Haber Detayı

Depremin üçüncü yılında Hatay: Nüfusun en az yüzde 10’u konteynerde yaşıyor
Gündem ekonomim.com
06/02/2026 10:06 (2 saat önce)

Depremin üçüncü yılında Hatay: Nüfusun en az yüzde 10’u konteynerde yaşıyor

6 Şubat depremlerinde binlerce kişi hayatını kaybederken yaklaşık 250 bin bina yıkıldı. 11 ili etkileyen depremlerin üzerinden üç yıl geçti ve şimdiye kadar 455 bin konut depremzedelere teslim edildi. 150 bin konutun ise yapımına devam ediliyor. Depremin en fazla hasar verdiği illerin başında gelen Hatay'da nüfusunun en az yüzde 10’unun hala konteynerlerde yaşadığı söylenebilir.

6 Şubat 2023’te Türkiye, tarihinin en yıkıcı felaketini yaşadı. 7.6 ve 7.7 büyüklüğündeki depremlerde en az 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı ve depremde 38 bin 901 bina, depremden sonra ise 200 binden fazla bina ağır hasarlı olduğu için yıkıldı.

Oksijen'den Esen Dolma'nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerinden derlediği habere göre 108 bin kilometrekarelik alanda 14 milyon kişiyi etkileyen depremlerin ardından Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 bin 481 şantiyede inşa çalışmaları yürüttü.

Bulgaristan veya İzlanda kadar alan inşa edildi Son bir yılda 254 bin, üç yılda ise toplamda 455 bin konut ve iş yeri teslim edildi.

Toplamda nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü bakımından da Bulgaristan veya İzlanda kadar alan inşa edildi.

Kentsel dönüşüm desteğiyle yerinde dönüşümle de 121 bin bağımsız bölümün 41 bini tamamlandı.

Yaklaşık 150 bin konutun yapımına ise devam ediliyor.

Ayrıca 11 bin kilometre yani Türkiye’nin çevresi kadar da bir altyapı çalışması yürütülüyor.

En az 150 bin kişi konteynerlerde yaşıyor Depremin en fazla hasar verdiği illerin başında ise Hatay geliyor.

Bir taraftan inşaatlar hızla ilerlerken diğer taraftan depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yaklaşık 90 bin binanın yıkıldığı Hatay’da barınma sorunu hâlâ devam ediyor.

Zira Hatay Valiliği’nin 18 Kasım 2025 tarihli ‘Deprem Sonrası Hatay Faaliyet Raporu’na göre Hatay’da hâlâ 160 konteyner kentte 63 bin 619 konteyner hizmet veriyor.

Raporda bu konteyner kentlerde kaç kişinin yaşadığı belirtilmiyor.

Ancak Vali Masatlı’nın Eylül 2025’teki açıklamalarına göre yaklaşık 148 bin kişi konteyner kentlerde yaşıyor.

Hatay Depremzede Derneği’nin üçüncü yıl raporuna göre ise bu sayıya, bağımsız konteynerlerde barınan yaklaşık 40 bin insanın eklendiği ve eylül ayından bu yana geçen dört ayda 8 bin insanın da konteynerlerden ayrıldığı düşünüldüğünde Hatay’da yaklaşık 180 bin kişi hâlâ konteynerlerde yaşamını sürdürüyor.

Bu verilerden hareketle kentte en az 150 bin kişinin, başka bir deyişle 1 milyon 562 bin 185 kişilik Hatay nüfusunun en az yüzde 10’unun hala konteynerlerde yaşadığı söylenebilir.

Bununla birlikte kentte şimdiye kadar 171 bin 417 hak sahipliği kabul edildi.

Bakanlık verilerine göre ise şimdiye kadar gerçekleştirilen yedi tane kura ve anahtar teslim töreniyle 146 bin 553 konut teslim edildi.

Bu konutların bazılarında yaşam başlarken bazılarında ise kura sahiplerine hala konutları teslim edilmedi.

