Haber Detayı

Geleneksel okçuluktan küresel pazara: Yerli ok çubukları ABD ve Asya’ya ihraç ediliyor
Dünya ekonomim.com
05/02/2026 14:13 (2 saat önce)

Geleneksel okçuluktan küresel pazara: Yerli ok çubukları ABD ve Asya’ya ihraç ediliyor

Girişimci İsmail Balaban, geleneksel okçulukta karşılaştığı ekipman eksiklerinden yola çıkarak ok çubuğu üretimine adım attı. Tamamı yerli imkanlarla üretilen ürünler, bugün ABD başta olmak üzere Asya pazarlarına ihraç ediliyor.

KOSGEB desteğiyle başladığı yerli üretim ok çubuklarının ihracat sürecine ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan İsmail Balaban, 18 yaşında okçuluk sporuna başladığını, ardından ok çubuğunun ithal edilen bir ürün olması nedeniyle pahalı olmasından dolayı bunun yerli üretimini yapmak istediğini söyledi.

Balaban, okçuluk sporuna belirli bir süre devam ettikten sonra diğer sporcular gibi kendisinin de ekipman zorluğu çekmeye başladığını ifade ederek, "Bu ürünler yurt dışından ithal geliyordu.

Araştırmalarımız sonucunda biz burada geleneksel okçuluğun ürünlerinin pek üretimin yapılmadığını ve bunun çok sığ kaldığını gördük." dedi.

İthal ok çubuklarının pahalı olduğunu belirten Balaban, "Bundan sebeple de dedik ki 'biz bu işi yapabilir miyiz?' Ancak o yıllarda biraz daha çocuktum tam cesaret edemedim.

Ardından babamın yanında çalışmaya başladım ancak bu hedefimden hiç vazgeçmedim. 28 yaşına gelmemin ardından çevremdekilerin desteğiyle şirketimi kurdum.

Belirli makineler aldım.

Kullanmayı da zaten elimin yatkınlığından dolayı biliyordum." diye konuştu.

Girişimcilik yolculuğunda KOSGEB desteği belirleyici oldu Balaban, ok çubuğu üretim projesini oluşturmasının ardından bir yakınlarının yönlendirmesiyle KOSGEB'e başvurduğunu anlatarak, "Geçen yılın haziran ayında şirketimi kurdum ve KOSGEB'in Girişimci Destek Programı'na başvurdum.

Heyete çıktığım zaman heyette 'bu çok niş bir sektör, buradan nasıl ilerleme kaydedeceksiniz?' dediler.

Yurt dışındaki pazar payı, yurt içindeki pazar payı, bu işi kimler yapıyor, ediyor bunların hepsini araştırdım.

Gelirini giderini hepsini toparladım ve liste halinde onlara belirttim, açıkladım ve çok beğendiler.

Ardından destek sağladılar." şeklinde konuştu.

Okçuluk sporunu yaparken kendilerinin en çok yaşadığı sorunun ok çubuğu bulmak olduğunu anlatan Balaban, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunu aynı silahtaki mermi gibi düşünebiliriz.

Yay var ama ok çubuğu sürekli kırılıyor ve bunu kırıldıktan sonra tamir etme olanağı çok düşük.

Ondan sebep biz de bunun üreticiliğini yaparsak hem uygun fiyatlı hem de daha kullanışlı olur diye düşündüm.

Çünkü bir sporcu yurt dışından ok çubuğunu aldığında paket halinde 100 adet geliyor genelde.

Yani belirli bir adette sipariş edebiliyorsunuz.

Ok çubukları geldikten sonra uzunluğuna bakıyorsunuz, bunun yamuğunu düzgününü ayırıyorsunuz, yani çeşitli sorunlar yaşanabiliyor.

Ama benim tasarladığım ve ardından KOSGEB destek sürecinin başladığı üretim yapılan makineyle hem ok ucunu bulmak hem ayak dediğimiz kısmı bulmak daha kolay oluyor ve sonrasında bunun sertliği, ağırlığı ölçülebiliyor ve üzerine yazı yazılabiliyor.

Bundan dolayı tamamen yerli bir şekilde üretimi yapıyoruz." "ABD, Endonezya, Malezya, Kore gibi geleneksel okçuluğun yaygın olduğu ülkelerde ürünlerimiz revaçta" AR-GE sürecini şirketin kuruluşu öncesinde başlayıp ardından devam ettirdiğini belirten Balaban, şirketin kurulması sonrasında Eyüp'teki atölyede üretime geçtiğini, iç ve dış pazara satışlarının başladığını aktardı.

Balaban, şunları kaydetti: "Türkler için okçuluk çok önemlidir tarihimizde.

Biz de dedik ki 'şirketimizi kuralım ve bu işi, kültürü devam ettirelim'.

Elimizden geldiğince yerli ve milli bir üretime geçtik.

Öncelikle düz çubuk imalatıyla işe başladım.

Ardından vernikli, üstü yazılı, ağırlığı ölçülmüş vesaire şekildeki çubukların satışları oldu.

İç pazardaki satışlarımız geçen yıl eylülde başladı.

Ayrıca hem ürünü gönderdiğimiz şirketler bunları yurt dışına satıyor hem de ben direkt yurt dışına satışla ihracatı gerçekleştiriyorum.

ABD, Endonezya, Malezya, Kore gibi geleneksel okçuluğun yaygın olduğu ülkelerde ürünlerimiz revaçta." İlerideki hedefinin üretim için daha farklı makineler almak olduğunu ifade eden Balaban, "Şimdi bunu başarabildiğimi, becerebildiğimi gördüm.

Üretim yerimi, dükkanımı büyütüp fabrika gibi endüstriyel üretim yeri kurmak istiyorum.

Sonrasında ok çubuğu ile kalmayıp üzerindeki ucundaki temreni, tüyünü vesaire gibi ürünlerin de araştırmasını yaparak, tamamen bitmiş bir okun üretimi yapmak istiyorum." dedi.

Balaban, hedeflerine dair şunları söyledi: "Ok çubuğu pazarında en büyük pazar ABD'de.

Çünkü şu an orada bilinen 40 milyon ok atıcılığıyla uğraşan var.

Aslında ileride küçük bir yer bile olsa yurt dışında bir şube açmak benim için daha iyi olur.

Onunla alakalı KOSGEB tarafı da 'gerekli araştırmaları yapın, biz size gerekli desteği sağlarız' dediler.

Devletimizin kurumlarının bu anlamda bizleri desteklemesi gerçekten çok anlamlı ve bizler için iyi oluyor.

ABD'de bir modern okçuluk firması yılda 10 milyon tane karbon ok çubuğu yapıyor.

Hedeflerimin arasında daha ileriye gidip karbon ok çubuğu da üretmek var.

Onun üretim tesisleri çok farklı." Türk girişimcilere cesaretli olmalarını tavsiye eden Balaban, "KOSGEB ve TÜBİTAK gibi devlet kurumlarına da mutlaka başvursunlar.

Destek almasalar bile gitsinler, orada bulunsunlar, tecrübe kazansınlar.

Çünkü tecrübe çok önemli.

Ben hep üretim yerlerine giderek gözlem yaptım, gördüm.

Çevremdeki insanları araştırmalarını takip ettim.

KOSGEB ve TÜBİTAK gibi destek veren devlet kurumlarına da başvururlarsa daha kolay ilerlerler. " ifadelerini kullandı.

Airbus'tan Asya-Pasifik havacılık hizmetlerinde güçlü büyüme beklentisiHavacılık Fransız Rafale’lerde gözler Vietnam’a çevrildiSavunma Sanayi  

İlgili Sitenin Haberleri