Haber Detayı

Msb, Ankara 21. İdare Mahkemesi'nin İhraç Edilen Teğmen Deniz Demirtaş'a İlişkin Kararına İtiraz Etti
Güncel haberler.com
05/02/2026 18:25 (4 saat önce)

Msb, Ankara 21. İdare Mahkemesi'nin İhraç Edilen Teğmen Deniz Demirtaş'a İlişkin Kararına İtiraz Etti

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), TSK'dan ihraç edilen beş teğmen arasında bulunan Deniz Demirtaş'ın ihraç kararını iptal eden Ankara 21. İdare Mahkemesi kararına itiraz etti. MSB itiraz gerekçesinde, mevzuattan kaldırılan andın okunmasına ilişkin planlamada Demirtaş'ın rol aldığı savunuldu.

Haber: Melis YILDIRIM(ANKARA) - Milli Savunma Bakanlığı (MSB), TSK'dan ihraç edilen beş teğmen arasında bulunan Deniz Demirtaş'ın ihraç kararını iptal eden Ankara 21.

İdare Mahkemesi kararına itiraz etti.

MSB itiraz gerekçesinde, mevzuattan kaldırılan andın okunmasına ilişkin planlamada Demirtaş'ın rol aldığı savunuldu.MSB, Kara Harp Okulu resmi mezuniyet töreni sonrasında, kılıç çatarak, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı attıkları için TSK'dan ihraç edilen beş teğmenden biri olan Deniz Demirtaş'ın ihraç kararını iptal eden Ankara 21.

İdare Mahkemesi kararını istinafa taşıdı.

MSB, 21.

İdare Mahkemesi kararının yürütmesinin durdurulmasını, istinaf incelemesi sonucunda kararın bozulmasını istedi. "Hukuka aykırı olarak verdiği bu karara katılmamız mümkün değil" Bakanlık itirazında, daha önce dava dosyasına sunulan dilekçelerdeki beyanlarda yer alan hususları tekrar ettikleri belirtilerek, "İlk derece mahkemesinin açıkça hukuka ve mevzuata aykırı olarak verdiği bu karara katılmamız mümkün değildir" denildi.

Her ordu gibi TSK'da da disiplininin diğer kamu kurum ve kuruluşlarından özü itibarıyla farklı olduğu, dolayısıyla öngörülen idari rejimin ve buna ilişkin yaptırım sisteminin de kendine özgü özellikler taşıması gerektiği gibi, TSK'nın hizmetini aksatan, idari mekanizmayı ve işleyişi olduğu kadar hizmetin yürütülmesine zarar veren personeli bünye dışına çıkarmasının doğal olduğu kaydedildi.

Başvuruda, "6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu ile tesis edilen 'Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası' ile korunan hukuki yarar, kamu fonksiyon ve hizmetlerinin yerine getirilmesinde disiplin sağlanması, kamu gücünü elinde bulunduranlara karşı idarenin ve toplumun haklarının korunmasıdır.

Burada Devletin ve TSK'nın itibarının, tutum ve davranış sonucunda zarar görmüş olması aranmamış, zarar görme tehlikesi yeterli görülmüştür" ifadelerine yer verildi.