Kentte teslim edilen konutların kaçında yaşamın başladığına dair resmi bir veri bulunmuyor.

Hatay Depremzede Derneği’nden Ekrem Deveci ise her ne kadar anahtar teslim edilmiş olsa da pek çok afet konutunda henüz yaşamın başlamadığını, başlayanlarda da ciddi sorunlar olduğunu iddia ediyor.

Bu sorunlar ‘hak sahipliği’, ‘kura çekimi’ veya ‘anahtar teslimi’ aşamalarında gerçekleşebiliyor.

Depremzedelerin anlattıklarına göre depremin ardından 2023 yılında yapılan ilk hak sahipliği değerlendirmelerinde, ikamet kayıtları, elektrik-su faturaları, aile apartmanı beyanları ve benzeri belgeler, mülkiyetin ispatı için yeterli görülmüş ve bu kapsamda binlerce depremzede hak sahibi olarak sisteme işlenmişti.

Ancak Hataylılar son haftalarda AFAD’ın mülkiyet değerlendirmesinde yalnızca tapu sahipliğini geçerli kabul etmeye başladığını, bu nedenle herhangi bir bildirim yapılmadan çok sayıda kişinin hak sahipliğinin iptal edildiği ve özellikle ruhsatsız yapılarda yaşayan ve tapu paylaşımı bulunmayan ailelerin mağdur olduğunu söylüyor. "Boş kağıda imza atıyoruz, ne ödeyeceğimiz de belli değil” Kurada kendisine ev çıkan ancak evine hala yerleşemeyen hak sahipleri ise sürecin belirsizliğinden yakınıyor.

Depremzedeler yalnızca evlerinin kaçıncı katta ve kaç oda olduğunu bildiklerini, üstelik görmedikleri ev için boş kağıda imza attıklarını söylüyorlar.

Konteyner kentte yaşamaya devam eden Sevinç Cemali, “6 Eylül 2025’teki kurada Güneysöğüt TOKİ’den ev çıktı.

Beş ay geçti, tek bildiğimiz evin ‘kot 1’de ve 3+1 olduğu.

Dairenin konumunu ya da nasıl göründüğünü bilmiyoruz.

Kapıdaki güvenlik şantiye alanı olduğu için içeriye girmemize izin vermiyor.

Kasım ayında, görmediğimiz evin sözleşmesini imzaladık.

Sözleşme dediğimize de bakmayın, boş kağıda imza atıyoruz.

Ne ödeyeceğimiz de belli değil” diyor. “Yönetim şeffaf değil” Teslim edilen evlerin bazılarında da çeşitli sorunlar yaşanıyor.

Evlerin duvarlarında su sızıntısı gibi işçilikle ilgili hataların dışında aidat ya da doğal gaz faturalarının yüksekliği de diğer şikayet konuları.

Mehmet Sarıkaya, “Kullanmadığım doğal gazın parası için site yönetimi bana mesaj atıyor.

Ne kadar gaz kullandığımıza dair bir fatura da gönderilmiyor.

Gönderdikleri IBAN site yönetiminden bir şahsa ait.

Aidat da bin 350 lira ama ne apartman görevlisi ne güvenlik var.

Aidatın ne için harcandığını bilmiyoruz.

Peki site yöneticisi kim?

Siteden olmayan, TOKİ’nin getirdiği biri.

Hiçbir şeffaflık yok.

Üstelik evler yeni olmasına rağmen duvarlardan su aldı” diyor. 2 bin 383 dosyada 2 bin 673 sanık hakkında dava açıldı Adalet Bakanlığı verilerine göre deprem ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 383 dosyada 2 bin 673 sanık hakkında dava açıldı.

Bu dosyalarda 202 sanık hakkında 21 yıla kadar (1 yıl ile 21 yıl aralığında) değişen süreli hapis cezaları verildi.

Halihazırda 142’si tutuklu, 59’u da hükümözlü yani yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükmü henüz kesinleşmemiş olmak üzere 201 kişi ise cezaevinde.

