Haber Detayı
Kıdem tazminatı dava açmadan nasıl alınır? - Sosyal Güvenlik Haberleri
Kıdem tazminatına hak kazanan işçilerin tazminatı alabilmesinin koşulları bulunuyor. Hangi hallerde işçiye kıdem tazminatı ödeneceği 1475 Sayılı İş Kanununda düzenleniyor. Peki işçinin dava açmasına gerek kalmadan kıdem tazminatı alınabilir mi? Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının sorularını yanıtladı
İŞVERENLE DAVALIK OLMADAN KIDEM TAZMİNATI ALINABİLİR Mİ?
İlk işe giriş tarihim 01.11.2001.
Toplam uzun vade gün sayısı 3646.
Uzun vade başlangıç tarihi 10.04.2013. 2024 yılında kalp krizi geçirdim, stent takıldı.
Şu an bulunduğum şirkette 8 yılım dolacak.
Son zamanlarda mobbing uygulamalarıyla karşılaşmaya başladım ama şirkete hâlâ aidiyet duyuyorum.
Davasız kıdem tazminatımı alma hakkım var mıdır? (İsmi saklı) SORULARINIZ İÇİN: akivanc@haberturk.com Kıdem tazminatının hangi hallerde ödeneceği 1475 Sayılı Eski İş Kanununda sayılmaktadır.
Emeklilik ve ölüm halleri en başta gelir.
İşverenin haklı bir sebep olmadan işçiyi işten çıkartması, işçinin haklı sebeplere dayanarak iş akdini kendisinin feshetmesi, erkek işçinin askerlik sebebiyle işten ayrılması, kadın işçinin evlendikten sonra bir yıl içinde çalışmayı bırakması hallerinde işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanır.
Askerlik ve evlenme gerekçesiyle işten ayrılan işçi dava açmaya gerek kalmadan tazminatını alır.
Bunların dışındaki hallerde, karşılıklı anlaşma yoksa işveren dava konusu olmadan kıdem tazminatı ödemeye genellikle yanaşmaz.
Dava açılmasına gerek kalmadan işçinin kıdem tazminatı alabileceği bir diğer durum ise işçinin yaş dışındaki diğer emeklilik koşullarını yerine getirmesidir.
Yaş dışındaki emeklilik koşulları işçinin ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmaya başladığı tarihe göre değişir.
Sizin ilk işe başlama tarihi olarak ifade ettiğiniz 2001 yılında staj sigortanız yapılmış olmalı.
Gerçek sigortalı işe başlama tarihiniz uzun vadeli sigortanızın başladığı 2013 yılıdır.
Kıdem tazminatı açısından bu durum sizin aleyhinize değil lehinizedir.
Sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 (hariç) – 30 Nisan 2008 (dahil) tarihleri arasında olan işçiler yaş dışındaki emeklilik koşulunu iki türlü sağlayabilirler.
Toplam prim günü en az 7000 olanlar kıdem tazminatını alabilir.
Prim günü 7000’den az ise en az 4500 prim günü ve 25 yıl sigortalılık süresini tamamlayanlar da kıdem tazminatını almaya hak kazanırlar.
Siz bu gruba girmiyorsunuz.
Sigorta başlangıcı 30 Nisan 2008 tarihinden sonra olanların kıdem tazminatına hak kazanmak için tamamlamaları gereken prim gün sayısı ise sigorta giriş tarihine göre şöyle: 1 Mayıs – 31 Aralık 2008: 4600 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2009: 4700 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2010: 4800 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2011: 4900 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2012: 5000 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2013: 5100 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2014: 5200 gün, 1 Ocak – 31 Aralık 2015: 5300 gün, 1 Ocak 2016 ve sonrası: 5400 gün.
Sizin sigorta başlangıcınız 2013 yılı olduğu için 5100 prim gününü tamamladığınız tarihten itibaren kendi isteğinizle işten ayrılmanız halinde son çalıştığınız iş yerinden dava açmanıza gerek kalmadan kıdem tazminatınızı alabilirsiniz.
Ancak, 5100 günü tamamlamak için daha 49 ay çalışmanız gerekiyor.
GENÇ GİRİŞİMCİYE PRİM TEŞVİKİNDE KAZANILMIŞ HAKLAR KORUNACAK MI?
Eşim adına 2025 te genç girişimci desteğinden faydalanarak şahıs firması kurduk. 2026 yılı itibarıyla BAĞ-KUR desteğinin son bulduğunu öğrendik.
Bu durum bizi de mağdur etti.
Şikâyetimizi dile getirebileceğimiz bir mecra var mı?
SGK ile görüştüğümüzde onların sorumluluğunda olmadığını belirttiler.
Sizce BAĞ-KUR desteğine hak kazanmış kişiler için destek devam eder mi?
