Haber Detayı

Ne Bizans vazgeçebildi ne de Osmanlı! Galata’nın saklı hazinesi: Yeraltı Camii
Viral liste ahaber.com.tr
05/02/2026 16:24 (1 saat önce)

Ne Bizans vazgeçebildi ne de Osmanlı! Galata’nın saklı hazinesi: Yeraltı Camii

Karaköy’de, Galata rıhtımına birkaç adım mesafede bulunan Yeraltı Camisi, Bizans dönemine ait bir mahzenin üzerine kurulu. 18. yüzyılda camiye dönüştürülen yapı, yer seviyesinin altında kalan mimarisi, loş atmosferi ve içinde yer alan bazı önemli isimlere atfedilen makam kabirleriyle dikkat çekiyor.

Karaköy’de, Galata rıhtımına birkaç adım mesafede bulunan Yeraltı Camisi, Bizans dönemine ait bir mahzenin üzerine kurulu. 18. yüzyılda camiye dönüştürülen yapı, yer seviyesinin altında kalan mimarisi, loş atmosferi ve içinde yer alan bazı önemli isimlere atfedilen makam kabirleriyle dikkat çekiyor.

İstanbul'un en hareketli noktalarından biri olan Karaköy'de, günlük telaşın hemen yanında yer alan Yeraltı Camisi, şehrin çok katmanlı geçmişini sessizce bugüne taşıyor.

Yerin altında konumlanan bu mütevazı yapı, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan hikayesiyle dikkat çekiyor.

Mahzenden Camiye Uzanan Süreç Yeraltı Camisi'nin bulunduğu alanın, Bizans döneminde mahzen olarak kullanıldığı biliniyor.

Denizle bağlantılı olduğu düşünülen bu bölümün, depolama amacıyla inşa edildiği ifade ediliyor.

Kalın taş duvarlar ve kemerli geçişler, yapının ilk işlevine dair izler taşıyor. 18. yüzyılda Osmanlı döneminde yapılan düzenlemelerle yapı camiye dönüştürüldü.

Böylece ticari amaçla kullanılan bir mahzen, ibadet mekanı kimliği kazandı.

Bu dönüşüm, İstanbul'un tarih boyunca geçirdiği değişimin somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Yer Altında Farklı Bir Atmosfer Camiye girildiğinde ilk dikkat çeken unsur, alçak tavan ve loş ışık oluyor.

Doğal ışığın sınırlı şekilde içeri süzülmesi taş duvarların serin dokusuyla birleşerek kendine özgü bir atmosfer oluşturuyor.

Şehrin yoğun temposuna rağmen içeride sakin ve dingin bir hava hakim.

İç mekanda süsleme oldukça sade tutulmuş.

Yapının tarihi dokusu ön planda bırakılmış.

Gösterişten uzak mimari, ziyaretçilere geçmişle doğrudan temas kurma hissi veriyor.

Manevi Boyutu Güçlendiren Kabirler Yeraltı Camisi'nin içinde, sahabeden Amr bin el-Âs'a, Vehb B.

Huşeyre'ye ve tebeu't-tabiîn alimlerinden Süfyân B.

Uyeyne'ye atfedilen makam kabirleri bulunuyor.

Vehb B.

Huşeyre'nin sahabi olup olmadığına dair kesin bir bilgi yer almazken, bu isimlere atfedilen kabirler yapının manevi önemini artırıyor.

Bu kabirler, camiyi yalnızca tarihi bir yapı olmaktan çıkarıp ziyaret edilen bir manevi merkez haline getiriyor.

İbadet amacıyla gelenlerle tarihi merak eden ziyaretçiler aynı mekanda buluşuyor.

Kalabalığın Ortasında Saklı Bir Kültürel Miras Karaköy gibi günün her saati hareketli olan bir semtte yer almasına rağmen Yeraltı Camisi, İstanbul'un az bilinen tarihi noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Oysa hem Bizans hem Osmanlı dönemine ait izleri bir arada taşıması, yapıyı kültürel miras açısından ayrıcalıklı bir konuma yerleştiriyor.

Bugün hem ibadet hem de ziyaret amacıyla kullanılan Yeraltı Camisi, yerin altında saklı kalmış bir tarih katmanını gözler önüne seriyor.

İstanbul'un yüzeyde görünen canlılığının altında, sessiz ama derin bir geçmiş varlığını korumaya devam ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri