Haber Detayı

ABD'deki Brown Üniversitesinden Prof. Dr. Deiry'e göre farelerde pankreas kanserinin tedavi edilmesi umut ...
Güncel haberler.com
06/02/2026 11:05 (13 saat önce)

ABD'deki Brown Üniversitesinden Prof. Dr. Deiry'e göre farelerde pankreas kanserinin tedavi edilmesi umut ...

ABD'deki Brown Üniversitesinin Legorreta Kanser Merkezi Direktörü Prof. Dr. Wafik el-Deiry, İspanya'daki çalışmada farelerde pankreas kanserinin tedavi edilmesinin bilimsel açıdan umut verici olduğunu ancak bu tür ön klinik çalışmaların insanlarda başarısız olma ihtimalinin her zaman...

ABD'deki Brown Üniversitesinin Legorreta Kanser Merkezi Direktörü Prof.

Dr.

Wafik el-Deiry, İspanya'daki çalışmada farelerde pankreas kanserinin tedavi edilmesinin bilimsel açıdan umut verici olduğunu ancak bu tür ön klinik çalışmaların insanlarda başarısız olma ihtimalinin her zaman bulunduğunu söyledi.Deiry, İspanyol araştırmacıların farelerde pankreas tümörünü tedavi etmeyi başardıkları çalışmaya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Kanserin fare modellerinde çok kez tedavi edilebildiğini ancak insanlarda özellikle pankreas kanserinde bunun çok daha zor olduğuna işaret eden Deiry, söz konusu çalışmanın ön klinik düzeyde güçlü veriler ortaya koyduğunu ifade etti.Deiry, "Direnç mekanizmalarını ele alan, test edilen tedavi kombinasyonunun rasyonel tasarımı göz önüne alındığında sonuçlar umut verici ve ilaçların mevcudiyeti göz önüne alındığında hemen uygulamaya aktarılabilir." dedi.Bu sonuçların insanlarda tedaviye işaret ettiği şeklinde yorumlanamayacağını anlatan Deiry, "Bir klinisyen olarak bu sonuçları insanlarda tedavi açısından herhangi bir sonucun göstergesi olarak alamam." ifadesini kullandı."İnsanlarda özellikle pankreas kanseri söz konusu olduğunda tablo çok daha karmaşık"Deiry, ön klinik verilerin insanlardaki sonuçlara birebir yansımadığına işaret ederek "Kanser, farelerde birçok kez tedavi edildi ancak gerçek şu ki insanlarda özellikle pankreas kanseri söz konusu olduğunda tablo çok daha karmaşık." diye konuştu.Çalışmada hem bağışıklık sistemi sağlam genetik fare modellerinin hem de insan pankreas tümörlerinden elde edilen deneysel modellerin kullanıldığına dikkati çeken Deiry, bunun bilimsel açıdan çalışmanın gücünü artırdığını vurguladı.Klinik deneylerin önünde riskler de bulunuyorUmut vadeden ön klinik tedavilerin insan deneylerinde neden başarısız olabildiğini anlatan Deiry, klinik çalışmalarda yeterli hasta sayısına ulaşılamaması, insanlarda ortaya çıkan öngörülemeyen ciddi yan etkiler, beklenen etkinliğin görülmemesi veya çalışmaların önceden belirlenen hedeflere ulaşamamasının bu sebeplerin arasında yer aldığını söyledi.Deiry, yeni tedavilerden hangi hastaların fayda göreceğini önceden gösterecek biyolojik göstergelerin bulunmamasının, birçok umut verici ilacın klinik deneylerde başarısız sayılmasına yol açtığının altını çizdi.Prof.

Dr.

Deiry, bunun yanı sıra ilaçların insan vücudunda beklenenden farklı şekilde dağılması, tümöre yeterince ulaşamaması ya da vücuttan hızlı atılması gibi sorunların da klinik sonuçları olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.Yeni kanser tedavilerinde "toksisite ve yan etki profilinin" kritik önem taşıdığını vurgulayan Deiry, özellikle ilaç kombinasyonlarında insanlarda ortaya çıkabilecek yan etkilerin önceden tam şekilde öngörülemediğini dile getirdi.Klinik deneylerde güvenliğin etkinlik kadar belirleyici olduğunu söyleyen Prof.

Dr.

Deiry, "Hayvan deneylerine alternatif yöntemler gelişmiş olsa da hayvan modelleri hala sistemik yan etkilerin ve toksisitelerin değerlendirilmesinde vazgeçilmez." yorumunu yaptı."Tedavinin bilimsel gerekçesi ve ön klinik kanıtlar son derece güçlü"Deiry, İspanyol araştırmacıların çalışmasına ilişkin, "Tedavinin bilimsel gerekçesi ve ön klinik kanıtlar son derece güçlü.

Bu nedenle düzenleyici kurallara uygun şekilde erken ve hızlı test edilmesi için bir yol bulunmalıdır." dedi.Ölümcül hastalıklarda yeni tedavilerin çoğunlukla ileri aşamalarda denendiğini belirten Deiry, bu durumun tedavinin başarısını etkileyebileceğine dikkati çekti.Tedavi gören hastalarda zaman içinde başka direnç mekanizmalarının gelişmesinin de mümkün olduğuna işaret eden Deiry, söz konusu çalışmada hasta kaynaklı ve daha önce tedavi görmemiş tümör modellerinin kullanılmasının, klinik açıdan önemli avantaj sunduğunu dile getirdi."Genellikle hem iyimser hem de gerçekçi olmayı tercih ederim"Bilimsel gelişmelerin hastalara aktarılmasında temkinli olunması gerektiğinin altını çizen Deiry, "Genellikle hem iyimser hem de gerçekçi olmayı tercih ederim." dedi.Deiry, yeni geliştirilen tedavilerin bazı hastalarda çarpıcı sonuçlar verebildiğini ancak bunun genel kural teşkil etmediğini belirterek "Yaşam süresini uzatan birçok yeni tedavi, herkes için işe yaramaz ve etkileri her zaman uzun vadeli olmayabilir." değerlendirmesinde bulundu.Modern onkolojinin temel hedeflerinden birinin, hastaları bir sonraki bilimsel gelişmeye kadar hayatta tutabilmek olduğunu vurgulayan Deiry, bu süreçte hassas onkoloji yaklaşımının giderek daha merkezi rol üstlendiğini sözlerine ekledi.İspanya'daki çalışmada farelerde pankreas tümörü tedavi edilmiştiİspanya Ulusal Kanser Araştırma Merkezi (CNIO) bünyesinde yapılan çalışmada araştırmacılar, sağ kalma oranı en düşük pankreas kanserini "üçlü kombinasyon tedavisi" kullanarak farelerde imha etmeyi başarmıştı.Araştırmacılar, deneyin yapıldığı farelerin, verilen ilaçlara direnç göstermediğinin, çalışmanın insan üzerindeki etkilerini tespit edebilmek için klinik deneyler yapılması gerektiğinin altını çizmişti."Üçlü kombinasyon tedavisi", kanser hücresini aynı anda üç farklı mekanizmadan baskılamak için üç ayrı ilacın birlikte verilmesi anlamına geliyor.

İlgili Sitenin Haberleri