Haber Detayı

Töb-Sen Bursa Temsilcisi Serkan Bebek'in "Sürgün Edilmesi"Ne Tepki
Güncel haberler.com
07/02/2026 12:46 (2 saat önce)

Töb-Sen Bursa Temsilcisi Serkan Bebek'in "Sürgün Edilmesi"Ne Tepki

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek, 4'üncü kez sürgün edildiğini öne sürerek, "Niye sürgün gittim, nasıl geri geldim, neden şimdi yeniden sürgün gideceğim; herkes süreci bilsin. Utanacak bir şey yapmadım. Mutsuz insanların mutlu öğretmenleri olmayı reddettiğimiz, iktidarların değil halkın öğretmenleri olmayı tercih ettiğimiz için bunları yaşıyoruz" dedi.

(BURSA) - Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek, 4'üncü kez sürgün edildiğini öne sürerek, "Niye sürgün gittim, nasıl geri geldim, neden şimdi yeniden sürgün gideceğim; herkes süreci bilsin.

Utanacak bir şey yapmadım.

Mutsuz insanların mutlu öğretmenleri olmayı reddettiğimiz, iktidarların değil halkın öğretmenleri olmayı tercih ettiğimiz için bunları yaşıyoruz" dedi.Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde konuşan TÖB-SEN Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek, 2022'den bu yana talebi dışında görev yeri değişikliklerini ve disiplin cezalarını eğitim-öğretim yıllarına göre kamuoyuyla paylaştı.Bebek, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Muş'un Bulanık ilçesinde görev yaparken İlçe Milli Eğitim'de yaşandığını iddia ettiği bir yolsuzluğu kamuoyuna duyurduğunu, bu süreçte tehdit edildiğini ve hakkında soruşturma dahi yokken Van'ın Muradiye ilçesine "sürgün edilerek" kınama cezası aldığını söyledi.

Bebek, söz konusu işlemleri yargıya taşıdığını belirtti.2023-2024 eğitim-öğretim yılında Bursa Osmangazi'de görev yaparken sendikal faaliyetleri nedeniyle bir kez daha "sürgün edildiğini" ve kınama cezası aldığını ifade eden Bebek, bu kararı da yargıya taşıdığını kaydetti.2024-2025 eğitim-öğretim yılında Muş'taki "sürgün" ve kınama cezası kararlarının yargıda kesin olarak iptal edildiğini, Bursa'daki "sürgün" ve cezaya ilişkin davayı ise ilk derece mahkemesinde kazandığını belirten Bebek, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında eski okuluna döndüğünü ancak üst mahkemenin istinaf başvurusunu kabul etmesi üzerine yeniden görevlendirme yapılmasının gündeme geldiğini söyledi. "Okul önünde uyuşturucu, okul içinde tarikat istemiyoruz" Serkan Bebek, yaşadığı durumun kamuoyunun vicdanına ve tarihe not düşülmesini istediğini ifade etti. "Neden Bursa'da sürgün edildim?" diyen Bebek, şöyle konuştu:"Görev yaptığım okulun önünde ve içinde, mesai saatleri dışında alkol ve uyuşturucu kullanılıyordu.

Okulun önünde kullanılmış uyuşturucu maddeler, bazen de okula girerken okulun içinde alkol şişeleri buluyorduk.

Okul müdürü, affedersiniz, göbeğini kaşıyor sadece.

Önce Osmangazi Kaymakamı Ali Partal ile odasında görüştüm, fotoğrafları gösterdim.

Şu an aramızda mı bilmiyorum, güvenlik şubeden bir polis abiye de bu fotoğrafları attım.

Akabinde okula emniyetten görevli kişiler geldi, incelemeler yaptı."Bunun dışında bu bölgede kim ve ne olduğunu bilmediğimiz, merdiven altı bir tarikat var.

Kırathaneden bozma bir yer; resmiyeti olan bir yer değil.

Buranın, okuldaki ilkokul çocuklarına nüfuz ettiği, veli bilgisi dışında çocukların buraya gittiği ile ilgili bana bilgi verildi.

Velilerle konuştum, o velilerin bazıları burada.

Bir veli bana dedi ki: 'Hocam, benim çocuğumu burada Atatürk'e düşman ettiler.

Çocuğum, paranın üzerinde Atatürk var diye parayı dahi tutamıyor.' Başka bir veli ise, 'Çocuğumu aradım, sokakta bulamadım; burada buldum.

Çocuğuma bulaşık yıkatmışlar' dedi. 7 yaşındaki çocuklardan bahsediyorum.

Bu bir güvenlik riski.

Bu yaştaki çocukların, aile bilgisi dışında yetişkinlerin olduğu bir yerde bulunması risk barındıran bir durum.Okul önünde veli derneği ile birlikte açıklama yaptık. 'Okul önünde uyuşturucu, okul içinde tarikat istemiyoruz' yazılı pankartla.

