Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasi hamlesi İsrail'i endişelendirdi! Ankara–Riyad–Kahire hattı: Orta Doğu’da yeni güç dengesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ve Mısır’a gerçekleştirdiği temaslar, Ankara’nın Arap dünyasıyla derinleşen stratejik işbirliğini gözler önüne sererken, İsrail basınında bölgesel dengelerin Türkiye lehine değiştiği yönünde değerlendirmelere yol açtı. Ekonomi, savunma ve güvenlik alanlarında güçlenen Türkiye-Mısır-Suudi Arabistan hattının, Tel Aviv’in bölgedeki siyasi konumunu zorlayabilecek yeni bir denklemi beraberinde getirdiği vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği kapsamında önce Suudi Arabistan’a, ardından Mısır’a resmi ziyaretlerde bulundu.
Ziyaretlerde ekonomi, savunma ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda işbirliği anlaşmaları imzalanırken, temasların bölgesel dengelere etkisi uluslararası basında da geniş yankı buldu.İSRAİL YÖNETİMİ RAHATSIZ İsrail’in Yedioth Ahronot gazetesi, Türkiye’nin Arap dünyasıyla güçlenen ilişkilerinin Tel Aviv yönetimini rahatsız ettiğini yazdı.
Haberde, Erdoğan’ın Riyad ve Kahire ziyaretleriyle üç ülke arasındaki bağların daha da pekiştiği, bunun da İsrail’in bölgedeki siyasi manevra alanını daraltabileceği vurgulandı.
Gazete, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan arasında oluşan ortaklığın İsrail’i yalnızlaştırdığına dikkat çekerek, Tel Aviv’in bu tablo karşısında kaygı duyması gerektiğini ifade etti."TÜRKİYE, BÖLGE ÜLKERİ AÇISINDAN CAZİP"Analizlerde, İsrail ile normalleşme sürecinin ivme kaybettiği bir dönemde Ankara’nın Kahire ve Riyad’la ilişkilerini stratejik düzeyde derinleştirdiği belirtildi.
İsrailli uzmanlar, Türkiye’nin sunduğu siyasi, askeri ve savunma işbirliği imkanlarının bölge ülkeleri açısından giderek daha cazip hale geldiğini dile getirdi.
Gazze’de yaşananlar, İsrail’in bölgesel politikaları ve savunma alanındaki yeni işbirliklerinin İsrail için farklı ve zorlu bir denklem yarattığına işaret edildi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlandı.
Ziyaret sonunda yayımlanan kapsamlı Suudi-Türk ortak bildirisi, yalnızca ekonomik anlaşmaları değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel krizlere yönelik ortak tutumları da içerdi.
Bildiride İsrail-Filistin meselesi dahil olmak üzere birçok başlık ele alındı.Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden (INSS) kıdemli araştırmacı Dr.
Galia Lindenstrauss ise Türkiye’nin son yıllarda bölge ülkeleriyle ilişkilerini bilinçli ve stratejik nedenlerle geliştirdiğini belirtti.
Lindenstrauss, Mısır’ın Gazze’deki istikrarsızlığın kendi sınırlarına sıçramasını önlemek için Türkiye ile işbirliğine açık olduğunu söyledi.
Analist, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır arasında, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’in bölgedeki politikalarına karşı bir çıkar ortaklığı oluştuğunu savundu."ABD'YE BAĞIMLI OLMAK İSTEMEYEN ÜLKELER İÇİN TÜRKİYE CAZİP SEÇENEK" Türkiye’nin özellikle savunma sanayisindeki ilerlemesine dikkat çeken Lindenstrauss, insansız hava araçları alanında Ankara’nın önemli bir aktör haline geldiğini ifade etti.
Suudi Arabistan’ın Türkiye’den yalnızca İHA satın almakla yetinmediğini, aynı zamanda üretim ve teknoloji paylaşımı konusunda da işbirliğine gittiğini vurgulayan Lindenstrauss, bunun ABD’ye bağımlı olmak istemeyen bölge ülkeleri için Türkiye’yi güçlü ve cazip bir alternatif haline getirdiğini kaydetti.