Haber Detayı

Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu
Yerel haberler.com
05/02/2026 16:13 (3 saat önce)

Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu

Kahramanmaraş merkezli depremlerde enkaz altından kurtarılan Gülsüm Yeşilkaya ile ona ilk müdahaleyi yapan hemşire Merve Beşik arasındaki dostluk, 89 saatlik kurtuluş sürecinin ardından gelişti. İkili, deprem sonrası yaşadıkları zorlukları ve verilen yemek sözünü unutmadıklarını ifade etti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adıyaman'da enkaz altından 89 saat sonra kurtarılan Gülsüm Yeşilkaya ile ona ilk müdahaleyi yapan Düzce UMKE görevlisi hemşire Merve Beşik'in dostluğu sürüyor.

Beşik, Gülsüm ile aralarındaki en unutulmaz anının enkaz başında verilen yemek sözü olduğunu belirterek, "Gülsüm enkazda 89 saat aç kalmıştı.

Madencilerin şefi 'Sana kebap ısmarlayacağım' dedi.

Gülsüm et yemiyormuş.

Biz de bir söz verdik. 'Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız' dedik.

İnşallah bu sözü gerçekleştireceğiz.

Sözümüz söz" dedi.Asrın felaketinde Adıyaman merkezdeki Bereket Apartmanı'nın enkazı altında kalan ve o dönem 17 yaşında olan Gülsüm Yeşilkaya, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) madencileri ve Düzce Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından 89. saatte kurtarıldı.

Enkazdan çıkarıldığı an kendisine ilk tıbbi müdahaleyi yapan 33 yaşındaki hemşire Merve Beşik ile Yeşilkaya arasındaki bağ, o günden sonra hiç kopmadı.

Depremin 3. yıl dönümünde görüntülü görüşen ikili, o zorlu günleri ve kurtuluş anını yad etti.

Şu an 20 yaşında olan ve Sivas'ta üniversite eğitimi gören Yeşilkaya ile Düzce'de görevine devam eden Beşik, telefonda hasret giderdi."Enkazdan çıkacağıma inanmıyordum"Merve hemşire ile görüntülü konuşan Gülsüm Yeşilkaya, bu sırada gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Yeşilkaya, enkaz altından çıkacağını düşünmediğini ifade ederek, "90 saat enkaz altında kaldım.

İlk çıktığımda madenciler ve UMKE ekibini görüne şaşkınlık yaşadım.

Neler olduğunu anlamadım.

Çıkacağımı çok düşünmüyordum ama çıkınca o kadar çok minnettar oldum.

Beni çok güzel şekilde çıkardılar, çok güzel şekilde de karşıladılar.

Şok geçirme durumum dahi olmadı.

Benimle çok güzel ilgilendiler.

Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi."Daha yeni görevden dönmüş gibiyiz"Hemşire Merve Beşik, aradan 3 yıl geçmesine rağmen olayın sıcaklığını hala hissettiklerini söyledi.

Bölgeye gittiklerinde karşılaştıkları manzaranın ağırlığını anlatan Beşik, şöyle konuştu: "Sanki 3 yıl hiç geçmemiş gibi, daha yeni görevden gelmiş gibiyiz.

Biz oraya gittiğimizde manzara hoş değildi.

Akıl alacak boyutta bir manzara değildi.

Olayın ilk şokunu atlattıktan sonra işimize odaklandık. 9 Şubat sabahı Adıyaman merkezde bulunan Bereket Apartmanı enkazında görevlendirildik. 17 yaşındaki Gülsüm enkazdaydı.

Bir önceki ekip, çalışmayı tehlikeli bulup bırakmışlardı.

Biz de oradaydık.

Daha sonra Zonguldak Taş Kömürü Kurumu ekibi geldi.

TTK ekibi 'Biz buraya gireriz' dediler ve girdiler.

Bizim Gülsüm'e ilk müdahale yapma şansımızı oluşturdular.

İlk müdahalemizi yaptık.

Çok şükür vücudunda bir yaralanması ya da sıkıntısı yoktu.

Güzel bir şekilde ambulansa alıp, ailesinin yanına teslim ettik.

Sonrasında o işin verdiği mutlulukla bütün yorgunluğumuz azaldı.

Tekrar işimizin başına döndük.""Gülsüm'ü çekyat arasında bulduk"Kurtarma çalışmaları hakkında da bilgiler veren Beşik, "Gülsüm'ü bulduğumuzda çekyat diye tabir edilen kanepedeydi.

Deprem sonrası tavan üzerine düşünce çekyat V şeklini almış ve Gülsüm arada kalmış.

Biz üzerindeki betonu kaldıramadığımız için arkadan çekyatı kese kese koltuğun arkasında bir oyuk açarak Gülsüm'ü oradan aldık.

Madencilerin desteği çok büyüktü.

O yüzden bir yaralanması ya da sıkışması yoktu.

Bir süre sonra içeride insan zaman algısını kaybediyor.

Kaç gün sonra çıktığının o da farkında değildi. 89 saat olduğunu duyunca şaşırdı.

O da o kadar kaldığını düşünmemiş. 89 saat az bir süre değil. 'O kadar süre kaldığımı bilsem farklı olurdu' demişti.

O kadar süre içeride sessiz ve karanlıkta kaldığı için dışarı çıktığında oryantasyon sürecini sağlamaya çalıştık.

Dışarıdaki ışıkları söndürdük, insanların ses çıkarmasını ve alkış yapmasını istemedik, çünkü hassastı. 89 saat kendisini dinledi.

Biz elimizden geldiği kadar destek olmaya çalıştık" diye konuştu."Zeytinyağlı fasulye sözümüz var"Merve Beşik, Gülsüm ile aralarındaki en unutulmaz anının enkaz başında verilen yemek sözü olduğunu belirtti.

Gülsüm'ün et yemediğini o an öğrendiklerini anlatan Beşik, gülümseten o diyaloğu şu sözlerle aktardı: "Gülsüm enkazda 89 saat aç kalmıştı.

Madencilerin şefi 'Sana kebap ısmarlayacağım' dedi.

Gülsüm et yemiyormuş.

Biz de bir söz verdik. 'Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız' dedik.

İnşallah bu sözü gerçekleştireceğiz.

Sözümüz söz." - DÜZCE

İlgili Sitenin Haberleri