Haber Detayı

Osmanlı’nın gizli insanı okuma sanatı: İlmi Sima yapay zeka ile geri döndü
Yaşam takvim.com.tr
05/02/2026 16:48 (1 saat önce)

Osmanlı’nın gizli insanı okuma sanatı: İlmi Sima yapay zeka ile geri döndü

Bir zamanlar Osmanlı saraylarında insanı tanımanın anahtarı olarak görülen İlmi Sima, bugün plazaların mülakat odalarında yeniden uygulanıyor. Yapay zeka destekli yüz analizleri, adayların duygusal zekası ve karakter eğilimlerine dair ipuçları sunarken, yüz çizgileri de zamanla oluşmuş bir ruh haritası olarak okunuyor.

CV'lerin ve referansların ötesine geçen iş dünyası, artık yüz hatlarının anlattıklarına kulak veriyor.

İlmi Sima'nın kadim yüz okuma anlayışıyla modern biyometrik teknolojilerin kesiştiği bu yeni dönemde, bireyler sadece mülakat masasında değil aynanın karşısında da kendilerini yeniden keşfetmeye başlıyor.

İLMİ SİMA NEDİR?

İlmi Sima (ya da İlm-i Sima), insanın yüz şekli, alın genişliği, kaş yapısı, gözler, burun, dudaklar ve çene gibi dış görünüş unsurlarını inceleyerek onun ahlakı, ruh hali, huyları ve davranış eğilimlerini ele alır.

Bu yüzden tarih boyunca 'insan sarraflığı' yani insanı tanıma ve ayırt etme sanatı olarak görülmüştür.

OSMANLI'DA İLMİ SİMA -Osmanlı saraylarında özellikle devlet görevlisi seçimi, elçi kabulü ve önemli görevlerde kişilerin mizacını anlamak için kullanıldığı rivayet edilir. -Erzurumlu İbrahim Hakkı, meşhur eseri Marifetname'de İlmi Sima'ya geniş yer ayırmış, yüz hatları ile karakter arasında bağlar kurmuştur.

NE ANLATMAYA ÇALIŞIR?

İlmi Sima'ya göre: Geniş ve açık alın → Zihinsel açıklık, araştırmacı ruh Belirgin çene → Kararlılık, direnç Birbirine yakın kaşlar → Detaycılık, titizlik Sert bakışlar → Savunmacı ya da otoriter yapı NOT: İlmi Sima 'kesin hüküm veren' bir kader okuması değildir.

Daha çok eğilimler ve mizaç üzerine yorum yapar BİLİM Mİ, MİSTİK BİLGİ Mİ?

Tarihsel olarak İlmi Sima: -Felsefe, ahlak ve gözlem temelli bir gelenekten gelir -Modern bilim tarafından kesin bir yöntem olarak kabul edilmez -Günümüzde psikoloji, beden dili ve nörobilimle kısmen ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır -Bugün yapay zeka ve yüz analizi teknolojilerinin bu alana ilgisi de buradan doğuyor.

İLMİ SİMA: Yüzü bir ayna gibi görür 'İnsan kendini yüzünden tanır' fikrine dayanır.

Tarih, kültür ve insan psikolojisinin kesiştiği gizemli ama etkileyici bir alandır Marifetname'de geçen anlayışa uygun, klasik yüz okuma örneklerini 🧠 Alın (Zihin ve idrak) Geniş ve açık alın → Akıl açıklığı, ilme yatkınlık, tefekkür gücü Dar alın → Pratik ama yüzeysel düşünme, acelecilik Çok çizgili alın → Fazla düşünme, kaygı ve zihinsel yorgunluk Marifetnâme'de alın, 'aklın kapısı' olarak görülür.

Gözler (Ruh hali ve niyet) Canlı ve parlak gözler → Samimiyet, iç açıklığı, iyi niyet Sabit ve sert bakış → Otoriterlik, bazen inat Sürekli kaçan bakış → Huzursuzluk, güvensizlik ya da çekingen mizac 'Göz, kalbin tercümanıdır' anlayışı hakimdir.

Kaşlar (Mizaç ve davranış) Birbirine yakın kaşlar → Titizlik, ciddiyet, iç disiplin Ayrık kaşlar → Hoşgörü, rahatlık, esnek karakter Sürekli çatık kaş → Savunmacı ruh hâli, hayatla mücadele bilinci Burun (İrade ve benlik) Düz ve orantılı burun → Dengeli kişilik, ölçülülük Büyük burun → Özgüven, liderlik arzusu Çok sivri burun → Kurnazlık, hesapçılık (olumlu ya da olumsuz yönde) Dudaklar (Duygular ve iletişim) Dolgun dudaklar → Merhamet, şefkat, cömertlik İnce dudaklar → Ketumluk, duyguları saklama Asimetrik dudak → İç çatışma, kararsızlık Çene (Azim ve sebat) Güçlü ve belirgin çene → Kararlılık, direnç, sabır Yuvarlak çene → Uyumlu, yumuşak huylu mizac Geri çekik çene → Çekingenlik, başkasına yaslanma eğilimi ⚠️ Marifetnâme'nin altını çizdiği önemli nokta 'Suret sireti bildirir lakin tek alametle hüküm verilmez.'

İlgili Sitenin Haberleri