Haber Detayı
Organları göğüs kafesinde toplanan bebek kurtarıldı
Niğde'de yenidoğan bebeğin ince bağırsak, kalın bağırsak, mide ve karaciğerinin bir kısmı göğüs kafesindeki ‘toraks’ denilen boşlukta olduğu tespit edildi. Kayseri'ye sevk edilen ve ameliyata alınan bebek sağlığına kavuştu.
Niğde’de 38 haftalık doğan M.A.A. isimli erkek bebek, tıpta ‘diyafram hernisi’ olarak bilinen rahatsızlıkla dünyaya geldi.
M.A.A.’ya yapılan kontrollerde, diyafram kasının yırtık olması nedeniyle ince bağırsak, kalın bağırsak, mide ve karaciğerinin bir kısmı göğüs kafesindeki ‘toraks’ denilen boşlukta olduğu tespit edildi.
Ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edilen M.A.A., ameliyata alındı.'DOĞDUĞUNDA NEFES ALAMIYOR'İç organları içeri alınarak diyafram kası dikilen M.A.A., başarılı bir operasyon sonucu sağlığına kavuşarak, tedavisinin ardından taburcu edildi.
Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi ve Ürolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç.
Dr.
Mustafa Erman Dörterler, “Diyafram hernisinden kısaca bahsetmek lazım.
Anne karnında, diyafram kasının yırtık olmasına bağlı karın içi organların ince bağırsaklar, kalın bağırsaklar, mide, karaciğerin bir kısmı ‘toraks’ boşluğu dediğimiz göğüs kafesi içerisinde doğuyor.
Bunların maalesef birçoğunu kaybediyoruz.
Bu çocuklar doğdukları zaman nefes alamıyorlar.
Bir kısmı da anne karnında tespit edilmiş oluyor” diye konuştu.’10 BİN DOĞUMDA BİR GÖRÜLÜYOR’Doç.
Dr.
Dörterler, “Bu bebek Niğde'de doğmuştu.
Oradan bize ambulans vasıtasıyla sevk edildi.
Yani biz, uzun bir süre çocuğa baktık.
Tamamen toparlayıp evine şifayla taburcu ettik.
Bunlar, daha sonraki süreçlerde birçoğu normal bebekler nasılsa o normal bebekler gibi hayatlarını devam ettirebiliyorlar.
Bu rahatsızlık yaklaşık 10 bin doğumda bir görülüyor.
Birçok faktör var.
Şu sebeplerden olur diyemeyiz.
Erken gebelik, yaş, gebelik yaşı, uygunsuz ilaç kullanımı, sigara bu faktörler arasında.
Bunları tamamen bir sebebe bağlamak mümkün değil ama dediğim gibi bu sebeplerden dolayı da o hastalarda, o annelerde daha sık gözüküyor.
Muhakkak gebe kaldıktan sonra bir kadın doğum hekiminin kontrolünde olmak, takibinde olmak çok önemli” dedi.‘CİDDİ HASTALIKLARIN TEDAVİSİNİ YAPMAKTAYIZ’Kayseri Şehir Hastanesi Pediatri ve Yenidoğan Klinik Şefi Prof.
Dr.
Ahmet Özdemir ise “Yenidoğan yoğun bakım ünitesi olarak 57 kuvözle hizmet vermekteyiz ve bu kuvözlerde 4’üncü düzeyden başlayan ciddi hastalıkların tedavisini yapmaktayız.
Bize gelen minik savaşçımız aslında geldiği dönemde durumu çok kritikti ve bu kritik dönemde de ciddi solunum sıkıntısıyla başvurmuştu.
Bu hastalar intrauterin döneminde bizim özellikle perinatoloji merkezimizin fetal ultrasonlarıyla ve ardından onların yönlendirmesi ile beraber çocuk kardiyoloji ekibimizin fetal ekokardiyografi incelemeleriyle bize tanı olarak da gelebiliyorlar.
Böyle olduğu zaman da bizim işimizi çok kolaylaştırıyor aslında.
Biz doğum sürecine ona göre hazırlıklı gidiyoruz.
Bunların sonraki dönemlerinde yaşayacağı problemleri öngördüğümüz için ona göre ileri düzey ventilasyon stratejilerimizi geliştiriyoruz ki artık merkezimiz gerçekten üst düzey mekanik ventilasyonlarla hizmet veriyor.
Bu konuda da Kayseri Şehir Hastanesi yönetimimize başta Başhekimimiz Profesör Doktor İbrahim Özcan olmak üzere minnetlerimi sunuyorum” diye konuştu.