Haber Detayı
Ses kayıtları ortaya çıkardı: Putin'den 1 milyon Yahudi göndermesini istedi!
Filistinli nüfusu seyreltmek için yapılan çalışmalara yönelik Epstein belgelerinde bir ses kaydı ortaya çıktı. Ehud Barak, Epstein'e, işgal rejiminin demografisini değiştirmek için Putin'den 1 milyon Rusya Yahudisi istediğini anlatıyor.
Siyonist rejim eski sözde Başbakanı Ehud Barak'ın, ABD'de pedofili ağı kurmakla suçlanırken cezaevinde ölen Jeffrey Epstein ile yaptığı gizli bir görüşmeye ait ses kaydında dile getirdiği ifadeler, siyonist rejimin demografik yapısına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yayınlanan kayıtlarda Barak'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "1 milyon Rus göçmen daha" için lobi yaptığını söylediği duyuluyor.
Middle East Eye'da (MEE) yer alan habere göre Barak bu adımla, siyonist rejimin demografisini dramatik biçimde değiştirecek ve Filistinli nüfusun etkisini azaltacaktı.
ETNİK TEMİZLİK VE YAHUDİ İŞGALİ Barak'ın ifadeleri, siyonist rejimin İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Avrupa'dan Yahudileri Filistin topraklarına getirme ve Arap nüfusu etnik temizliğe tabi tutma politikasının hiç değişmediğini bir kez daha gözler önüne serdi. "NİTELİĞİNİ KONTROL EDELİM" 14 Şubat 2015 tarihli kayıtta Barak, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1990'larda siyonist rejime gelen yaklaşık 1 milyon göçmenin ülkeyi köklü biçimde dönüştürdüğünü vurguluyor.
Ancak 2005'e gelindiğinde bu göçmenlerin yarısından azının Ortodoks Yahudi hukukuna göre Yahudi sayıldığını hatırlatarak, gelecekte "göçmenlerin niteliğinin kontrol edilmesi" gerektiğini savunuyor. "YAHUDİLİĞE GEÇİŞİ KOLAYLAŞTIRALIM" Barak, siyonist rejimde evlilik, cenaze ve Yahudilik tanımı üzerindeki Ortodoks hahamlık tekelinin kırılmasını ve Yahudiliğe geçiş kapılarının sofistike ve kademeli biçimde açılmasını öneriyor.
Rusya'dan gelecek göçmenlerin dönüşümünün ön koşul olmadan kabul edilebileceğini, ancak toplumsal baskı ve özellikle ikinci kuşakla birlikte bu sürecin zamanla gerçekleşeceğini ileri sürüyor. "NÜFUS ARTIŞI SORUN" Demografi vurgusu, siyonist rejimin 1948 sınırları içindeki Filistinli vatandaşlara da uzanıyor.
Barak, Filistinli nüfusun oranının 40 yıl önce yüzde 16 iken bugün yüzde 20'ye çıktığını belirterek bunu sorun olarak nitelendiriyor.
Ardından, eşitliğin kimlere tanınması gerektiğine dair hiyerarşik bir yaklaşım sergiliyor: Önceliği zorunlu askerlik hizmetine tabi tutulan Dürzilere, ardından eğitim seviyeleriyle övdüğü Hristiyan azınlığa veriyor.