Haber Detayı
‘O kadar fazla mesaj aldım ki! Ben de bunu yaşıyorum diyenler oldu’
Güzel ve yetenekli. Lisede başladığı oyunculukta emin adımlarla ilerledi. Şimdi Kanal D’de yayımlanan ‘Güller ve Günahlar’ dizisinde Azra olarak karşımıza çıkan Aleyna Solaker’le buluştuk; hayatını ve canlandırdığı karakterin yaşadığı psikolojik şiddeti konuştuk.
Kendini çok enerjik olarak tanımlıyor.
Gerçekten de öyle, etrafına neşe saçıyor.
Oyunculuk konuşurken yüzünde güller açıyor.
Adını ileride daha da sık duyacağımıza inandığım Aleyna Solaker’le birer kahve alıp başlıyoruz muhabbete.◊ Uzun zamandır ekrandasın.
Instagram’da 2 milyon üzeri takipçin var.
Ama hakkında çok bilgi yok.
En baştan başlayalım mı?
Sen kimsin?Ben Aleyna.
İstanbul’da doğdum.
Bir abim var.
Sevgi dolu bir ailede büyüdüm.
Çocukluğumdan beri isteğim oyuncu olmaktı.
Bunun sebebi biraz da eskiden babamın magazin programı hazırlaması olabilir.
Tanınan insanlarla oturuyorduk.
Ben de oyuncu olmayı hayal ediyordum.
Annem “Ancak okulunu okuman şartıyla kabul ederim” dedi.
Lisede Mimar Sinan Tiyatro Bölümü’ne girdim.
Üniversitede Bilgi Üniversitesi’nde tiyatro okudum.
Bu sayede annem de ikna oldu.◊ Hangi noktada bu iş benim mesleğim olacak dedin?Lisede ekranda birkaç projeye girmiştim, istediğimiz gibi gitmemiş, kalkmıştı.
O zamanlar sete girdiğimde “Umarım bir gün başarabilirim” derdim.
Sonra ‘Kırgın Çiçekler’ başladı.
Dört sene sürdü ve orada da “Benim istediğim kesinlikle bu” dedim.◊ 10 sene önce çok popüler bir iş yaptın, o yıllarda sosyal medya çok yükselişe geçmişti.
Nasıl yaşadın o dönemi?Çok zordu.
Küçüktüm ve bu bilinçte değildim.
Bir anda gerçekten çok sevildik ve bunun için genç oyuncular olarak hepimiz çok mutluyduk ama her şey çok hızlı oldu.
Sokakta insanlar beni çekiştiriyordu, o zamanlar nasıl tepki vermem gerektiğini de çok bilmiyordum.
Ama hissi çok güzeldi, düşünsene, seni hiç tanımadan, koşulsuz şekilde seviyorlar.
Canlandırdığım karakter biraz gıcıklık yapan biriydi, ondan kötü yorumlar geliyordu, bana sokakta falan kızıyorlardı, o zamanlar zorlanıyordum, büyüyünce anlamaya ve bunu yönetmeye başladım.◊ Nasıl yönettin?Kötü yorum karşımdakinin kendi düşüncesi, bunu ne yaparsam yapayım değiştiremem.
O zihniyet de gerçekten beni ilgilendirmiyor.
Tabii yine üzüldüğüm oluyor ama artık kötü yorumu söyleyene bırakıyorum, onun problemi, beni ilgilendirmiyor. ◊ Oyunculuk bu noktada sana ne ifade ediyor?Özel hayatında bir şeyleri planlarken yoğunluktan dolayı zorlanıyorsun ama sevdiğin işi yapınca özel hayatının olmaması bile çok güzel geliyor.◊ Ekranda senin yaş grubundan çok sayıda oyuncu var.
Neden ekranda seni izlerken o kanalda durayım?Buna cevap verirsem biraz egolu görünebilir, bunu benim sana sormam daha doğru.
