Haber Detayı

6 Şubat depremleri sigortanın önemini ortaya koydu
Ekonomi haberler.com
05/02/2026 18:05 (4 saat önce)

6 Şubat depremleri sigortanın önemini ortaya koydu

Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, Kahramanmaraş depremlerinin ekonomik etkisini ve sigorta sektörünün önemini vurguladı. Toplam kaybın 103 milyar dolar olduğunu ve sigorta ödemelerinin yalnızca 5 milyar dolar seviyesinde kaldığını belirten Yaşar, sigortalılık oranlarının arttırılmasının önemine dikkat çekti.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.Quick Sigorta'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Yaşar, depremin toplam ekonomik etkisinin 103 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, sigorta sektörünün bu süreçte yaklaşık 5 milyar dolarlık tazminat ödemesi yaptığını bildirdi.Yaşar, "Bu tablo iki önemli gerçeği ortaya koyuyor.

Birincisi, sigorta sistemi, afet sonrası en hızlı nakit akışını sağlayarak vatandaşın ve işletmelerin toparlanmasında kritik rol oynadı.

İkincisi ve daha önemlisi, ekonomik kaybın büyük kısmının hala sigorta koruması dışında kalması, yani korunma açığı." ifadelerini kullandı.6 Şubat depremlerinin Türkiye'nin yakın tarihindeki en ağır afetlerden biri olarak yalnızca şehirleri değil, ekonomiyi, üretimi ve toplumsal güven duygusunu da derinden etkilediğini belirten Yaşar, "Bu felaket, bize sadece yapı güvenliğinin değil, finansal dayanıklılığın da en az beton kadar hayati olduğunu gösterdi.

Çünkü afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan şey yalnızca fiziki yeniden inşa değil, işletmelerin ayakta kalabilmesi, hane halkının kayıplarını telafi edebilmesi ve ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesidir.

Bunu sağlayan temel mekanizma ise sigortadır." değerlendirmesinde bulundu.Depremlerin ardından DASK ve sigorta şirketleri aracılığıyla yapılan ödemelerin, afet sonrası en hızlı nakit akışını sağlayarak işletmelerin ve vatandaşların toparlanmasında kilit rol oynadığını ifade eden Yaşar, ekonomik kaybın büyük kısmının halen sigorta koruması dışında kaldığına işaret etti.Depremlerle birlikte sigortanın gerçek işlevi çok daha net anlaşıldığının altını çizen Yaşar, şöyle devam etti: "Sigorta, üretimin devamını sağlar, işletmelerin kapanmasını önler, istihdamı korur, kamunun üzerindeki mali yükü azaltır, toparlanma süresini kısaltır.

Yani sigorta, yalnızca hasar ödeyen bir sistem değil, ekonomik sürekliliğin altyapısıdır.

Bu nedenle sigortayı bir gider kalemi olarak değil, bir güvenlik mekanizması olarak görmek zorundayız."Sektörün deprem sonrası operasyonel kabiliyetine değinen Yaşar, güçlü reasürans korumaları ve dijital hasar altyapıları sayesinde sürecin başarıyla yönetildiğini aktardı.Hasarların hızla tespit edilerek ödemelerin gecikmeden yapıldığını belirten Yaşar, bu sürecin kamu bütçesine ek yük getirmeden yürütüldüğünün altını çizdi."Asıl mesele sigortalılık oranlarını artırmak"Yaşar, son dönemde sigortalılıkta artış eğilimi görülse de sigortalılığın halen yeterli seviyede olmadığını belirtti.Afet kaynaklı kayıpların önemli bir kısmının hala vatandaşın tasarruflarıyla, işletmelerin öz kaynaklarıyla ya da kamu bütçesiyle karşılandığına dikkati çeken Yaşar, "Oysa risk, geniş kitlelere yayıldığında yönetilebilir hale gelir.

Bu nedenle önceliğimiz sigorta bilincini yaygınlaştırmak, konut ve işletmelerde teminat kapsamını genişletmek, risk bazlı fiyatlama ve doğru veri kullanımı, güçlü reasürans kapasitesi, önleyici sigortacılık uygulamaları olmalıdır." değerlendirmesini yaptı.Yeni dönemde sadece hasar sonrası ödeme yapan modelin yeterli olmayacağını kaydeden Yaşar, riskleri önceden ölçen ve azaltan "önleyici sigortacılık" yaklaşımının önemini vurguladı.Sigortalılık oranlarını artırmanın öncelikli hedef olması gerektiğini belirten Yaşar, şu değerlendirmelerde bulundu: "Afet sonrası yeniden inşa süreci yalnızca hızla değil, güvenle yönetilmelidir.

Bu noktada bina tamamlama sigortası gibi mekanizmalar, projelerin yarım kalması riskine karşı hem hak sahiplerini hem finansal sistemi koruyan önemli araçlar haline gelmiştir.

Sigorta artık yalnızca hasarı ödeyen değil, süreci baştan güvence altına alan bir yapının parçasıdır.

Depremler bize acı ama net bir ders verdi: Dayanıklı şehirler yalnızca betonla değil, güçlü bir finansal koruma sistemiyle inşa edilir.

Hedefimiz, afet sonrası yaraları saran değil, afet olmadan önce toplumu koruyan bir Türkiye.

Sigorta sektörü olarak bu sorumluluğun bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz."

İlgili Sitenin Haberleri