Haber Detayı

Saray önünde isyan
Pazar yazıları cumhuriyet.com.tr
08/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Saray önünde isyan

Şimdiye kadar sıklıkla Portekiz’deki müzelerden, bahçelerden, yazar ve şairlerden bahsettim.

Şimdiye kadar sıklıkla Portekiz’deki müzelerden, bahçelerden, yazar ve şairlerden bahsettim.

Bu yazıda her gün önünden geçtiğim bir kaldırım taşından söz etmek istiyorum, insanların isyan etmek için toplandığı o küçük alandan.

Fakat ondan önce başka bir yerden bahsetmek gerek: Lizbon’un Rua Correia Garção Caddesi üzerinde bulunan, şu anki Portekiz Başbakanı Luís Montenegro’nun resmi konutu ve aynı zamanda parlamento merkezi olan 1834 tarihli neo-klasik mimari örneği São Bento Sarayı.

Girişe konumlanmış aslan heykelleriyle başlayıp uzayan anıtsal merdivenleri, dev sütunlarla kavuşan kemerli cephesi, bembeyaz kabartma heykelleriyle Estado Novo döneminin “kontrol ve güç” kavramlarına ilişkin tüm işaretleri vurgular.

Kapısındaki muhafızlar disiplin ve bağlılığın birer simgesi olarak daima saygı nöbetindedir.

İSYAN ÜÇGENİ İşte bu ihtişamlı sarayın merdivenlerinin tam karşısında Rua de São Bento ile Rua Correia Garção caddelerini kavuşturan bir üçgen kavşak var.

Bu alanda her zaman derme çatma bir çadır kurulu, mutlaka bir pankart asılıdır.

Yüzü parlamento binasına dönük büyük pankartlarda bir söylem, bir çağrı, adaletsizliği vurgulayan bir karşı duruş söz konusudur.

Burada bazen iki-üç kişi, bazı günlerde ise yüzlerce protestocu bir araya gelir.

Çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep eden, grev yapan öğretmenler, demiryolu işçileri, itfaiyeciler, insanları küresel ölçekte sağduyuya çağıran iklim aktivistleri ve her zaman savaşa hayır diyen, insanların yaşam haklarının sömürülmesine karşı çıkan herkes burada toplanıyor: Görkemli bir sarayın karşısındaki isyan üçgeninde.

Burada ilgilendiğim konu, São Bento Sarayı’nın tam karşısında eylem yapmanın mümkün olmasıdır.

Kolektif hafızamız mekânlarla doğrudan ilişkili.

Bizim için Taksim Meydanı, İstiklâl Caddesi, Harbiye, Gezi Parkı gibi kamusal alanlarımız nasıl politik bir değer teşkil ediyorsa (ki sahip olduğu bu değer nedeniyle her sene yollar, meydanlar kapatılıyor, yürüyüşler yasaklanıyor) eylemlerin saraylar, parlamento binaları gibi güç simgelerinin tam karşısında yapılabilmesi de o kadar anlamlı ve önemlidir.

Geçtiğimiz ekim ayında bu küçük protesto alanı ile São Bento Sarayı’nın tam kesişiminde kalan reklam panosuna devasa bir slogan asıldı: Isto não é o Bangladesh! (Burası Bangladeş değil).

Bu açıkça ırkçı ve ayrımcı söylemin yanında gururla poz veren kişi, Portekiz aşırı sağ parti Chega’nın lideri André Ventura’ydı.

Gelen tepkiler üzerine sloganı kaldırmayı “ifade özgürlüğü” gerekçesiyle reddetti.

Bazı panolar kırmızı sprey boyalarla eylemciler tarafından deforme edildi.

PORTEKİZ SANDIK BAŞINDA 18 Ocak’ta Portekiz’de cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı, Sosyalist Antonio Jose Seguro oyların yüzde 31.21’ini aldı ve ilk turun galibi oldu.

André Ventura ise yüzde 23.29 oranında oy alarak sıralamada ikinci geldi.

Seçimler bugün yapılacak olan ikinci tura kaldı.

André Ventura, muhtemelen siyasi kimliği kendi partisiyle en çok iç içe geçmiş aday.

Partiyi aşırı kişiselleştirmesi, “Chega Ventura’dır ve Ventura Chega’dır” imajı çizmesi açısından eleştiriliyor.

Ülkemizdeki ve dünyadaki diğer iktidar figürlerine baktığımızda Ventura’nın hedefine ulaşmak için popülist yaklaşımı tercih etmesi şaşırtıcı değil, yine de durumun şaşırtıcı olmaması, sağın yükselişinin endişe verici olmadığı anlamına gelmiyor.

Bugün bu isyan üçgeninin önünden geçerken böylesine küçük bir alanın bile insanı tarihsel düşünmeye sevk edebildiğini fark ediyorum.

Umberto Eco, “Beş Ahlak Yazısı” adlı eserinde şöyle diyordu: “Savaş artık iki ülkeyi karşı karşıya getirmemekte, sonsuz iktidarları karşı karşıya getirmektedir.” Dolayısıyla direniş kültürü artık sadece belli ülkelerin vatandaşlarını değil, emperyalist düzenin ürettiği savaşa ve faşizme karşı çıkan herkesi ortak bir sağduyu etrafında birleştiriyor.

Bazen kaldırım taşlarının üzerine faşist politikacıların, sarayın büyük merdivenlerinin gölgesi düşüyor.

Yine de sokak ışıklarının ulaşamadığı gölgelerin içinde mutlaka bir ses yankılanıyor.

İlgili Sitenin Haberleri