Eğer sen bir şey izlerken “Aleyna’da duruyorum” diyorsan o zaman başarmışım demektir.◊ Oyunculuk mesleğinden ne umdun, ne buldun?Beklentilerim tabii daha yüksekti, umarım hepsi bir gün olacak.
Ama bu kadar zor olduğunu hiçbir zaman düşünmemiştim.
Bence bu zorluk dışarıdan kesinlikle anlaşılmıyor.◊ Tabii, mücadele dolu bir arena...
Seni en zorlayan neydi?Psikolojik açıdan, özgüven ve egosal anlamda zordu.
Gelecek kaygısı başlıyor.
Bir işe giriyorsun, tutacak mı kaygısı, ardından tutunca devam edecek mi gibi düşünceler oluyor. ‘SESSİZ KALMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ, KONUŞMAK ZAYIFLIK DEĞİL’◊ ‘Güller ve Günahlar’ dizisinde Azra karakterini canlandırıyorsun.
Azra’yı sen nasıl anlatırsın?Azra’yı çok seviyorum.
O kadar iyi niyetli bir kız ki, asla gözü yükseklerde ve maddiyatta değil.
Kendi hayatını çok küçük bir şekilde yaşamak istiyor.
Ufacık bir şeyle bile çok mutlu oluyor.
Onu oynamaya bayılıyorum.
Sadece biraz daha güçlenmesini istiyorum.◊ Bu karakter üzerinden aslında toplumun kadınlara dayattığı güzellik baskısını da görüyoruz.
Karakteri canlandırırken bunları sorguladın mı?
Sen ‘Botoks yaptırmalısın’ gibi şeylerle karşılaşıyor musun?Ben değil ama arkadaşlarımdan böyle duyduğum örnekler oluyor.
Azra’yı oynadıktan sonra o kadar fazla mesaj aldım ki, “Ben de bunu yaşıyorum” diyenler oldu.
Aslında benim bildiğimden çok daha fazla bu şiddete ve fazlasına maruz kalan kadınlar varmış, onlarla konuştum.
Yaşadıklarının farkında olmayan da var.
Kadınların aslında ‘Güller ve Günahlar’daki karakterler üzerinden aydınlanması çok hoşuma gidiyor.◊ Sana dizideki gibi hayatındaki kişi “Botoks ya da estetik yaptır” dese ne dersin?Öncelikle kimse kimseye böyle bir şey dememeli, kimsenin mükemmel olduğunu da düşünmüyorum.
Berk (sevgilisi) de öyle biri olmadığı için onunla birlikteyim zaten.◊ Azra gibi psikolojik zorbalığa uğrayan kadınlara bir mesajın var mı?Şunu söylemek isterim: Yalnız değilsiniz ve yaşadıklarınız asla sizin suçunuz değil.
Görünmeyen yaralar da gerçektir.
Sessiz kalmak zorunda değilsiniz; konuşmak bir zayıflık değil, güçtür.
Azra’nın hikâyesi de tam olarak bunu hatırlatıyor, kendi sesini bulduğun anda hiçbir karanlık seni tanımlayamaz.◊ Dizinin bu kadar sevilip beğenileceğini tahmin etmiş miydin?
Bu başarıyı sen neye bağlıyorsun?Senaryoyu ilk elime aldığımda okur okumaz içine girip bir solukta bitirmiştim.
O nedenle merak edilip izleneceğini tahmin ediyordum.
Hikâye ve karakterlerin çatışmaları çok güçlü.
Üzerine bir de bizim kadromuz, yapım şirketimiz ve tüm set çalışanlarımızın emeği eklenince ortaya izleyicinin duygusal olarak bağ kuracağı, etkisi uzun süre hissedilecek bir iş çıktı.◊ Murat Yıldırım, Cemre Baysel, Serdar Orçin gibi isimlerle çalışmak nasıl?Hepsinin enerjisini o kadar seviyorum ki...
Çok mutlu ve şanslı hissediyorum.
İyi ki bu projedeyim ve birlikteyiz. ‘HAYATINDAKİ KİŞİYLE İYİ ARKADAŞ OLMAN ÖNEMLİYMİŞ’◊ Gelelim aşka...
