Haber Detayı
DEM’li kadınlardan aykırı ses... Kandil’in ilerisinde Öcalan’ın gerisinde…
HDP/DEM ileri gelenlerinin kullanmadıkları bir kavram: Emperyalizm… Sebahat Tuncel, bu kavramı son yazısının başlığına çıkardı: “Emperyalist planlara alternatif çözüm…” Tuncel, emperyalist plan derken neyi kastediyor, İran sahasında nasıl bir tavır içinde... Odatv büyüteci tutuyor...
HDP/DEM ileri gelenlerinin kullanmadıkları bir kavram: Emperyalizm… Sebahat Tuncel, PKK’nın gazetesindeki son yazısında bu kavramı başlığa çıkardı: “Emperyalist planlara alternatif çözüm…” Tuncel, HDP ve DBP Eş Genel Başkanlığı yaptı. 23 ve 24. dönemde milletvekiliydi.
Peki şu anda ne yapıyor?
Sosyal medya hesabında sadece bir kısaltma var: TJA Açılımı nedir, nasıl bir kurumdur, kime bağlıdır, kurumdaki görevi nedir, yazmıyor...
Biz açalım: TJA, Tevgera Jinên Azad'ın ilk harflerinden oluşuyor.
Türkçesi: Özgür Kadın Hareketi.
DEM Parti’nin kadın yapılanması diyebiliriz.
Tuncel bu yapılanmanın liderlerin birisi…TUNCEL'İN GÜNDEMİNDE NE VAR?
Tuncel yazısında bütünleşme, milletleşme ve anti emperyalist temelde, tam bağımsızlık çizgisinde bir kader birliği mi öneriyor?
Yakından bakalım;“Kapitalist emperyalist sistem Ortadoğu coğrafyasını savaş ve çatışma zemininde tutarak Ortadoğu halklarının geleceğini rehin alma politikasını her fırsatta güncellemektedir. (…) Özellikle İngiltere ve Fransa günümüzde yaşanan Kürdistan ve Filistin sorununun ortaya çıkmasında ve çözümsüz bırakılmasında önemli rol oynamıştır.” Tuncel’e göre emperyalist müdahalelerin yapı taşları şöyle döşeniyor:“İngiltere ve Fransa arasında imzalanan, Rusya’nın, daha sonra İtalya’nın da ortak olduğu, Ekim Devrimi sonrası ifşa edilen Sykes-Picot (1916) anlaşmasının büyük rolü var.
O döneme denk gelen Hüseyin-MCMahon yazışmaları (1915-1916), İngiltere’nin yayınladığı Balfour Deklarasyonu (1917), yine 6 Ocak 1920 Faysal-Clemenceau Anlaşması ile Suriye’nin Fransız Mandası’na bırakılması gibi bir dizi gelişme ile emperyalistler sömürgeciliği ve mandacılıkla Ortadoğu halklarının iradesinin kırılması ve sürekli bir emperyalist müdahale ile karşılaşmasının yapı taşlarını örmüştür. 2011 Arap Baharı sonrası iç savaşlarla müdahale daha da derinleşmiştir.” Peki günümüzde İran’a yönelik emperyalist saldırı konusunda ne düşünüyor; “Kürt kimliğinin, kültürünün, dilinin özgürleşmesi ve kadın özgürlüğü ekolojik bir yaşam mücadelesinin emperyalist müdahale ile değil Kürtlerin, Fars, Azeri halkların kendi öz güçleri, öz örgütlülükleri ile değişimi sağlaması Ortadoğu’nun geleceği açısından değerli önemli bir siyasal sonuç olacaktır.” Tuncel yazısında ABD’nin Irak işgali sonrasında da Kürtlerin özgürleşmediğini belirtiyor.
Buraya kadarki görüşler, Tuncel’in emperyalist müdahaleyi ‘kazanımların koşulu’ saymamasından dolayı Kandil’in ilerisinde olduğu yönünde değerlendirilebilir.
Kandil kontrolünde yayın yapan PKK gazetesi, özellikle son üç aydır ABD/İsrail basıncı arttıkça İran’ı hedef tahtasına oturttu.
Tuncel’in bu yazısı ve çıkışı ise aykırı fikirler içeriyor.
Emperyalist saldırganlık konusunda Kandil’in ilerisine geçen vurgular göze çarpıyor… ÖCALAN'IN GERİSİNDEKİ FİKİRLER Peki başlıkta neden Öcalan’ın gerisinde dedik?
Tuncel, tarihsel süreçte emperyalist müdahaleye vurgu yaparken Suriye sahasında bu etken bir anda ‘buhar oluyor’.
Tuncel, PKK/SDG’nin ABD bütçesinden ödenek ve Pentagon’dan silah almasının üzerinden atlıyor.
Eski ezberler devreye giriyor.
PKK/SDG’nin emperyalizmin piyonu olma sürecini göz önünden kaçırılıyor, hatta Türkiye, İsrail’le eş tutuluyor.
Bu özellikle son dönemde PKK/SDG merkezinin temel söylemi. “Kürtlerin en büyük müttefiki İsrail'dir” diyen 'İsmail Beşikçi etkisi' kendini gösteriyor.
Öcalan’ın bugünkü çizgisi ise bu yaklaşımın tam tersi.KANDİL'İN DUYMAZLIKTAN GELDİĞİ ÖCALAN'IN UYARISIDEM Parti heyetinin 21 Nisan 2025’te İmralı Adası’nda yaptığı görüşmenin notlarında Öcalan SDG’nin İsrail etkisinde olduğunu açık açık söylediği belirtiliyor, Kürtlere yönelik de uyarı yer alıyordu:“İsrail'i Ortadoğu'da stratejiyi kuran hegemon güç olarak inşa etmek istiyorlar.
Netanyahu-Trump gidiş gelişleri bunun içindir.
Beş aşamalı bir stratejidir.
İlk üç aşama olarak Gazze, Lübnan, Suriye bitti.
Geriye iki aşama, İran ve Türkiye kaldı.
Bu stratejinin olmazsa olmazı Kürtlerdir.”Öcalan'ın PJAK'a yaptığı en net ikaz ise 25 Haziran 2025'te geldi.
İranlı gazeteci Ali Javanmerdi, Öcalan’ın örgütün İran kolu PJAK’a gönderdiği mektubun içeriğini duyurdu: “Öcalan ‘Amerika ve İsrail’in Doğu Kürdistan ve İran’da başarılı olmaması için Türkiye ve İran ile işbirliği yapın.’ Tüm bunları birleştirdiğimizde, Tuncel, emperyalist müdahalenin belirleyici olmadığı görüşüyle PKK/SDG'nin ilerisinde, ABD/İsrail’in güncel tehdidine karşı Türkiye/İran’la işbirliği çağrısında bulunamadığı için ise Öcalan’ın gerisinde…Mustafa İlker YücelOdatv.com