Açıklamayı ben okumadım, veli derneği başkanı okudu. ve bir veli, bu açıklamadan sonra hakkımda velilere ve farklı kişilere 'Serkan öğretmen din düşmanı' demeye başladı.

Okul müdürüne durumu anlattık.

Bu kadın okul aile birliğinde görevli, okula rahat girip çıkıyor.

Bu durumu konuşmak için velinin de katılacağı bir görüşme talep ettik.

Müdür bize dönmedi.Müdüre dilekçe verdim.

Bu söylemin kin ve nefret suçu olduğu, okula rahat girip çıktığı ve okul kültürüne aykırı davrandığı için görevinden alınmasını talep ettim.

Okul müdürü yine dönüş yapmadı.

Görevini yapmayan müdür hakkında soruşturma talebinde bulundum.

Sonra hemen hakkımda bir CİMER başvurusu yaptırıldı.

Bakın, 'yapıldı' demiyorum, 'yaptırıldı' diyorum.

Ne yazıyor başvuruda?

Tek cümle: 'Serkan öğretmenin yaptığı sendikal faaliyetten rahatsızız.' "Sendikal faaliyet soruşturuluyor" Okula müfettişler geldi.

Benim talep ettiğim hiçbir konu soruşturulmadı.

Neyi soruşturuyorlar?

Sendika genel merkezimizin ÇEDES'e yönelik mahalle toplantıları yapılacak kararına istinaden, 5 ay önce okul dışında mahalle halkıyla yaptığımız toplantı, yani sendikal faaliyet soruşturuluyor.

Soruşturmaya ifade veren birçok veli yanıma geliyor: 'Hocam, müfettişler bize çok kötü davrandı, hep sizin adınızı veriyorlar, söylediklerimizi yazıya geçirmiyorlar' diyorlar.

Ben sürgün gittikten sonra tam 9 veli ve 2 öğretmen İl Milli Eğitim'e dilekçe vererek müfettişlerin kendilerine baskı yaptığını ve söylediklerini yazıya geçirmediğini dile getirdi.Soruşturmada aleyhime iki ifade var; birisi bana 'din düşmanı' diyen okul aile birliği yöneticisi.

Ben bunları savcılığa şikayet ettim.

Bu sene müdür yardımcısı aracılığıyla bana ulaşıp görüşmek istediler.

Yanıma iki öğretmen alarak gittim ve idari soruşturmada verdikleri ifadeleri kendilerine gösterdim. 'Hocam, biz bunları yazamayız, biz cahiliz; okumadan imza attık' dediler.

Tek şartla şikayetimi geri çekerim dedim: 'Bu kumpası kuran, okulda sadece göbeğini kaşıyan müdür ne yaptı, bana anlatacaksınız.' ve iyi dinlesin herkes: Bu veliler, müdürün onların adına aleyhimde dilekçe hazırlayıp getirdiğini itiraf ettiler.

Açıkça söylüyorum: O velilerin ifadelerini okusanız, onların yazamayacağını çok net görürsünüz.

Kimseyi hor görmek için söylemiyorum; kullanılan dil ve ifadeler bu iki velinin çok üzerinde.

Zaten kendileri de bunu kabul etti. "Utanacak bir şey yapmadım" Niye sürgün gittim, nasıl geri geldim, neden şimdi yeniden sürgün gideceğim; herkes süreci bilsin.

Utanacak bir şey yapmadım.

Mutsuz insanların mutlu öğretmenleri olmayı reddettiğimiz, iktidarların değil halkın öğretmenleri olmayı tercih ettiğimiz için bunları yaşıyoruz.

Son olarak buradan mevcut iktidara sesleniyorum: Ben kimseyi öldürmedim.

Halka karşı suç işlemedim.

Öğretmen, bebek, asker, polis demeden on binlerce insanı katletmedim.

Hırsızlık yapmadım, yolsuzluk yapmadım, ahlaksızlık yapmadım, Amerikan emperyalizmiyle işbirliği yapmadım.

Benim de umut hakkım var mı?

Valimizden, İl Milli Eğitim Müdürü'nden, iktidardan umut hakkı talep edebiliyor muyum? 'Benim de sürgünümü durdurun' diyebiliyor muyum?

Haysiyet ve onur sahibi insanların, öğretmenlerin sürgünlerden ve cezalardan korkması için hiçbir sebep yok.

Gidilir, sonra tekrar geri gelinir.

Gerekirse defalarca sürgün gider geliriz ama bu şekilde yaşamayacağız.

Bize bu biçimde davranılmasına izin vermeyeceğiz.

Mücadeleye devam edeceğiz."

İlgili Sitenin Haberleri