Başvuruda, şöyle devam edildi:"Askerliğin temelinin disiplin olduğu kadar kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir itaat gerektirdiği, disiplinin önemine binaen, kanunlarda ceza ve idari tedbirlerin alınabileceği, ast konumunda olan personelin amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecbur olduğu, muayyen olan vazifeleri, aldığı emirleri vaktinde ve gerektiği şekilde değiştiremeyeceği, haddini aşamayacağı, itaat hissini tehdit eden her türlü tezahürlerin, sözlerin, yazıların ve fiil ve hareketlerin cezai müeyyidelerle men olunacağı, Silahlı Kuvvetlerde disiplinin yerleşmesi için, Silahlı Kuvvetlerin bütün mensuplarının mutlak itaate ve vicdan mesuliyeti duyarak doğrulukla vazife görmeye mecbur olduğu, her hizmeti en küçük teferruatına kadar büyük bir dikkatle ve istekle yapılmasının temininin her amirin baş vazifesi olduğu, tam ve sağlam bir disiplin için amir ile maiyetin karşılıklı sevgi ve saygı ile birbirlerine itaat beslemelerinin şart olduğu, bu şartların sağlanmadığı hallerde savaş zamanlarında disiplinin çabuk gevşeyeceği ve bunun da muvaffakiyetsizliği ve felaketi doğuracağı açıktır."Bu kapsamda dava konusuna dönüldüğünde; istinaf talebimize konu mahkeme kararında; '…Olayda, davacının, Öğrenci Adayı Kıdemli Teğmen T.İ.A. ile birlikte tabur Whatsapp grubuna atılan mesajı birlikte hazırladıkları ve bu şekilde mevzuattan kaldırılan ve propaganda yer almayan andı verilen emrin sınırlarını aşarak okunmasında planlama ve destek sağladığı mesajın gönderilmesini müteakip mesaja yapılan geri dönüşleri takip ettiği, bahse konu andın okunmasının planlanması safhasında bulunması nedeniyle 'hizmete engel davranışlarda bulunmak' disiplinsizliğini işlediğinden bahisle silahlı kuvvetlerden ayırma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 30 Ağustos 2024 tarihinde saat 00.37'de Öğrenci Alay Kıdemlisi tarafından tabur whatsapp duyuru gurubuna 'Tören yönetmeliği gereği yapamadığımız, siyasi eyleme veya yanlış anlaşılmaya girmeyecek bazı kutlamaları yapmak, geleneksel kılıç kaldırmamızı gerçekleştirmek ve daha da önemlisi yiğit kardeşimiz, şehidimizi anmak için herkesi tören bitiminde stadyumun ortasında bekliyorum' şeklinde mesaj atıldığı, mesaj metnini davacı ile birlikte hazırlandığının her türlü şüpheden uzak, somut, kesin yeterli delil ile ispatlanamadığı, mesajı atan Teğmen T.T.A.'nın 15.11.2024 tarihli ifadesinde; '...

O gün saat 00: 37'de yazdığım mesaj ile ilgili olarak arkadaşlarıma böyle bir mesaj yazacağım diye sormadım.

Ama biraz önce de ifade ettiğim gibi koğuş arkadaşlarıma, imla bozukluğu, yanlış anlaşılacak bir durum olup olmadığını sormak için okumuş olabilirim, hatırlamıyorum' şeklinde beyanda bulunduğu, davacının mesajı atan Öğrenci Adayı Kıdemlisi ile aynı koğuşta kaldıkları, bu nedenle tören sonrası andın okunmasına ilişkin planlamada yer aldığı değerlendirilmiş ise de, salt davacının aynı koğuşta kalması ve konuşulanlara vakıf olmasının yönergeden kaldırılan andın tören sonrasında okunmasının planlanmasında dahlinin bulunduğunu göstermeyeceği, davacıya bu kapsamda isnat edilen eylemin planlaması safhasında bulunmasına yönelik somut, hukuken kabul edilebilir mahiyette bir delil ve emarelerin bulunmadığı, 30.08.2024 tarihli olay tespit tutanağında da, davacının ant okuma eylemi sırasında dairenin ilk halkasında bulunan kişiler arasında yer almadığı görülmektedir.Diğer yandan, mevzuattan kaldırılan andın okunmayacağına ilişkin verilen emre vakıf olmasına rağmen Topçu Teğmen E.E.'nin bu andı bir gece önce icra edilen tabur eğlencesinde okuyamaması nedeniyle 30 Ağustos 2024 tarihinde kendisinin devre birincisi olması hasebiyle okuması gerektiğini Öğrenci Alay Kıdemlisine ilettiğini bilmediğini ifade etmesine rağmen, konuyu bildiğini ve olumlu dönüş yaptığının Topçu Teğmen S.

