Haber Detayı

Büyük Afetin Üçüncü Yılında Hatay: İnşa Edilen Sadece Şehirler Değil
Prof. dr. levent eraslan tv100.com
07/02/2026 00:02 (2 saat önce)

Büyük Afetin Üçüncü Yılında Hatay: İnşa Edilen Sadece Şehirler Değil

6 Şubat depremleri, Türkiye’nin yakın tarihinde yalnızca fiziki bir yıkım değil, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılma olarak yerini aldı.

On binlerce can kaybı, yüz binlerce yıkılmış yapı ve sarsılan bir şehir hafızası… Ancak bu büyük felaket, aynı zamanda devletin kriz anlarında nasıl bir refleks ve nasıl bir vizyon ortaya koyduğunu da gözler önüne seren tarihsel bir sınav niteliği taşıdı.

Hatay’da yürütülen çalışmalar, bu sınavın yalnızca acil müdahaleyle değil, çok boyutlu bir iyileşme anlayışıyla ele alındığını gösterdi.Kriz Yönetiminden Toplumsal İyileşmeyeDeprem sonrası süreçte Hatay’da dikkat çeken temel yaklaşım, yönetimin yalnızca enkaz kaldırma ve konut üretimiyle sınırlı kalmamasıdır.

Elbette kalıcı konutlar, altyapı ve kamu binaları hayati öneme sahipti; ancak süreç bunun çok ötesinde ele alındı.

Şehir yeniden inşa edilirken, toplumun da yeniden ayağa kalkması hedeflendi.Bu anlayış doğrultusunda, afet sonrası dönemde sosyal, psikolojik ve ekonomik boyutlar eş zamanlı olarak planlandı.

Böylece afet yönetimi, kısa vadeli bir kriz refleksi olmaktan çıkarılarak uzun vadeli bir iyileşme sürecine dönüştürüldü.İnsanı Merkeze Alan Bir YaklaşımHatay’da yürütülen çalışmaların en çarpıcı yönlerinden biri, insan unsurunun sistematik biçimde merkeze alınmasıdır.

Yapılan saha taramaları sonucunda il genelinde 8.850 çocuğun ve gencin öksüz, yetim ya da hem öksüz hem yetim olduğu tespit edildi.

Bu çocukların her biri için hane ziyaretleri gerçekleştirildi; ihtiyaçları, eğitim durumları ve gelişimleri web tabanlı bir sistem üzerinden düzenli olarak takip altına alındı.Bu yaklaşım, yardımı geçici bir destek olmaktan çıkarıp sürekliliği olan bir sorumluluk alanına dönüştürdü.

Sosyal faaliyetler, yaz kursları, kültürel ve sportif etkinlikler 15 ilçede eş zamanlı olarak hayata geçirildi.

Nitekim 2025 yılı itibarıyla Hatay, koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuk sayısında Türkiye birincisi oldu.

Bu veri, sosyal devlet anlayışının afet koşullarında dahi nasıl kurumsal bir ciddiyetle yürütülebileceğinin somut göstergesi niteliğindedir.Yeniden İnşanın Ölçeği: Rakamların DiliDeprem sonrası Hatay’da yürütülen yeniden inşa süreci, büyüklüğü ve kapsamı itibarıyla Türkiye tarihinin en geniş ölçekli afet iyileştirme çalışmalarından biri olarak kayda geçmiştir.

İl genelinde yaklaşık 300 bin bağımsız bölümün hasar gördüğü tabloda, 100 bini aşkın kalıcı konut ve köy evi planlanmış; büyük bir bölümü tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmiştir.

Eğitim altyapısında 400’ün üzerinde okul binası yeniden inşa edilmiş ya da güçlendirilmiş, binlerce derslik kısa sürede eğitime kazandırılmıştır.

Sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla 20’nin üzerinde hastane ve ek sağlık tesisi ile yüzlerce aile sağlığı merkezi yeniden yapılmış ya da modernize edilmiştir.

Aynı şekilde kaymakamlıklar, adliye binaları, emniyet ve jandarma hizmet yapıları dâhil olmak üzere yüzlerce kamu kurumu, geçici çözümlerle yetinilmeksizin kalıcı mekânlarına kavuşturularak kamu hizmetlerinin sürekliliği güvence altına alınmıştır.Ekonomik Hayatın Yeniden Ayağa KaldırılmasıAfet sonrası iyileşmenin sürdürülebilir olabilmesi için ekonomik hayatın canlandırılması kritik önemdedir.

Hatay’da bu başlık stratejik bir bakış açısıyla ele alındı.

Deprem sonrası dönemde inşaat maliyetlerinde yaşanan fahiş artışlar, üretimi ve yeniden inşayı tehdit eder noktaya gelmişti.

Deprem öncesinde 80 TL/ton seviyesinde olan agrega fiyatlarının 460–480 TL/ton bandına yükselmesi, sürecin önündeki en ciddi risklerden biri olarak öne çıktı.Bu soruna yönelik atılan adımlarla hammadde üretim sahaları artırıldı; fiyatlar 190–220 TL/ton seviyelerine kadar geriledi.

Benzer şekilde çimento fiyatlarında da ciddi bir regülasyon sağlandı.

Bu müdahaleler, yalnızca kamu yatırımlarını değil, vatandaşın kendi konutunu yeniden inşa etme sürecini de doğrudan rahatlattı.Öte yandan kadın kooperatiflerinin desteklenmesi, yerel üretimin teşvik edilmesi ve coğrafi işaretli ürünlerin artırılmasıyla Hatay’ın ekonomik ve kültürel hafızası da korunmaya çalışıldı. 2023’te 25 olan coğrafi işaret sayısının 60’a yükselmesi, bu yaklaşımın somut sonuçlarından biri olarak öne çıktı.Eşgüdüm, Sahaya Dayalı Yönetim ve Kurumsal CiddiyetHatay’daki sürecin başarısında, kurumlar arası eşgüdüm ve sahaya dayalı yönetim anlayışı belirleyici rol oynadı.

Kararlar masa başında değil, sahanın gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendi.

Merkezi idare, yerel yönetimler ve ilgili tüm kurumlar arasında kurulan koordinasyon, hem kaynak israfını önledi hem de uygulamaların hızını artırdı.Bu yaklaşım sayesinde sosyal destekten altyapıya, kültürel mirasın restorasyonundan ekonomik düzenlemelere kadar geniş bir alanda tutarlı ve planlı bir ilerleme sağlandı.Bir Deneyim, Bir ReferansHatay’da ortaya çıkan tablo, tekil projelerin ya da sayısal başarıların toplamından ibaret değildir.

Bu süreç; afet zamanlarında devletin nasıl konumlanması gerektiğine, hangi alanlara öncelik vermesi gerektiğine ve insan onurunu merkeze alan bir kamu yönetiminin nasıl mümkün olabileceğine dair güçlü bir deneyim alanı sunmaktadır.Sonuç olarak Hatay’da yapılan, yalnızca yıkılan binaların yerine yenilerini koymak değildir.

Hatay’da yapılan, toplumsal güveni, aidiyeti ve geleceğe dair umudu yeniden inşa etmektir.Bugün Hatay’da hissedilen umut, Mustafa Masatlı’nın sahaya dayalı, insan odaklı ve kurumlar arası eşgüdümü esas alan çalışmalarıyla, yıkımın yerini yavaş ama sağlam bir iyileşmeye bıraktığının en somut göstergesidir.

İlgili Sitenin Haberleri