŞILDIM◊ Siz sektörde lafını esirgemeyen kadınlardansınız.

Bu zamana kadar hiç “Keşke şu konuda konuşmasaydım” dediniz mi? - Her yaptığımın arkasında duruyorum.

Hiç pişman değilim.

Sadece Gülşen meselesinde yanlış anlaşıldım, onun için üzülürüm.

Çünkü konu giydiği değildi.

O da belki öyle görünmeyi istememiş olabilir.

Ama magazin sayfalarına ve çocuklarımızın önüne düşen o görüntü hiçbir zaman gözümün önünden gitmeyecek.

Keşke daha az fevri anlatsaydım diyorum kendime.

Çünkü konu kıyafet değildi.

Magazinin belirli bir yaş izleme oranı olmadığı için çocuklarımız bu hale geldi.

Bunları izlettirmeseydik zaten gelmeyeceklerdi.

Ben dobrayım, patavatsız değilim.

Varsa bir şey konuşurum.

Ama mesele şu ki; hayat kimseyle kavga edemeyecek kadar kısa artık.CANIMI YAKANLARI HAYATIMDAN ÇIKARDIM◊ Geçtiğimiz günlerde Demet Akalın’la barıştığınızı açıkladınız.

Var mı başka küs olduğunuz isimler?- Kendi tercihimle hayatımdan çıkardığım insanlar var.

Canımı yaktıkları için çıkardım.

Çünkü bir kere kazığı attılar.

İkincisini atmaya çalıştıktan sonra benim hatam olduğunu anlayıp hayatımdan çıkardım.

KOCAMIN KARISI OLMAYI SEVİYORUM◊ Dominant bir karaktersiniz.

Evde de öyle misiniz? - Evde ‘pıs’ım ben.

Kocamın karısı olmayı, evimin kadın olmayı çok seviyorum.

Yeni jenerasyon “Ben geleneksel bir Türk kadını değilim” diyor ya, bunu anlamıyorum.

Benim kocam da yemek pişirir, benim kocam da çamaşır yıkar.

Geleneksellik bu değil ki.

Geleneksel, kendine olan ahlaki değerindir.ŞU AN GÜNDEMDE OLANLARA RAP’Çİ DİYEMEZSİN◊ Rap müzikle ilgili de açıklamalarınız olmuştu.

Sevmiyor musunuz? - Ben rap seviyorum.

Türkiye’de çok ciddi rap’çiler var.

Ama şu an gündemde olanlara rap’çi diyemezsin.

Bir kere ne konuştuklarını anlamıyorum.

Anlamadığım için dinleyemiyorum.

Ama bu işi çok ciddi yapan isimler var.

Saygıyla önlerinde eğiliyorum.

Mesela Ezhel, Sagopa çok ciddi isimler.

Şu anki furya sadece 10 yıllık bir bozukluk.

Sonuç olarak ben hâlâ onların anne babalarına şarkı söylüyorum.

Çünkü onların eğlence anlayışı biziz.◊ Pop da şu anda eski formunu yakaladı zaten...- Biz hep buradaydık, burada kalacağız.

Bir kere kraliçeye bak; Ajda’ya.

İnmek gibi bir niyetimiz var mı sence sahneden?

Bence hiç yok.

Benim yok, Demet’in (Akalın) yok, Hande’nin (Yener) yok.

Hiçbirimiz inmeyeceğiz sahneden.

Niye inelim?

Ben büyüyünce Ajda Pekkan olmak istiyorum.

Çünkü kariyer yolu o kadar doğru bir yol ki.

CAN BENDEN DAHA OLGUN ◊ Eşiniz Can Bey’le aranızdaki yaş farkı çok gündeme geldi bir dönem.

Ne diyorsunuz o eleştirilere?- Dede o ayol!

Can benden 10 yaş büyük olsaydı yaş farkı normal mi olacaktı?

Ya da ne bileyim ben, 50 yaşına gelmiş bir adamın 30 yaşında karısı olunca ne oluyor?

Algı bu.

Biz kendi aramızda hiç yaş konuşmadık.

Çünkü ben hep 35 yaşındayım.

O benden daha olgun, daha oturaklı.HİÇBİR ZAMAN BABA OLMAK İSTEMEDİ◊ Yaş farkının olumsuzluklarını yaşıyor musunuz?- Hiç yaşamıyoruz.

Takmıyorum bile yani.

Hiç konuştuğumuz bir şey değil bu.

Can hiçbir zaman baba olmak da istemedi. “Ben bu dünyaya çocuk getirmeyeceğim” diyen bir adam.

Mia’nın da babası olma derdinde değil.

İlgili Sitenin Haberleri