Haber Detayı

Hatay yeniden inşa edildi ama acılar taze! 22 yakınını kaybeden anne: Kıyamet koptu
özel haber takvim.com.tr
06/02/2026 10:37 (3 saat önce)

Hatay yeniden inşa edildi ama acılar taze! 22 yakınını kaybeden anne: Kıyamet koptu

"Asrın felaketi" olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. 11 ili yerle bir eden, Hatay’ın Antakya ilçesinde ise adeta bir kenti haritadan silen felaketin ardından şehirler yeniden inşa edildi ancak yüreklerdeki acı ilk günkü gibi "derin" kaldı. Balkondan atlayarak hayatta kalanlar, 22 yakınını toprağa veren anneler, "Oğlum değildi yol arkadaşımdı" diyerek evladına ağıt yakan babalar... Takvim.com.tr'den Ahmet Zeren sahada acılı depremzedelerle bir araya gelerek duygulara ortak oldu.

6 Şubat 2023'te 'asrın felaketi' olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. 11 ili etkileyen büyük yıkımın ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda devlet-millet dayanışmasıyla başlatılan Asrın İnşa Seferberliği kapsamında deprem bölgesinde 455 bin konut inşa edilerek şehirler yeniden ayağa kaldırıldı.

ŞEHİRLER AYAĞA KALKTI ACILAR YERİNDE!

Geçen zamana rağmen deprem bölgesinde, özellikle Hatay'ın Antakya ilçesinde acı hala taze.

En ağır yıkımın yaşandığı bölgelerden biri olan Antakya'da, kaybedilen canların izleri silinmedi.

Takvim.com.tr, felaketin üçüncü yılında Antakya'yı ziyaret ederek depremzedelerle bir araya geldi. 'ÜÇÜNCÜ KATTAN BALKONDAN ATLADIK' Takvim.com.tr'den Ahmet Zeren'e konuşan 62 yaşındaki bir depremzede, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

Deprem anında üçüncü kattaki evlerinden balkondan atladıklarını söyleyen acılı anne, 'Biz balkondan atladık oğlum, üçüncü kattan.

Ben, oğlum ve gelinim' sözleriyle o korku dolu anları anlattı. 22 AKRABASINI TOPRAĞA VERDİ Depremde kızını, damadını ve torunlarını kaybeden kadın, toplamda 22 akrabasını toprağa verdiğini belirtti.

Kızının fizik öğretmeni olduğunu söyleyen depremzede, 'Dört torunumu kaybettim.

Sekiz yaşında olan vardı, dört buçuk yaşında olan vardı.

Kocası 35 yaşındaydı' dedi. 'KAPILARIMIZ KAPANDI, YAŞAMA SEVİNCİMİZ KALMADI' Felaketin ardından konteyner kentte yaşadıklarını ifade eden acılı anne, 'Yaşama sevincimiz yok' sözleriyle acısının büyüklüğünü anlattı.

Depremzede kadın deprem sonrası yakınlarının çıkarılması için enkaz başında beklediğini söyledi. 'Karanlıkta, ışık yoktu.

Altı gün binanın karşısında oturdum.

Yatacak yer yoktu.' ifadeleriyle o günleri aktardı. 'BU DEPREM DEĞİLDİ, KIYAMET KOPTU' Antakya'da yaşanan yıkımın tarifsiz olduğunu vurgulayan depremzede, 'Bu bir deprem değildi.

Kıyamet koptu.

Antakya gibi hiçbir yer olmadı.

Antakya haritadan silindi' sözleriyle felaketin boyutunu dile getirdi. 'AİLEMDEN 30 KİŞİYİ KATBETTİM' Başka bir depremzede ise ailesinden 30 kişiyi kaybettiğini söyledi.

Acılı depremzede, 'Söyleyecek bir söz bulamıyorum.

Acımız çok büyük.

Yani benim ablam, bizim sülaleden 30 kişi öldü.