G.'nin bilgi alma tutanağında belirtildiği hususuna ilişkin olarak; Topçu Teğmen S.

G.'nin disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadesinde; '… Saat 23.00 sıralarında ben koğuşta iken T.İ.A. yanına geldi.

İ. törende and okunmasına yönelik teklifi kendisinin gün içerisinde yeniden ilettiğini, buna mukabil Alay Komutanı Vekilinin 'Yine mi sen geldin?' diyerek kendisine kızdığını ve tekme attığını söyledi.

Akabinde İzzet eğlencede M.'nin haberi okuttuğundan haberinin olmadığını, E.E.'nin kendisine gerek 'Birinci olduğum halde neden ben okumadım?' diye sorduğunu, kendisinin de E.'ye, 'Ertesi gün de sen okursun' diye cevap verdiğini söyledi.

Ben de E.'nin böyle bir sitemde bulunmasının doğal olduğunu çünkü onun devre birincisi olduğunu belirttim.

Kendisi benim bu sözlerimi onayladı.

O esnada koğuşta bulunan Deniz Demirtaş'ın da E.'nin haklılık payının olduğu şeklinde ifadelerde bulunduğunu hatırlıyorum. ...' şeklinde beyanda bulunduğu, davacının tören sonrası mevzuattan kaldırılan andın okunmasına ilişkin planlamada yer aldığına ilişkin herhangi bir eyleminin bulunmadığı anlaşılmaktadır." Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilme nedenleri...

Dilekçede, davacı teğmenin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine neden olan disiplinsizlikler şöyle sıralandı:"Mezun olan teğmenlerin, ilk tören provalarının başladığı zamandan itibaren tören gününe kadar, programda olmayan ve yürürlükten kaldırılan andı tören esnasında okumak ve vefat eden devre arkadaşlarını devre birincisinin yaptığı konuşma esnasında anmak için en az dokuz (9) kez talepte bulundukları,"Başta dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu olmak üzere, Teğmen Talip İzzet Akarsu ve diğer teğmenlerin tören provalarının en başından itibaren defalarca yaptıkları bu taleplerden, söz konusu yürürlükten kaldırılmış andı tören esnasında okumak için daha önceden kendi aralarında karar aldıkları ve buna yönelik farklı zamanlarda ve farklı makamlarca ısrarla başvuruda bulundukları, Tb.K.

P.

Kur.

Yb.