Var mı hayatında biri?Var, yedi senedir birlikteyiz.◊ Oyuncu mu?Yok, girişimci.
Herkes biliyor aslında.◊ Benim gözümden kaçmış...Olabilir, Instagram’da paylaşıyordum.◊ Şöhret sürecini birlikte nasıl idare ettiniz?O konuda aşırı anlayışlı, hiç kıskanç değil, o tarz şeylere hiç takılmıyor.
Aksine ‘işinin daha iyi olması için ne yapabilirsin’ diye önerilerle geliyor.◊ Yedi senelik birliktelik sonrası aşkı nasıl anlatırsın?Ya çok klasik cevap olacak ama güven tabii.
Bir de hayatındaki kişiyle iyi arkadaş olman önemliymiş çünkü onunlayken kimseye ihtiyacın olmuyor.
Bunu çok iyi anladım.◊ Aşkın ömrü üç yıldır lafı üzerine ne düşünüyorsun?Maalesef buna çok inanıyorum galiba.
Süre olarak bilmiyorum ama aşkın bir noktada sevgiye, alışkanlıklara dönüştüğünü düşünüyorum. ‘HİÇ BİLMEDİĞİM OPERASYONLARI GEÇİRDİĞİM SÖYLENİYOR’◊ Sende estetik var mı?Hiç estetiğim yok.
Bazen alnıma botoks yaptırıyorum.
Şu an zamanı da gelmiş olabilir. 17-18 yaşında 10-12 kilo almıştım.
Suratım bir tık daha yuvarlaktı.
Büyüdükçe kilo verdim.
İnternetteki haberlere baktığımda her yerde estetik haberleri çıkıyor.
Hiç bilmediğim operasyonlar geçirdiğim söyleniyor, oysa o operasyonların adını bile duymadım.◊ Sen o estetik çukuruna düşmemişsin.
Peki, yaşıtlarının estetik operasyonlarına ne diyorsun?Ben asla karşı değilim.
Şu an kendimle ilgili bir şeyleri sorun etmiyorum ama yarın edersem hemen yaptırırım.
Kim nasıl mutluysa öyle olmalı.◊ Hayat motton nedir?İstediğin hiçbir şeyden vazgeçme.
Eğer hayalini kuruyorsan o bir şekilde olacak demektir.◊ 30’lara bir kaldı.
Yaş sende değişim yarattı mı?Arkadaşlarıma karşı her zaman çok verici bir kızdım, almayı asla bilmiyordum.
Bunu dengelemek istiyorum.
İyi ilerlediğimi düşünüyorum.◊ Seni hiç tanımayan birine kendini nasıl anlatırsın?Çok enerjiğim.
Eğer canım bir şeye sıkılmışsa direkt enerjim düşüyor.
O biraz sıkıntı.
Keşke onu biraz yönetebilsem ama yönetemiyorum.
Bence güvenilir biriyim.◊ Kendinde değiştirmek istediğin özellik nedir?Çok fevri olabiliyorum, ortayı bulmak isterdim.
Ama bu sadece çok yakınlarımın gördüğü bir şeydir.◊ Genç bir oyuncu olarak yastığa başını koyduğunda kurduğun hayaller neler?Hayalim her zaman kalıcı olmak.
Gerçekten her yastığa başımı koyduğumda bunu düşünüyorum.◊ Ne kadar sosyal medya insanısın?
Fake hesabın var mı?Bu aralar çok ilgiliyim.
Fake hesabım var ama orada kimseyi takip etmiyorum.◊ Ne için kullanıyorsun?Kendimden izlemek istemediğim story’ler için kullanıyorum.
Genelde magazin sayfalarına bakıyorum.◊ Instagram’dan ahlaksız teklif alıyor musun?Ay, sorma, çok çirkin.◊ En garip mesaj neydi?Biri “Senin için her şeyi yaparım.
Kötü olan her şeyi bile” yazmıştı.
Çok saçma ve çirkin gelmişti bana.