Ayrıca 949 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.

Bununla birlikte soruşturma aşamasında 697, kovuşturma aşamasında ise 2 bin 673 kişi hakkında yargı süreci devam ediyor. 135 kişi bulunamadı Diğer taraftan yakınlarına ölü ya da sağ ulaşamayan depremzedelerin arayışı da devam ediyor.

Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınları Derneği (DEMAK) verilerine göre halihazırda kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan 7’si çocuk 135 kişi bulunuyor.

Nisan 2025’te Hatay savcılığı tarafından kurulan özel bir birimin yürüttüğü çalışmalar sonucu ise ilk defa bir kayıp yakını, üç yılın ardından kardeşinin cenazesine ulaştı.

Hatay Başsavcılığı deprem sonrası kimliği belirlenemeyen 193 cenazeden DNA almış ancak eşleşme yapılamamıştı.

Nisan 2025’ten bu yana çalışan ve emniyet birimlerinin de yer aldığı Kayıp Şahıslar Şube Müdürlüğü ise kimliği tespit edilemeyen kişilere ait onlarca fotoğraf üzerinden detaylı bir profil çıkardı.

Bu kapsamda yaklaşık 20 bin fotoğraf hazırlanırken kimliği tespit edilemeyen deprem şehitlerine ait ayak numarası, saç ve dişlerine ait ayırt edici özellikler de analiz edildi.

Bu fotoğraflar üzerinden kardeşi olabilecek 5 kişiyi teşhis eden Ayten Tuncer, ardından annesinin mezarında yapılan feth-i kabir işlemi ile kardeşi Nesrin Tuncer’i kesin olarak tespit etti.

Kardeşini bulmanın tüm kayıp yakınlarına umut olduğunu söyleyen Ayten Tuncer “Hayatını kaybettiğini kesin olarak bilmek acı olsa da cenazesini bulmak bir mucize bizim için” diyor.

Lise seviyesinde okullaşma oranı düştü Deprem bölgesinde devam eden bir diğer sorun da eğitime erişim.

Zira MEB verilerine göre diğer yaş gruplarında toparlanma görülse de bu eğitim öğretim yılının başında 14-17 yaş grubunda okullaşma oranları, depremden en çok etkilenen dört ilin tamamında geçen yıla göre düştü. 2025-2026 eğitim öğretim yılı itibarıyla Hatay’da 181 yeni okul inşaatı tamamlanarak eğitim öğretime açıldı; 145 okulda güçlendirme, 768 okulda onarım yapıldı; 86 okulun projesi de sürüyor. 18 okulda ise ikili öğretim yapılıyor.

Kimi yerlerde 2-3 okul aynı binada eğitim yapıyor.

Eğitim Sen’in hazırladığı rapora göre Hatay’da yaklaşık 80 bin öğrenci hâlâ konteyner sınıflarda eğitim alıyor.

Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü verilerine göre kentte 398 bin 675 öğrenci bulunuyor.

Bu da her beş öğrenciden birinin konteyner sınıflarda derse girdiği anlamına geliyor.

Eğitim Sen’in raporuna göre eğitim ortamlarının bir başka önemli sorunu da personel yetersizliği.

Kent genelinde yaklaşık bin 350 eğitim kurumu bulunmasına rağmen sadece 300 kadrolu yardımcı hizmetli bulunuyor.

Okulların temizlik ve bakım hizmetleri geçici istihdam programı üzerinden altı aylık sözleşmeler ve asgari ücretle çalıştırılan işçilerle sağlanıyor.

Raporda kent geneli için işe alınan 700 kişinin büyük bir kısmının işe başladığı ilk hafta, iş yükünün çok ağır olmasından dolayı işi bıraktığı belirtiliyor.

Okullarda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapıldıGündem 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç sene geçti: Davalarda son durum ne?Gündem

İlgili Sitenin Haberleri