Halit Türkoğlu tarafından provalar esnasında ses yayınından, Harbiyeler dahil tüm tabur personeline hitaben net bir emir verilmesine rağmen, ısrarla bu emrin değiştirilmesi için çaba gösterdiği, 30 Ağustos günü törenin bitmesini müteakip Okul Komutanı, Dekan, Dekan Yardımcısı'nın da bulunduğu bir ortamda, Dönem Birincisi Teğmen Ebru Eroğlu ve Alay Kıdemlisi Teğmen Talip İzzet Akarsu'nun çağrılarak neden bu şekilde bir davranışta bulunduğu sorulduğunda 'Bizim üzerimizde cemaat yaftası, bundan rahatsız olduk, bunu üzerimizden kaldırmak için bunu yemini yapmamız gerekiyordu, basın varken kendimizi daha iyi ifade edebileceğimizi düşündük' şeklinde cevap verildiği, verilen cevabın söz konusu yürürlükten kaldırılmış andın tören esnasında okunmasına yönelik çok önceden bir plan ve hazırlık yapıldığını anlaşıldığı, ancak komutanlık makamının bu konuya izin vermemesi nedeniyle söz konusu andın nerede ve nasıl okunabileceğine yönelik bir gayret içinde oldukları, nihayetinde törenin hemen bitiminde bunu uygulamaya koydukları, Teğmen Ebru Eroğlu tarafından yürürlükten kaldırılan andın okunmasının ve toplanan teğmenler tarafından farklı anlaşılmalara meydan verebilecek sloganlar atılmasının, henüz protokolün büyük yapılanmasının, yapılan bu izinsiz faaliyete bir anlama yükleme gayreti içinde oldukları,Sahaya gelen teğmenlerin toplanma şekli ve andı ezbere okuması göz önünde bulundurulduğunda, bu faaliyetin hazırlıklı ve planlı olduğunun bir göstergesi olduğu,Eski andın okunma esnasında daire şeklinde bir düzen alınması yerine hilal şeklinde ve hilalin açık bölümünün kameralara bakacağı şekilde bir düzen alınmasının, Milli Savunma Üniversitesi Tören Yönergesi'nden kaldırılan andın okunması eyleminin, bir and içme eyleminden çok görsel bir sunum olması ve ses getirme gayretinde olunduğunun açık olduğu,Milli Savunma Üniversitesi Tören Yönergesi'nden kaldırılan andın ezberden okutulması suretiyle ortaya çıkan disiplinsizliğin ulaştığı boyut ve olumsuz etkileri düşünüldüğünde TSK'nın itibarına zarar verecek boyut ve ağırlığa ulaştığı, "TSK'nın Mustafa Kemal Atatürk'e bağlılığının sorgulandığı kanaatine varıldı" Kalabalığın heyecanı kullanılarak eyleme dönüştürülmesiyle başlayan disiplinsizlik ve bu planın yarattığı etki itibarıyla o tarihten itibaren toplumda ayrışmanın başladığı, milletin bağrından çıkan TSK'nın Mustafa Kemal Atatürk'e bağlılığının hiç hak etmeyecek şekilde sorgulandığı ve bu suretle TSK'nın itibarının millet nezdinde zedelendiği,Milli Savunma Üniversitesi Tören Yönergesi'nden kaldırılan ant yerine daha değersiz bir metin kabul edilmiş gibi algı oluşmasına sebebiyet verdiği, karara konu eylemleriyle toplumda asker yemininden vazgeçilmiş gibi TSK'ya olan güveni sarsan bir kanaat oluşmasına sebep olduğu değerlendirildiğinden Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte ve ayrıca ağır disiplinsizlik teşkil eden bir eylem olduğu dikkate alınarak TSK disiplin kanunun ilgili maddesi gereğince 'Hizmet Engel Davranışlarda Bulunmak' disiplinsizliğini oluşturduğu kanaatine varılmıştır."Andın okunmasına ilişkin planlamanın aynı koğuşta kalan davacı Deniz Demirtaş ile paylaşıldığı belirtilen itiraz dilekçesinde, tabur Whatsapp duyuru grubunda bulunan Demirtaş'ın andın törenden sonra okunmasına yönelik planlamanın yapılmasında rol aldığı savunuldu.Davacının Whatsapp grubundaki mesajın hazırlanması sırasında maç özetlerini izlediğini belirtmesine rağmen Talip İzzet Akarsu'nun mesajlarını koğuşta bulunanlara okuduğu, siyasi bir anlamı olup olmadığını sorduğu aktarılan dilekçede, "Bu itibarla andın okunması hususunda bilgisinin olmadığının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, beyanlarının disiplinsizlikten kurtulmaya yönelik olduğu, toplu Whatsapp grubunun üyesi bulunduğu ve grup yazışmalarında eylemin engellenmesine yönelik bir eylemde bulunmadığı, aksine hazırlanan metnin grupta paylaşılmasına yönelik Talip İzzet Akarsu'ya teşvikte bulunduğu hususları" göz önünde alındığında, davacının da mevzuattan kaldırılan andın okunmasına ilişkin planlamade yer aldığının kabul edilmesi gerektiği ileri sürüdü.

Dilekçede, bu gerekçelerle davacıya "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" verilmesinin hukuka uygun olduğu kaydedildi.MSB'nin itirazı Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından ele alınacak.

İlgili Sitenin Haberleri