Geri adım atılır mı? (Ahmet U.) Genç girişimcilere 12 ay süreyle prim teşviki sağlanıyordu.
Uygulama devam etseydi 2026 yılında aylık 11.791,71 TL tutarındaki sigorta primleri Hazine tarafından karşılanacaktı.
Ancak, genç girişimcilere prim desteği uygulaması 31 Aralık 2025 tarihinden geçerli olmak üzere sona erdi.
Daha önce teşvikten yararlanmaya başlamış olup 12 aylık süre dolmamış girişimciler için bir istisna öngörülmedi.
Dolayısıyla teşvikten yararlanmaya 2025 yılının ocak ayında başlayan da aralık ayında başlayan da bu ay ödenmesi gereken ocak ayına ait primleri kendi ceplerinden ödeyecekler.
Prim desteğinden yararlanamayacaklar.
Prim desteği uygulaması kanunla sona erdiği için Sosyal Güvenlik Kurumu ya da herhangi bir başka kurumun yapabileceği bir şey bulunmuyor.
Geri adım atılması ancak kanunla olur ama maalesef bu yönde bir çalışma bulunmuyor.
MEMURLARIN KULLANILMAYAN YILLIK İZİNLERİ Kamuda İş Kanununa göre çalışan personelin kullanılmayan yıllık izinleri hiç yanmıyor.
Ancak memur ve sözleşmeli memur olarak çalışan personelin iki yıl içinde kullanılmayan yıllık izinleri yanıyor.
Memurlar için haksız bir uygulama söz konusu değil mi?
Bu eşitsizliğin giderilmesi için bir düzenleme yapılacak mı? (Sadullah Y.) Sizin de belirttiğiniz gibi İş Kanununa tabi olan özel sektör veya kamu işçisinin kullanılmayan yıllık izin ücretleri hiçbir şekilde yanmaz.
Devlet Memurları Kanununa tabi memurların yıllık izinlerinin ise en geç iki yıl içinde kullanılması gerekir.
Memurların iki yıl içinde kullanmadıkları yıllık izinleri ertesi yıla devretmeyip yanıyor.
Anayasa Mahkemesi bu tür farklılıklarda Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık yönünde değerlendirme yaparken aynı statüdeki kişiler arasında eşitliği gözetiyor.
Farklı unvanlarda çalışan memurların izin hakları arasında farklılık olsaydı Anayasa Mahkemesi eşitliğe aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ederdi.
Her ikisi de kamuda çalışmasına karşın işçi ile memurlar arasında başka farklılıklar da bulunuyor. Örneğin kamu işçisinin grev hakkı bulunurken memurların grev hakkı bulunmuyor.
İşçi ikramiye alırken, memur alamaz.
Mazeret izinleri konusunda ise memurlar daha avantajlı.
Memurlar eşinin doğumu halinde 10 gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun ölümü, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hallerinde ise 7 gün izin yapabilir.
Bu haller dışında birim amirinin muvafakatıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler halinde 10 gün mazeret izni kullanabilirler.
Buna karşılık işçilere evlenmesi, ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü halinde sadece 3 gün, eşinin doğumu halinde ise 5 gün izin verilir.
Tüm memurların yararlanabileceği yılda on güne kadar ilave mazeret izninden işçiler sadece en az yüzde 70 engelli veya süreğen hastalığı olan çocuklarının tedavisi için yararlanabilirler.
Doğum yapan işçi analık izninin bitiminden sonra sadece 6 ay ücretsiz izin kullanabilir iken memur 24 ay ücretsiz izin kullanabiliyor.
Babalık izni konusunda işçi ve memurlar arasında eşitlik sağlanması yönünde kısa süre içinde bir yasa değişikliği gündeme gelecek.
Ancak diğer izin süreleri ve kullanılmayan izinlerin devri konusunda bir değişiklik şu an için gündemde yer almıyor.
İŞÇİNİN KULLANILMAYAN YILLIK İZİNLERİ HANGİ SIRAYLA KULLANDIRILIR?
Personelimin 10 yıllık izni birikti.
Son yıldan başlayarak geriye doğru yıllık iznini kullandırabilir miyim? Önce 2024, sonra 2023, 2022 gibi. (Bayram Z.) 4857 Sayılı İş Kanunu uyarınca işçi hak kazandığı yıllık izinlerin tamamını kullanmamışsa, kullanılmayan izin günlerinin ücreti işten ayrıldığı tarihteki son ücreti üzerinden ödenir.
Kimi işveren kullanılmayan izinlerin parasını ödememek veya izinlerin birikmesini önlemek amacıyla sizin gibi işçisine re’sen izin kullandırabiliyor.
Sıraya koymak imkânsız olduğu gibi anlamı da yok.
Kullanılmayan izinlerin parası son ücret üzerinden ödenmek zorunda olduğu için iznin hangi yılda doğduğunun bir önemi bulunmuyor.