Haber Detayı
Prof. Dr. Kaya: İftarda besin tüketimi 2,5 saate yayılarak yapılmalı
OMÜ Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, Ramazan ayında oruç tutan bireylerin iftar sırasında sağlıklı ve dengeli beslenmeleri gerektiğini vurguladı. Hızlı yemek yemenin sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Kaya, sahurda yeterli beslenmenin önemine dikkat çekti.
SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Prof.
Dr.
Pınar Sökülmez Kaya, "İftarda da tüm günün açlığıyla yemeğe hızlı başlamak; kan şekerinin ani yükselmesine, tansiyon dalgalanmalarına, kalp ritim sorunlarına ve hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim sistemi problemlerine yol açabilir.
Besinlerin yarım saat içinde hızlıca tüketilmesi yerine, 2,5 saate yayılarak sakin bir şekilde yenmesi önerilir" dedi.OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Akademisyeni Prof.
Dr.
Pınar Sökülmez Kaya, ramazan ayında oruçlu bireylerin iftarda besinleri hızlı ve kontrolsüz şekilde tüketmelerinin ani kan şekeri yükselmelerine, tansiyon dalgalanmalarına ve kalp ritim bozukluklarına yol açabileceğini belirtti.
Gün boyu aç kalmanın bazal metabolizmayı yavaşlattığını söyleyen Prof.
Dr.
Kaya, "Vücut, besin almadığı zaman kendini korumaya alarak daha az enerji harcamaya çalışır.
Sahurda yetersiz beslenilip, iftarda gün boyu süren açlığın etkisiyle hızlı ve fazla miktarda yemek tüketildiğinde ani kan şekeri yükselmeleri, kalp ritim bozuklukları ya da sonrasında hipoglisemi atakları görülebilir.
Kan şekeri bir anda yükselip hızla düşebilir.
Bu nedenle, sağlıklı yaşamda önerilen üç öğünlük beslenme düzeninin Ramazan'da sahur ve iftar arasında dengeli şekilde paylaştırılması hedeflenmelidir" diye konuştu.
Ramazan ayının, İslam alemi için bedenen ve ruhen arınmanın yaşandığı önemli bir dönem olduğunu belirten Prof.
Dr.
Kaya, "Bu süreçte beslenme büyük önem taşırken, özellikle kalp-damar hastalığı, diyabet ve kanser gibi kronik hastalığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerekir.
İnançları gereği oruç tutmak isteyen bu kişilerin, beslenmeye özen göstermemeleri halinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşmaları mümkündür.
Sahurda yeterli ve dengeli beslenmek; gün boyu tokluk hissinin korunmasına, kan şekerinin aşırı düşmemesine ve mide hassasiyeti, gaz, şişkinlik gibi sorunların önlenmesine yardımcı olur.
Ayrıca uzun yaz günlerinde açlık ve susuzlukla daha rahat mücadele edilmesini sağlar.
İftar sırasında süt, kefir, ayran gibi içecekler ile geleneksel olarak komposto suyu ve limonata tercih edilebilir.
Bu içecekler hem susuzluğu azaltır hem de sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlar" ifadelerini kullandı.'İFTAR SONRASI 20 DAKİKALIK YÜRÜYÜŞ SİNDİRİMİ RAHATLATIR'Ramazan ayında sık görülen kilo artışlarının, metabolizmanın yavaşlaması ve iftarda aşırı yüklenmeyle ilişkili olduğunu söyleyen Prof.
Dr.
Kaya, "İftarda da tüm günün açlığıyla yemeğe hızlı başlamak; kan şekerinin ani yükselmesine, tansiyon dalgalanmalarına, kalp ritim sorunlarına ve hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim sistemi problemlerine yol açabilir.
İftarı açarken önce bir yudum su içmek, ardından birkaç zeytin ve biraz peynirle başlamak, sonrasında 5–10 dakika ara vererek çorba ve diğer yemeklere geçmek daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Besinlerin yarım saat içinde hızlıca tüketilmesi yerine, 2,5 saate yayılarak sakin bir şekilde yenmesi önerilir.
Bu süreçte sebze yemekleri, salatalar, çorbalar ve tam tahıllı ürünler tercih edilmeli; et tüketiminde kızartmalardan kaçınılarak haşlama, fırın ya da ızgara yöntemleri kullanılmalıdır.
İftar sonrası yapılacak 20–25 dakikalık hafif yürüyüşler sindirimi rahatlatırken kilo kontrolüne de katkı sağlar.
Sahurda ise yumurta, süt, yoğurt gibi protein kaynakları ve posadan zengin besinlere yer verilmesi; yağlı ve ağır yiyeceklerden uzak durulması hem tokluk süresini uzatır hem de sindirim sorunlarını önler." Görüntü Detaylar------------------------Prof.
Dr.
Pınar Sökülmez Kaya araştırmaları bilgisayarda inceleme detayları-Prof.
Dr.
Pınar Sökülmez Kaya röportajHaber-Kamera: Berkay YILDIZ/SAMSUN,