Haber Detayı
Dijital medyanın görünmez eli! Algoritmalar bizi yönetiyor mu?
Sosyal medya, günümüz dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, ekran başındaki sürecin sürekliliğinin gizli güç 'algoritmalar' parça birimi üzerinden alınıyor. Kullanıcıların her adımını, tercihlerini ve hatta duygusal tepkilerini şekillendiren bu görüntülenebilen mekanizma, sadece içerik sunmakla kalmıyor; tam anlamıyla bireyleri dijital bir yönlendirmenin etkisi altına alıyor. A Habere konuşan uzman isim, 'algoritmik iktidar' olarak tanımlanan bu sisteme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya, günümüz dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, ekran başındaki sürecin sürekliliğinin gizli güç 'algoritmalar' parça birimi üzerinden alınıyor.
Kullanıcıların her adımını, tercihlerini ve hatta duygusal tepkilerini şekillendiren bu görüntülenebilen mekanizma, sadece içerik sunmakla kalmıyor; tam anlamıyla bireyleri dijital bir yönlendirmenin etkisi altına alıyor.
A Habere konuşan uzman isim, 'algoritmik iktidar' olarak tanımlanan bu sisteme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Dijital mecralarda değişim süresinin her geçen gün arttığına dikkat edilerek, bu sürecin tesadüf olmadığı vurgulanıyor.
Sosyal medyada kullanıcıların ekranda kalma süresini belirleyen algoritmalar, yalnızca içerik sunmakla kalmayıp bireylerin tercihlerini ve duygusal tepkilerini de yönlendiriyor.
Uzmanlar, 'algoritmik iktidar' olarak tanımlanan bu görünmez gücün toplumsal kutuplaşmadan gündelik ilişkilere kadar yaşamın birçok alanını etkilediğine dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin A Haber'e konuşan Akademisyen Dr.
Zakir Avşar, 'Baktığımız zaman görüntülenebilir bir aktarma oranları var, bu algoritmik iktidar dediğimiz alanda.
Seçeneklerimizi büyütülebilir biçimde daraltarak, doğal bir his uyandıran bir yönlendirme üretmek' sözleriyle, sosyal medya kullanıcılarının aslında kısıtlı bir tercih deposuna getirildiğini söyledi.
SOSYAL MEDYA ALIŞKANLIKLARINDAN ALIŞVERİŞ SEPETİNE Dr.
Zakir Avşar, 'Algoritmaların temel amacı platformun süresini uzatmak.
Bunun için de sistemlerin öfkesi, korkuyu, skandalı, çatışmayı ve yüksek duygusal tepki üreten içerikleri daha görünür kılıyorlar' ifadesini kullandı. 'BİZ Mİ SEÇİYORUZ, BİZE Mİ SEÇTİRİLİYOR?' Eleştirel yaklaşacağız; bunu gerçekten ben mi seçtim yoksa bana mı seçtirildi?' Sözleriyle dijital bireylere önemli bir uyarıda bulunuldu.