Yani rahmetli babamın ailesinden, Şahutoğlu ailesinden 30 kişi öldü.' ifadelerini kullandı.

Asrın felaketinde hayatını kaybeden Cengizhan'ın babası Abdullah Ünal evladı için 'yaşama sebebimdi' diyerek yürekleri dağladı.

Deprem olmasaydı bugün 19 yaşında olacağını söylediği oğlunu anlatan Ünal, 'Oğlum değildi de arkadaşımdı.

Yol arkadaşımdı.

Her şeyi paylaşıyorduk beraberce' ifadelerini kullandı. 'MEĞER SON KEZ BAKMIŞIM' O geceyi unutamadığını söyleyen Abdullah Ünal, oğlunu son görüşünü şu sözlerle anlattı: 'Akşam yatırıyorsunuz, üstünü örtüyorsunuz.

İki saat önce kalkıp üstünü örtüyorsunuz, bakıyorsunuz… Meğersem son kez bakmışsınız.

Bir daha da göremeyeceksiniz.' 'HİÇBİR ŞEYİN TADI TUZU KALMADI' Evladının ardından hayatın anlamını yitirdiğini ifade eden acılı baba, 'Her şeyim, canım, ciğerimdi.

Yaşama sebebimdi.

Şu anda hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı' dedi. 'ÖYLE YAŞIYORUZ, SIRAMIZI BEKLİYORUZ' Konuşmakta zorlanan baba Abdullah Ünal, sözlerini şöyle tamamladı: 'Öyle yaşıyoruz.

Cenab-ı Allah verdiği canı aldı… Artık sıramızı bekliyoruz.' 'MAHŞER GÜNÜ GİBİYDİ' Antakya'da mikrofon uzatılan bir başka depremzede kadın ise yaşadıklarını tarif etmekte zorlandı.

O anları 'mahşer gününe' benzeten acılı kadın, 'Mahşer günü gibiydi resmen.

Kur'an'da nasıl anlatılıyor mahşer, aynısıydı' sözleriyle felaketin büyüklüğünü dile getirdi. 'HER YER YERLE BİR OLMUŞTU' Depremin ardından gözlerini açtıklarında karşılaştıkları manzarayı anlatan depremzede, 'Dışarı baktık, her yer yıkılmıştı.

Her yer yerle birdi' diyerek Antakya'nın yaşadığı yıkımı aktardı. 'AİLEM ENKAZ ALTINDAYDI, ELİMİZDEN HİÇBİR ŞEY GELMEDİ' En ağır anın ailesine ulaşamamak olduğunu söyleyen kadın, çaresizliği şu sözlerle anlattı: 'Ailemize gelmek istiyoruz, ulaşamıyoruz.

Ailemiz enkaz altındaydı ve elimizden hiçbir şey gelmiyordu.

Çıkarmaya çalıştık, çıkaramadık.' 'ANLATILAMAZ BİR ACI' Konuşurken sesi titreyen depremzede kadın, 'Çok zor… Anlatılamaz' dedi. 'ŞUBAT'TA DOĞDULAR ŞUBAT'TA GİTTİLER' 6 Şubat deprem felaketinde ailesini kaybeden bir başka Antakyalı depremzede ise yaşadığı büyük acıya rağmen gösterdiği metanetle yürekleri burktu.

Depremde biri 3, diğeri 12 yaşında olan iki evladını ve eşini toprağa veren acılı baba, 'Allah'tan geldi, buna da şükür' sözleriyle yaşadığı tarifsiz kaybı dile getirdi. '4.17'DEN BERİ IŞIĞIM YANMIYOR' Acı tesadüfü anlatırken sesi titreyen depremzede adam, çocuklarının doğum ve ölüm tarihlerini şu sözlerle ifade etti: 'Şubatta doğdular, şubatta gittiler. 4.17'den beri ışığım yanmıyor.'

İlgili Sitenin Haberleri